Defense by Yüksel Güran’s Counsel for the Defendant
Av. Furkan ÇAKIR
Yüksel Güran’ın Masumiyetine İnanış
Şimdi savunmalarımızdan önce küçük bir cümle ile başlamak istiyorum. Kimse kolay kolay Allah benim vekilimdir diyemez. Sizin alnınız açık olsun, siz benim temsilcilerimizsiniz. Bunun kişi Yüksel Güran, dosya aşaması boyunca zaman zaman kendisiyle hem sürekli cezaevinde bir görüşmeler yaptık. Kendisi her zaman bize bu hususta sebatla aynı kelimeleri aynı cümleleri kurdu ve kurmaya devam ediyor. Alnı açık, bizim de açık şu vakte kadar herkes biliyor ki, gerek sosyal medyadan gerekse mensubu olduğumuz baroya gönderilen mektuplar ile mesajlar ile faks ile birçok saldırıya uğradık. Avukat olarak biz bu saldırıya uğradığımız zaman geri çekilebilirdik, çekilmedik çünkü… niye çalışmıyor, kıymetli başkan.
Masumiyet İddiası ve Soruşturma Aşamasındaki Usulsüzlükler
Biz saldırılardan sonra geri çekilebilirdik, çekilmedik çünkü niye? Aslında bizim bir amacımız vardı, bir şiar’ımız vardı. Biz Yüksel Güran’ın masum olduğunu iddia eden, bilen bir grup insandık. Aslında Yüksel Güran da bize bunu ısrarla hissettirdi, hissettirmeye de devam etti. Biz dosyayı aldığımız zaman dosyayı inceledik, Yüksel Güran’ın şu dosyaya dahil edilmesini gerektiren değil kuvvetli bir suç şüphesi, normal basit bir şüpheden dahi tahkikat başlatılır. Ya zannımızca başta bir öyle şüphe dahi yoktu. Ne yazık ki eklendi, tutuklandı ve bu süre zarfına kadar da tutukluluğu devam ediyor. Biz bunları defaatle dile getirdik. Sosyal medyada bize küfürler dahi edildi, umursamadık. Şu an burada savunma yapan arkadaşlarımız oldu. Birbirimiz ile dahi birbirimizle dahi böyle sözlü sataşma mahiyetine varacak cümlelerimiz oldu. Biz bunları istemiyorduk, aslında tek isteğimiz kendimizi olabildiği kadar açık ve sahih şekilde dile getirmekti. Biz bunu söylüyoruz. Savunmalarımıza öf eden pöf eden çok insan var, biz bunun da farkındayız. Ama bunlar bir gerçek, bunlar söylenir, kendi süzgecinizden geçirirsiniz, mahkeme tasnifi ile siz de buna bir karar verebilirsiniz. Vicdani boyutta ama gerçek kararı verecek kişiler unutmayınız ki hakimlerdir. Şimdi biz başından itibaren defaatle şunu söyledik; dedik ki, soruşturma aşaması yapıldı. Nasıl yapıldı? Nasıl ilerlendi? Kerhen ittire ittire nasıl götürüldü, söyledik. Tekrar söyleyeyim, ben size soruşturma aşamasından itibaren Güran ailesi bu dosyanın başına monta ettirildi ve tüm çalışmalar bu sektede yapıldı. Biz bunları söyledik. Şimdi bu söylemlerimizi Nahit başkanın bir sözü var; der ki, ben bir şey söylersem desteklerim, biz de destekledik. Dedik ki, soruşturma aşamasının başında tutulan tutanaklar var. Tutanaklar kim tarafından tutuldu? JASAT tarafından tutuldu, ilgili ekip tarafından tutuldu, kolluk tarafından tutuldu. Biz bu tutanakları hukuki mahiyette hiçbir gerçek inandırıcı ya da tartışmaya mahal vermeyecek kadar kudretli delil olarak göremeyiz. Bunu kabul eden meslektaşlarımız vardı. Biz diyoruz ki, bir tutanak tutuldu. Bu bir zandır.
Tutanaklardaki Çelişkiler ve Usul Kurallarının İhlali
Evet bir çalışma yapılır, bu çalışma doğrultusunda bir destekleme yapılırsa devamı getirilir ama ne yazık ki, gördük ki tutanaklar yorumlandı. Tutanaklar iddianame dosyalara farklı aksedildi. Bunun örneklerini ben açık bir şekilde söyleyeceğim. Şimdi 31/08/2024 tarihinde jandarmanın tutmuş olduğu bir tutanak var. Altında tutanağı tutan memurların imzası var. Ne diyor orada biliyor musunuz? Diyor ki, “Bizim yapmış olduğumuz mahal araştırmalarında Narin kızımızın en son görülmüş olduğu nokta evinin yakın civarında olduğu, kaybolduğu düşünülen en son noktanın çevrelerinde ya da çoğunlukla Güran mensubu ailelerin bulunduğu” söyleniyor. Şimdi biz ne diyoruz? Başından itibaren diyoruz ki, bir kamera kaydı var. Bizzat okul tarafından çekilen ve Narin kızımın 15:11:14 saatinde son olarak görüldüğü yer kamerası o kamera kaydı bize aslında her şeyi açıklamaya yeterli ya da bir tahkikat başlatılacaksa o tahkikatın nereye yönelmesini gösterecek bir delildi. Görüldüğü en son nokta neydi? Aslında evinin civarından ziyade dosyamızın sanığı olan Nevzat Bahtiyar’ın evinin dibiydi. Biz bunları söyledik. Peki biz söylediğimiz zaman ya da jandarma tutanaklarına bunlar yansıtılmadığı zaman bizim söylemlerimiz neden kötü sanılıyor? Usul herkese lazım. Şimdi yapmış olduğumuz değerlendirmeler her zaman usul yönünde. Ne diyoruz? usul esasa mukaddemdir. Yargıtayın çoğu bozma kararı ne diyor? Diyor ki, “Usul esasa takaddüm eder”. Yani diyor ki, sen usulü önce yapacaksın, usulün doğru ise ben esası inceleyeceğim. Şimdi şekil açısından yapılan tutanakların ne kadar aksettirildiğine ne kadar yanlış geçirildiğini söylediğimiz zaman bu bir eksikliktir. Esasa geçemezsin. Sen ama ittirildi bazı şeyler, bazı şeyler zora sokuldu. Biz bunu görmezden geldik. Dedik ki, insanidir, beşeridir. Herkes hata yapabilir. Devamını getirdik. Biz ne diyoruz biliyor musunuz? Diyor ki 02/09/2024 tarihinde jandarma tarafından tutulan bir tutanak daha var. Jandarma personelinin bizzat müvekkilimiz Yüksel Güran ile görüştüğüne ilişkin mülakat tutanağı ya da görüşme tutanağı, her neyse, tutanağı olduğu gibi size okuyorum. Diyor ki, “Narin Güran’ın akıbeti belli olmadığı halde kızının öldüğünü düşündüğü”. İddianamede ne yazıyor? Hemen dördüncü sayfaya bakalım.
Kızı Öldüğünden Emin Olduğu İddiası ve Delil Üretme Çabası
Kızının öldüğünden adeta emin olduğu yazıyor. Ben bir tutanak tutuyorum, burada veriyorum. İlgili merciye, ilgili mahkemesine o merci orayı değiştirip ekliyor. Buraya geçersizdir, yapılamaz, yapılması muktedir değildir. Herkes biliyor bunu. Siz de biliyorsunuz, katılan vekilleri de biliyor. Biz bunu dile getiriyoruz. Diyoruz ki, siz zehirli elmayı kullanıyorsunuz, yiyorsunuz. Yemeyin, esasa geçeceğiz. Çünkü geçtik bir şekilde onu da geçiyorum. Narin kızımızın naaşının bulunmasından bir gün evvel, hani dedik ya, Güran ailesi o dosyaya monte edildi. O dosyaya icabında kolları dikildi, bacakları dikildi. Bir şekilde elbise çıkarılmaya çalışılıyor. Narin kızımız daha bulunmamış. Cesedinin, hukuki nitelendirme olarak söylüyorum, cesedinin bir çuval içerisinde olduğu bilinmiyor daha. Bir gün öncesi, yani 07/09/2024 tarihinde jandarma Arif Güran’ın evine gidiyor, biliyor musunuz? Arif Güran’ın evinde 6 tane çuvalın fotoğrafını çekiyor. Jandarmanın bu hareketi size normal geliyor mu? Bir aklıselim olan iradesi, sebat tutulan bir insan benim karşıma gelsin desin ki, normaldir? Değil. Bir tutanak daha var 08/09/2024 tarihinde Narin kızımızın cesedinin bulunduğu gün tutulmuş. Bu tutanağa göre Yüksel Güran’ın, yani Arif Güran’ın evinin civarında bir kavga olmuş, bu kavga bizzat itirerek yazılmış, iddia edilmiş, söylenmiş, mercisine ulaştırılmış. Tutanakta ne yazıyor biliyor musunuz? Yüksel Güran’ın evine dönülerek, Yüksel Güran’ın evine dönerek, çok özür diliyorum, orospu diye hitap edildi. Evine dönerek biz ilk celse duruşmasında ne yaptık? Sorgu aşamasında geçtik tanıklarımız dinlendi, sanıklar dinlendi. Gelen tanıkların tamamı ne dedi? Bize dedi ki, Yüksel Güran Narin kızımızın vefat haberini alınca biyolojik anlamda çöktü, ambulansa alındı. Tedavi altına alındı. Dolayısıyla bu kavganın mı malinde bulunması mümkün değil. Bu bizim duyum delil dediğimiz, beyan delil dediğimiz tanık ifadeleri ile görgü ifadeleri ile sabit aslında. Ama yine bu tutanağa Yüksel Güran monta ettirildi. Dedi ki, “sen oradasın, sen orada değilsin. Ama seni orada göstermek zorundayız.” denildi. Aslında peki bu iddianamede bu cümle nasıl geçiyor biliyor musunuz?
Soruşturma Savcısının Hataları ve Delil Yetersizliği
Evine demiş olduğu cümle Yüksel Güran’a karşı, bir tutanak tutuluyor ve bu tutanak yanlış bir şekilde iddianameye geçiriliyor. Ben bunu söylemeyeyim mi? Söyleyeceğim çünkü usul esasa mukaddestir. Sen usulü yap, esasa ben sonra bakarım demektir. Bu, geçtim bunları, hani soruşturma aşaması şekil açısından, usul açısından çok güzel gitmiş ya biz esasa geçtik. Aslında hiç gitmemiş. Burada bulunan tüm avukatlar aslında şunu çok iyi biliyor, bu dosya usulden de esastan da verilen her karar bozulacak, burada verilen karara hukuki nitelendirme anlamında güvenecek kimse olmayacak aslında. Çünkü niye, yapılan hatalar var eksiklikler var. Bunlar yapılmaması gerekiyordu. Ama soruşturmanın savcıları yaptı. Ha ben şunu bir avukat olarak söylemek istemezdim. Dosyamızın savcısı da aynı kudretle, aynı ağız ile gidiyor. Ona da geleceğim. Onu söyleyeceğim. Ben ben burada bir tartışma açmıyorum ama söyleyeceğim. Söylenmesi gerekiyor. Çünkü, şimdi çoğunuz görmüştür, dosyayı inceleyenler bilir. Daha 21/09/2024 tarihine kadar Nevzat Bahtiyar’ın son ifadesi, yani Yüksel Güran’ı o iffetsiz davranışa soktuğu son ifadesi 21/09/2024, o tarihe kadar müvekkilimiz belli başlı kendini bilmez, aymaz sosyal medya şarlatanları tarafından bir iddia ile suçlandı. Onun dışında dosyada bunu gösterir muktedir bir delil yok. Neden soruşturma savcısı 31/08/2024 tarihinde Narin’in cesedini aramak yerine ne yaptı, biliyor musunuz? Narin kızımızın Yüksel Güran’ın ve Arif Güran’ın Yüksel’den ve Arif’ten olma olup olmadığı yönünde bir DNA raporu aldı. Cinayet dosyası olarak değerlendirilebilen ama normalde ilk dakikada kayıp vaka olarak nitelendirilen bir dosya alır alınmaz mümkün değil ama siz yaptınız. Soruşturma savcıları yaptı. Bunu niye yaptı biz bunları söylüyoruz. Bize bir cevap veren oldu mu? Hayır. Olmayacak da. Ben bunu biliyor muyum? Olmayacak. Şimdi bu hususta bir durum var, bir gerçek var. Hani dedik ya, 21/09/2024 tarihinde böyle bir iffetsiz bir yakıştırma yapıldı, o yakıştırmadan sonra bir de Yüksel hanımın amca ile ilişkisi, çok özür diliyorum, çok özür diliyorum, Yüksel hanımın amca ile ilişkisi var denildi ve tüm aile mensuplarının bu yönde HTS kayıtları alındı. Şaşırtıcı. Gerçekten çok şaşırtıcı!
Nevzat Bahtiyar’ın İtirafçı Vasfı ve Parmak Sallama Tehdidi
Kimin söylediğini hatırlamıyorum, bir katılan vekilimiz vardı. Diyarbakır Barosu’nun yetkili temsilcisi. İyi de etti. Ağzına sağlık. Dedi ki, Nevzat Bahtiyar zaten mütalaada da geçmiyor. Zaten yanlış anlaşılmasın, Nevzat Bahtiyar itirafçı olamaz. Nevzat Bahtiyar’ın itirafçı olabilmesi için şartlar zaten yok. Nevzat Bahtiyar’ı sosyal medyada itirafçı olarak gören herkes bu dosyaya diyorlar ya Güran’lar hepsi suçludur, sen bunu söylediğin için suçlusun. Nevzat Bahtiyar’ın usulen itirafçı olabilmesi için bir cerayim dosyasında bir adli vakada olaya asli ve feri fail olarak katılmış olması lazım. Hukuki konusunu bilmesi lazım. Diyecek ki, ben bu olayın bu şekilde olduğunu biliyorum ya da ben gerçekleştirdim. Bu şekilde oldu. Bu husustaki ince çizgi ne biliyor musunuz? Sebat. Yani siz bir şekilde itirafçı olduktan sonra beyanlarınızı değiştiremezsiniz. Değiştiriyorsanız ise itirafçı olamazsınız. Bu benim sözüm değil kanunun sözü. Yani kanun burada emrediyor. Yani diyor ki, sen bunu itirafçı olarak değerlendiremezsiniz. Ne yaptılar? Dediler ki, Nevzat Bahtiyar itirafçı olması lazım. Olamaz mümkün değil. Nevzat Bahtiyar’ın hukuki nitelendirilmesi bellidir. Biz kimseye bazı vekillerimizin söylemiş olduğu gibi katildir demiyoruz. Hukuki nitelendirilmesi bellidir. Çok önemli bir konu var aslında. Biraz da bağımsız olacak ama bir parmak sallama mevzusu var. Bu aralar çok popüler. Herkes herkese parmak sallıyor. Dünkü duruşmada bir vekilimiz böyle sanıkların çoğunluğunun olduğu bir tarafa parmak salladı. Şimdi kendisinin tutumu tamamen mesleki düsturu nedir, bilmem. Tamamen yakıştırmayı ise kendisine bırakıyorum ama parmak birgün gelir, seni gösterir. O parmağı gösterecek had sende yok, gösteremezsin. Yüksel Güran bugün ne dedi? Bize dedi ki, jandarmada bana parmak gösterdiler. Dedi, sen biliyorsun, konuşmuyorsun dediler. O jandarma personeli burada mı bilmiyorum, yarın bir gün o parmak seni gösterir. Sen de savunulmaya muhtaç olduğunu o zaman anlarsın. Umarım sesim geliyordur sana. Şimdi aslında çok sıkmamaya çalışacağım. Dediğim gibi bunlar önemli. Bunlar dosyanın icabında, firisinde, müddeabihinde bulunan şeyler. Sizin de değerlendirmesi gerekiyor. Değerlendirin.
Görgü Tanığı İfadelerindeki Hataların Bilişsel Teorisi ile Açıklanması
Burada kararı verecek kişiler mahkemelerdir, hakimlerdir. Ama bunun değerlendirilmesi Türk vicdanı adına, tüm vicdan adına, millet adına yapılır. Bunu biz de değerlendirelim. Şimdi şeyden bahsediyorlar. Başkanım bazı tanıklar, hatta bazı demeyeyim, daha iddialı konuşayım, değil mi? Diyorlar ki, Güran ailesinin birçoğu, hatta hepsi kolluk personellerini, hatta savcıları yanılttı. Jandarma komutanını da yanılttı diyorlar. Nasıl yaptılar bunu? İki üç kişinin zaman konusunda, bakın altını çiziyorum, zaman konusunda göstermiş olduğu yanlış bilgilerini ya da o an zihninin onu dışa vurması, şimdi ben gerçek anlamda bunu araştırdım. Şimdi bizim ceza muhakememizde belki kıymetli başkanım bilir, bilişsel teori uygulanmıyor. Bilişsel teori nedir? Bilişsel teori şudur. Diyor ki, sen gerçekliği arayan bir mercisin ve bu gerçekliğe ulaşma kudreti senin elinde ve bu sen gerçekliği değerlendirirken muhakkak üç faktörden yararlanmak zorundasın. Ne diyor? Diyor ki, zaman. Diyor ki mekan. Diyor ki tasnif, yani hareketlilik. Bunlardan bir tanesini zihin yanıltıcı olarak ortaya çıkarırsa, zihnin kurmuş olduğu loglor, yani şemadan kaynaklıdır. Sen bunu söyledin. Gerçeklikle sıkıntılı olan bir durum değil, diyor ki bunu zihin kusuyor zaten. Niye kusuyor biliyor musunuz? Yapılan araştırmalara göre diyor ki, zihin şu sebeplerden dolayı bu bilgileri kusabilir. Yani yaşanmış ama tasnifsel anlamda, zamansal anlamda nasıl bir yanlışın ortaya çıkarıldığını aslında zihin bize gösteriyor. Bu insan biyolojisinin aslında bir ürünü şimdi araştırmaların bir yerinde çok kıymetli bir söz geçiyordu. Ne diyordu biliyor musunuz? Diyordu ki, görgü tanığı ifade alınması ya da bilgi beyanı alındığı sırada kolluk personelinin avukatın veya hakimin veya savcının her kimse diyor ki, tutumu dahi o zihni yanlış yönlendirmeye muktedirdir diyor. Yani nedir bu biliyor musunuz? Aslında zihinde böyle şeyler var. Doğru, zihin bunu kabul ediyor ama o an siz onu zorluyorsunuz ya, hani biz dedik ya, Güran’lar monte ettirildi, bu dosyaya eklendi diyoruz. Ya aslında bunun bir kusmasıdır bu. Bunu ben söylemiyorum. Hatta ne diyorlar biliyor musunuz? Bir suç kamuya duyurulduğu zaman görgü tanığı olayın kaynağına yönelik hatalı atıfta bulunabilir.
Hatalı Yargılamalara Yol Açan Faktörler ve Görgü Tanığı Beyanlarının Güvenilirliği
Şimdi 1932 yılında Bartlett denilen bir araştırmacı yazar hiç işi yok bunu araştırmış. Hatta kendi güruhunu da toplamış, tabi yani değerlendirilmesi size kalmış bir durumdur. Diyor ki, bir olayın sıklıkla tekrarlanmasını istediğiniz zaman o olayı da yanlış bilgiyi yanlış bir şekilde dönüşler mümkündür. Bunun örneğini nasıl veriyor biliyor musunuz? Diyor ki, bir gruba, 100 kişilik bir gruba bir olay anlatılıyor. Bu olayın sürekli tekrarlanmasını istiyor ve her biri belli bir tekrarlanmadan sonra yanlış beyanda, zamansal ve mekansal bir hareketlilik yanlış beyanda bulunabiliyor. Gerçeklikle sıkıntısı var mı? Yok. Ama nedir? Zihin bunu kusuyor. Aslında ben bunu niye söylüyorum? Aslında Yüksel Güran’ın beyanlarında okuyanlar bilir bir sıkıntı yok. Aslında şu ana kadar öyle bir isnat da yok, iddia da yok, izafe edilen bir cürüm de yok ama bu dosyanın tamamı itibari ile söylemek zorundayım. Ben yanına şunu ekleyeyim; ben şimdi ceza yargılamasında aslında çok böyle amiyane bir tabirdir, pardon özür dilerim, yargı makamı hata yaptı, devlet hata yaptı gibi kelimeler kullanılmaz. Niye biliyor musunuz? Çünkü ceza yargılamasında usul bellidir. Usul şudur. Ben bir yargılama yaparım denetimi var, denetimin denetimi var, olağan kanun yolu var. Olağanüstü kanun yolları diyor ki, sen hakkın olan şeyi illaki alırsın ya da hakkın varsa zarar görmezsin. Bunu kanun söylüyor ama diyor ki, yapılan yargılamaların, hatalı yargılamaların, bozulan yargılamaların 5 tane ana faktörü var diyor. Buradaki herkese sorsam herkes bir faktör söyler. Bana ben size 5 faktör sayacağım. 5 faktörden bir tanesinin bu dosyadan olmadığını bana iddia edin, ispatlayın, şu an savunmalarımı burada bırakırım. Ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, yargılamada aceleci olmak, soruşturma aşamasının nasıl gittiğini biliyoruz, herkes biliyor, kovuşturma aşamasının da nasıl gittiğini biliyoruz. Herkes biliyor çünkü bir acele var, bir baskı var, sanki kolluk birimlerinin kolluk birimlerinin olayı aydınlatma isteği. Ne dedik? Dedik ki, kolluk birimleri belli başlı durumlarda emir telaki veya gayrı durumlarda bir iş yapıyor, bir tutanak tutuyor. Diyor ki, bunlar bunlar var ama belki yoktur. Ne diyor? Bunun denetimini siz yapın, hukuk mecrası yapsın diyor.
Yargılamadaki Hataların Toplumsal Etkisi ve Mütalaanın Eksikliği
Çünkü benim orada denetimi yapacak gücüm kudretim yok diyor aslında. Bana sunuyor bunu. Yapıldı mı, yapılmadı mı? Yorum ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, dosyada bulunan dosya firisinde bulunan müfrez belgelere siz yorum yapamazsınız. Bir yere mi gönderiyorsunuz? Bir mütalaa mı veriyorsunuz? Bir iddianame mi hazırlıyorsunuz? Bunu değiştiremezsiniz diyor. Yapıyorsan ise hata yapıyorsun diyor. Ben demiyorum. Şüpheli veya sanığın suçlu görme iradesi bu herkese tanıdık geldi. Şüpheli veya sanığı suçlu görme iradesi bu konuda zerre açıklama yapmayacağım çünkü neyse, toplumsal ve sosyal yapı, baskı ben 5 faktör saydım. Bu 5 faktörü zamanında Türkiye Cumhuriyeti devletinde yapılan yargılamaların ne kadar hatalı olduğunu gösteren çalışma yapan aslında insanlar sunmuş ben değil. Bu 5 faktörden hangisi bizim dosyamızda yok? Hepsi var. Şimdi örnektir, başkanım diyor ya farklı yöne çekilmesini istemiyorum. Tamamen örnektir yani, hatalı yapılan yargılamaların ne kadar insan hayatında kırıcı yıkıcı etkilerini gösterir. Bir örnektir, gerçektir. Gerçek hayattan esinlenmiştir. Şimdi İstanbul 2002 yılında Ümraniye’de bir arkadaşımız ya da bir şahıs tecavüz suçlamasıyla alınıyor, yargılaması başlatılıyor ve o kişi tanık beyanları ile görgü beyanları ile diyor ki, sizin bize söylemiş olduğunuz eşkal, bu adam, o an burada geçti diyor. Ben bunu gördüm ve kolluk bir şekilde bu kişiyi buluyor ve 21 gün boyunca bu adam tutuklu kalıyor. Tabi ki 2002 yılı o dönem araştırmalar, DNA hiçbir şekilde hızlı yapılmıyor, yapılması zaten mümkün değil. Tamı tamına 21 gün sonra rapor geliyor, raporda DNA’nın tutuklanan kişiyle uyumlu olmadığı çıkıyor. Kişi serbest. Peki serbest kaldıktan sonra kişinin bünyesinde bırakmış olduğu yıkıcı yıpratıcı etki hemen geçti mi? Geçmez. O yüzden devlet makamlarında yargılama yapan makamlarında pardon, özür diliyorum, yargı hata yaptı denilmez. Denilmemesi de gerekiyor. Şimdi biraz da mütalaa boyutunu değerlendireyim. Şimdi mütalaada benim müvekkilim yönünden Yüksel Güran yönünden ne deniliyor biliyor musunuz? Eylemsellik yönünden hiçbir şey denilmiyor. Yani bu kişinin eyleminin var olup olmadığı bilinmiyor. Aslında diyor ki bence var.
Mütalaanın İçeriği ve Baz Raporunun Geçersizliği
Sen orada isen ya da orada olduğunu gösterir bir rapor var ise, bence var diyor ama eylemi mütalaada Yüksel Güran’ın aslında müşterek fail diyorlar ya, iştirak iradesine diyorlar ya, ortak hakimiyet diyorlar ya o iradede olduğunu gösterir. Ya mütalaada söylenen dört unsur var. Ne diyor? Diyor ki, ailenin aşamalarda yanlış yönlendirildiği, kolluk birimlerinin aile yanlış yönlendirmiş diyorlar. Çocuk yaştaki çocuklar dahi kolluk makamlarına yanlış bilgi vermiş diyorlar. Baz raporu bu başından itibaren 7 Kasım’dan itibaren ucube olarak nitelendirdiğimiz baz raporu, tamamıyla teknik bilgileri ile ne kadar yanlış bilirkişi raporu vasfı niteliğinde olmayan bir rapor hatta kağıt ürünü kağıt ürünü, bu mevzular ortak hakimiyet olarak nitelendiriliyor. Şimdi ben üç tane ceza genel kurulu iştihadi birleştirme emsal kararı buldum. Burada bahsedilen, burada bahsedilen ortak hakimiyetin tasnifi ile mütalaada bahsedilen tasnif aynı değil. Dedim ya hani ben savcı hanıma da bir şey söyleyeceğim. Savcı hanım mütalaasında bir emsal karara değinmiş. Çokta güzel yapmış ama o kararı dünkü bir meslektaşımız söyledi belli ki kopyala yapıştır yapmış olabilir ya da aklında kalanı yazmış olabilir. Ama kırıcı o vurucu noktasına değinmemiş. Niye değinmemiş? Hani dedik ya soruşturma aşaması başından itibaren Güran ailesinin o dosyaya entegre edilmesiyle yürütülüyor. Peki ben size şeyi hatırlatayım, ceza muhakemesi kanunu 215 kıymetli başkan ne diyor? Orada diyor ki, mütalaanın verileceği zaman bellidir. Mütalaa tüm deliller toplandıktan tüm beyanlar alındıktan sonra kül halinde, kül halinde bir değerlendirme, bir değerlendirme sonucu iddia makamı tarafından verilir diyor. Mütalaa ne zaman verildi? Ne zaman bize tebliğ edildi? Daha bizim talep etmiş olduğumuz sizin resen istemiş olduğunuz belgeler daha dosyaya celp edilmeden verildi. Şimdi siz diyorsunuz ki, bu bir usuldür. Bu bir usul olamaz çünkü niye bunu bana kanun tarif ediyor diyor ki, sen böyle yapacaksın diyor. Belki belgeler o mütalaayı hatalı çıkaracak ya da o belgeler doğrultusunda, madem dosya alındı. Mütalaada neden değinilmiyor? Değinildi, ama suç duyurusunda. Bunlar hatalı şeyler. Yapılmaması gereken şeyler. Biz bunu söylüyoruz. Diyoruz ki, bir şey yapıyorsunuz ise usule uygun yapın.
Ortak Hakimiyet İddiasının Çürütülmesi ve Masumiyet Karinesi
Kıymetli başkanımız başından itibaren şunu söylüyor. Mahkeme başkanı diyor ki “Ben usulleri çok iyi yaparım” ki yaptı da. Evet. Evet şimdi biz de dedik ki şeklen ve kerhen bu dosya soruşturma aşaması, mütalaa aşaması, kovuşturma aşaması ittirilerek gidiyor dedik ve bunu söylediğimiz zaman dediğimiz gibi belli başlı baskılar gördük. Hakaretler işittik. Geri çekildik mi? Hayır. Niye? Anlatacağız. Anlatmaya devam edeceğiz. Bunlar söylenmesi gereken şeyler. Şimdi ortak hakimiyet mevzusu. Hani diyorlar ya Yüksel Güran diğer üç sanık ile beraber ortak bir irade ile hareket etmiş, çocuğunu öldürmüş. Ama eylemsel olarak hareketsellik tarifi belirtmiyor. Ama diyor ki, yapmışsın diyor. Ama diyor öyle bir izlenim var diyor. Şimdi dedim ya üç tane emsal karar ben bunları öncesinden sunayım size. Siz bir değerlendirin. Şimdi oradaki tasvip bellidir. Kimse mesela usulü anlamda evet herkes bir doktrin yapmak ister, herkes bir görüş yapmak ister ama bunun sınırları bellidir. Biz olabildiği ölçüde hukuk insanları olarak, avukatlar olarak belki içimizde başka meslekten olmayı düşünen insanlar da vardır ama bizim her şeyden önce normal hayatta, normal hayatta dahi usule uymak zorundayız. Her şeyin bir usulü vardır ve ceza muhakemesi kanununda bir usulü vardır. Uyulmadı. Biz uyulmadığını söylüyoruz. Şimdi şu elimde gördüğünüz belge ne biliyor musunuz? Bu benim müvekkilimin telefonundan alınan ekran kaydı ekran kaydı arama kayıtlarını gösteriyor. Müvekkilim, başından itibaren ifadelerinde ne söylüyor? Çelişki. Gördünüz mü? Görmediniz. Zamansal, mekansal anlamda bir sıkıntı gördünüz mü? Görmediniz. Müvekkilimi destekleyen bir kayıt var. Buruda ne diyor? Diyor ki, ben saat 9 sıralarında 10 sıralarında kardeşimi aradım diyor. Bakın kayıt dosyada var. Ondan sonra Hediye’yi aradım diyor. Hediye ile görüştüm diyor. Hediye ne diyor? Müvekkilimi destekliyor mu? Destekliyor. Peki burada fikirsel ve eylemsel olarak ortak hakimiyet nasıl kuruluyor? Biri bana bunu anlatsın. Desin ki, ortak hakimiyet şu şekilde kurulur, kurulmaz. Bu dosyada müvekkilimiz yönünden ortak hakimiyet kurulması mümkün değil. Şimdi özellikle sosyal medyacıların çok iyi bildiği bir ilke var. Sosyal medyacılar bunu çok iyi biliyor. Masumiyet karinesi Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinde de geçer.
Yüksel Güran’ın Tutukluluğu İçin Yeterli Delil Yokluğu ve Temel Delillerin Zayıflığı
Bir çok ülke devletin bizzat başka konut yapıcı, yapmış olduğu bir madde Türkiye Cumhuriyetinde de öyledir. Masumiyet karinesi. Bir düşünmek istemiyorum ama tahayyül edeceğim. Tahayyül edeceğim. Ben bu dosyada bu şekilde yargılanmış olsaydım ve dosya bu kerte de olsaydı, ben üzülürdüm. Gerçek anlamda beni içeride Yüksel Güran’ı içeride tutabilecek, yani kıymetli bir delil yok. Gerçekten yok. Yani şimdi harici bilgiler dosyaya söylenmez ama bizim konuşmuş insanlar ile de bize de şunu soruyor. Yüksel Güran niye tutuklu Yüksel Güran 21/09/2024 tarihinden öncesi tutuklanmış olabilir, 21/09/2024 tarihinde Nevzat Bahtiyar’ın o son ifadesi var ya itirafçı Nevzat Bahtiyar’ın son ifadesi. Orada iffetsiz akla uymayacak ve tahayyül’ü izahı oluşu yapılmamış bir iddia var. Ne diyor orada? Diyor ki “Ben kıymetli Narin’i, Narin kızımızı aldım araca koydum. Araca binme pozisyonundayken arkaya baktım. Yüksel Güran iki elini böyle yapmış ağlıyordu”. Şimdi Yüksel Güran’ın gerçek anlamda orada olmadığı ya da olma iradesinin bulunmadığı dosyanın tüm aşamalarında kerte kerte kerte söylendi. Bunu söyleyen, bunu söyleyen bir ifade var. Bir ifade diyor ki, oradaydı diyor. Yetinilmedi, çok öncesi alınan, bak çok öncesi alınan ama daha sonradan farklı saatler ile farklı kayıtları ile dosyaya sunulan baz analiz raporu var. Baz analiz raporunda Yüksel Güran dedi ki, cinayet mahalli evdir, ev gösterildi, oda oda tarifler yapıldı. Dedi ki, cinayet burada işlenmiş, dört kişi burada fiili hakimiyet kurmuş, ortak hakimiyeti var, bunlar beraber hareket ediliyor dedi. Şimdi ben de tekrardan sizi sıkmak için o teknik aksaklıklara mı gireyim? Girmeyeceğim çünkü baz raporunun gerçek anlamda bilirkişi raporu olmadığını her aşamada söyledik, söylüyoruz. Ben bu aşamada tekrardan söylemeyeyim. Dolayısıyla bu iki delil iddianamenin ve mütalaanın bu belki kemiğini oluşturan, iddianameyi böyle şaha kaldıran, iddianamenin tanzim edilmesini sağlayan o delil var ya, aslında çok özür diliyorum, kağıt parçası, dosyaya hiçbir katkı sağlamadı. Ek rapor alındı, talep ettik alınmadı mı? alındı. Ne diyor? Orada diyor ki ben söylediysem doğrudur. Denetimi bana sundu mu? Sunmadı.
Uzman Raporlarının Güvenilirliği ve Delillerin Teknik Doğrulanması Talebi
Peki ben bu bilirkişi olarak imza atan, imzaları da farklıymış da, neyse bilirkişi olarak dosyaya sunan kişilerin bilirkişi olduğunu da bilmiyorum. Uzmanlık alanlarının da ne olduğunu bilmiyorum. Bilmem mümkün değil çünkü, niye, bana bunun izahatı yapılmadı. Ceza muhakemesinin hükmü açıktır. Sizin bunu aslında dosyaya hiç koymamanız lazımdı. Soruşturma aşamasında savcılar bunu dosyaya koymaması lazımdı. Şimdi burada katılan vekilleri, özelikle bakanlık vekilleri şöyle yaptı. Dedi ki “Baz raporları doğrudur, iman ettik buna”. Ya bu yönde emsal kararlar sundu, şimdi ben şunu söylüyorum. Ben demiyorum baz raporu yapılırsa denetimi bana caiz tutulursa, bana denetimini gösterirse yıpranma payını esneme payını bana gösterirse ben de kabul edeyim. Yok. Sizin sunmuş olduğunuz emsal kararlarda baz raporunu bana getirin, aynı bilirkişiler mi yapmış farklı bilirkişiler mi yapmış, denetime açık mı, değil mi? Bir de kıymetli üstadım şunu söylüyor. Diyor onlar HTS’ye ilişkinmiş. En azından burada da o bağlamı kurmuş olayım. Yok öyle bir şey. Öyle bir şeyin kurulması mümkün değil, şimdi son böyle cümlemi hafiften toplayacağım. Fazla vaktinizi almayayım. Yani sıktığımı da düşünmüyorum, inşallah sıkmamışımdır. Şimdi sunulan dosyaya sunulan ama sosyal medyada alay konusu haline getirilen bir delil var. Aslında o kadar kıymetli bir delil ki, bunun tarifini de tasnifini de biz kendimiz yaptık. Kıymetli heyetimize sunduk. Diyorlar ya baz raporu doğrultusunda bir hareketlilik var. Bir bölge var bu bölgede bir hareketlilik var diyorlar. Şimdi bu hareketliliğin gerçek anlamda vücut bulabilmesi için bir eforun aslında sarf edilmiş olması lazım. Biz bunu kimde denedik? Salim Güran’da denedik. Dosyanızın sanığı, şimdi tutanak halinde tutulan bir belge, şu an bulamadım, çok özür diliyorum, tutanak halinde tutulan bir belge var. Diyor ki, Salim Güran suç mahallinde ya da suç mahalli saatinde tamı tamına 45 adım atmış. Şimdi diyorlar ki, bunun doğruluğunu ben nereden bileceğim? Bunun doğru olma ihtimali var mı? Yok mu? Şimdi biz bunun denetimini ya da denetiminin yapılmasını biz mahkemeden istedik. İstemedik mi? Dedik ki eğer ki şüpheniz var ise denetleyelim. Şimdi bir teknik var. Jiroskop tekniği.
Yetersiz Şüphe ve Beraat Talebi
Çok böyle teknik alanlarda kullanılan ve fonksiyonları tamamen tarif eden bir teknik jiroskop. Yani adım attığınız zaman adımı tarif eden bir teknik ve bu uygulamalarda jiroskop tekniği uygulanıyor. Benim işim gücüm yok, bunu araştırmak zorunda mıydım? Hayır ama niye? Bir iddia var. Ben iddiayı çürütmek ile mükellef miyim? Evet. Şimdi kül halinde kül halinde dosyaya baktığımız zaman isnat edilen şey belli. Müvekkilimizin dosyada neden tutulduğu belli. Neden tutuklu olduğu belli. Kül halinde dosyaya baktığınız zaman aslında müvekkilimizin bu dosyada şu an karşı tarafımda katılan olarak dosyaya dahil edilmesi gerekiyorken bir acı ile bir ızdırap ile sanık konumuna getirildi. Biz bunu kabul etmiyoruz. Söyledik. Dolayısıyla kül halinde bir değerlendirme yapıldığı zaman müvekkilimizin isnat edilen suçu, cürümü, suçu işlemediği açıktır. Bu konuda değil kuvvetli suç şüphesi, değil kesin kanı; mahkumiyet kesin kanı ile verilir ya, hani diyor ki flu bir şey kalmayacak, tam açık olacaksın diyor. Diyor ki, sen tam açık olduğu zaman hüküm ver, ceza ver ya da beraat ver diyor. Eğer ki tam açık değilsen, diyor ki ben sana hüküm şartları getirdim. 223 ne diyor bize? Diyor ki, senin verebileceğin kararlar belli. Şüphe mi? E’den ver, işlemediğini mi düşünüyorsun? B’den ver, kastın mı yok? C’den ver. Ama sana diyor ki, burada mahkumiyet çok böyle denetimli bir durumdur. Kesin kanıya varmadığın zaman veremezsin diyor. Sana, dolayısıyla müvekkilimizin dosyada sanık olarak yargılanmasını gerektirecek basit şüphe demeyeyim, yeterli şüphe dahi yok. Bu aşamaya kadar kalmış olduğu tutukluluk süresi bellidir, tutuklandığı aşama bellidir. Kendisi Narin kızımızın naaşının bulunduğu günde gözaltına alındı, daha sonra tutuklandı. Yani kendisi şu vakte kadar, hani diyorlar ya, senin kızın değil bizim kızımız diyorlar. Hadsizliği bırak, bu hadsizliktir, sınır aşmadır. O senin kızın değil. Acısını duyabilirsin, herkes gibi burada bir hak arayabilirsin ama hukuk çerçevesinde hukuk çerçevesinde altını çiziyorum italik, dolayısıyla müvekkilimizin dosyada sanık olarak bulunmasını gerektirecek hiçbir belge, hiçbir eylem, hiçbir beyan sadır değildir. Müvekkilimizin öncelikle öncelikle 223/2-B’den, eğer ki şüpheniz varsa ben şüphelendim diyorsanız ise, ama burada kesin bir kanı hiçbir zaman olamaz; E’den beraat hükmü verilmesini arz ve talep ediyoruz.