• Trial
    • Summary
    • Testimonies
    • Defenses
    • Judgment
  • Blog
  • Help
    • Guide
    • Report an issue
    • Discussion
    • FAQ
  1. Defenses
  2. Enes GÜRAN
  3. Law. Mustafa DEMİR
  • Defenses
    • Nevzat BAHTİYAR
      • Law. Ali ERYILMAZ
      • Law. Adnan ATAŞ
    • Yüksel GÜRAN
      • Law. Yılmaz DEMİROĞLU
      • Law. Furkan ÇAKIR
      • Law. Doğuş Can KURUCU
    • Enes GÜRAN
      • Law. Mahir AKBİLEK
      • Law. M. Fatih DEMİR
      • Law. Recep KIZILOK
      • Law. Mustafa DEMİR
    • Salim GÜRAN
      • Law. Onur AKDAĞ

On this page

  • Av. Mustafa DEMİR ​
    • Avukatın Baro ile İlişkisi ve Hukuka Aykırı Deliller ​
    • Çoban Ahmet Meselesi ve Kamera Kayıtları ​
    • Diyarbakır Barosu’nun Katkıları ve Şeffaflık ​
    • “Herhaldeler İddianamesi” ve Tutanakların Güvenilirliği ​
    • Daraltılmış Baz ve Uzman Raporu Eleştirisi ​
    • Bilirkişi Raporlarının Güvenilirliği ve Denetlenebilirliği ​
    • Üçgenleme Yöntemi ve Sinyal Gücü Değişkenliği ​
    • Sinyal Gücü ve Üçgenleme Yönteminin Hataları ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın Ahırı ve Gübre Çuvalı Delili ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın İfade Çelişkileri ve Araba Meselesi ​
    • Daraltılmış Baz Raporundaki Tutarsızlıklar ​
    • Bilirkişi Uzmanlığı ve CMK Uyarınca Açıklama Talebi ​
    • HTS ve Dar Bazların ‘Kesin Delil’ İddiası ve Reddi ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın Hareketleri ve Keşif Talebi ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın Ceset Taşıma İfadesinin Çürütülmesi ​
    • Dosyada Olmayan Bilgiler ve Medya Paylaşımları ​
    • Kamera Kayıtlarındaki İhmaller ve Teknik Arızalar ​
    • Ailenin İfade Çelişkileri ve Otomatik Banka Ödemesi ​
    • Adım Sayar Konusu ve Köydeki Şebeke Sorunları ​
    • Yarı Amatör Ölçüm Programı ve Veri Güvenilirliği ​
    • Baz İstasyonlarının Veri Saklama Yeteneği ve Güvenilmezliği ​
    • 22 Baz Meselesi ve Telefon Sinyalleri ​
    • HTS Verilerinin Güvenilmezliği ve İddianamenin İnşası ​
    • Telefonların Açık/Kapalı Olması Çelişkisi ​
    • GPS Sinyalinin Yokluğu ve Telefonun Kapalılığı ​
    • Telefon Sinyallerinin Uyku Modu Davranışı ​
    • Yangın Meselesi ve Şüphe Artıran Eklemeler ​
    • Yangının Sebebi ve Elektrik Telleri İddiası ​
    • Terlik Bulunması ve Ailenin Erken Şüpheli Görülmesi ​
    • “Patates Hat” İddiası ve Sahte İhbarlar ​
    • Ulusal Kriminal Büronun Taraflılığı ve Siber Saldırı İddiaları ​
    • Ailenin Durumu ve Toplumsal Tepki ​
    • Yangın Görüntüleri ve Dış Müdahale İddiasının Reddi ​
    • Yangın Müdahale Delillerinin Toplanmaması ve Fuat Güran’ın Durumu ​
    • Rehineler Dosyası ve Gizlilik Kararı ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın Jandarma İfadesi ve Personelin Rolü ​
    • Sahte İhbarlar ve Aile Üzerindeki Etkisi ​
    • Üfürükçü Meselesi ve Jandarmanın Rolü ​
    • Kamera Kayıtlarının Öneminin Göz Ardı Edilmesi ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın Yargılamadaki Rolü ve Karakteri ​
    • Salim ve Nevzat İlişkisinin Bozulması ​
    • Salim ve Nevzat İlişkisinin Detayları ​
    • Nevzat’ın Sulama Yaptığı Yer ve Narin’i Görme İhtimali ​
    • Nevzat’ın Eyleminin Ani veya Planlı Olduğu İddiası ​
    • Nevzat’ın İfadelerinin Çürütülmesi ve DNA Bağlantısı ​
    • Vecdin Bahtiyar’ın Şüpheli Hareketleri ve Telefon Görüşmeleri ​
    • Vecdin’in Bilgi Sızdırma İhtimali ​
    • Cesedin Bulunma Anı ve Vecdin’in Rolü ​
    • Narin’in Son Görüldüğü Yer ve Nevzat’ın Evinin Gizlenmesi ​
    • Nevzat’ın Bilgi Toplama Çabası ve Köy Kameralarının Önemi ​
    • Köy Giriş Kameralarının İncelenmemesi ​
    • Nevzat’ın Oğlunun Varlığı ve Mehmet Bahtiyar’ın Mazereti ​
    • Şüpheli Kapsamının Tutarsızlığı ve Tutuklama Kararları ​
    • Daraltılmış Bazın Mantıksızlığı ve Olayın Ani Gelişme İhtimali ​
    • Ailenin Davranışları ve Cinayet Planı İddiası ​
    • Salim’in Adım Sayarı ve Kişisel Uygulamaları ​
    • Ailenin Aşırı Derecede İncelenmesi ve Gizlilik İhlalleri ​
    • Sosyal Medya ve Hukuki Hakaretlerin Eleştirisi ​
    • Ramazan Atasoy’un Yanlış Tutuklanması ve Adil Yargılama İhlali ​
    • Arif Güran’ın İfadesi ve Adil Yargılama Tartışması ​
    • Medyanın Algı Yönetimi ve Malcolm X ​
    • Enes Güran’ın Tepkisi ve Yanlış Anlaşılması ​
    • Enes’in Kardeşini Araması ve Psikolojik Durumu ​
    • Enes’in Savunma Yaklaşımı ve Mısır Tarlası İddiası ​
    • Enes’in Kendini Yaralama Olayı ve Memorial Hastanesi ​
    • Kolundaki Isırık İzi ve Cezaevi Görüntüleri ​
    • Konu Hakkında Dizi Çekilmesi ​
    • Ailenin Medyada Canavarlaştırılması ve Karşıt Algı Yaratma ​
    • Hukuk Devletinde Hakaret ve Adaletin Durumu ​
    • Enes’in Sırtındaki İzler ve Yanlış Yorumlamalar ​
    • Isırık İzinin Adli Tıp Değerlendirmesi ​
    • İşkence ve Sorgulama Teknikleri ​
    • Enes’in İşkence Anlatımı ​
    • Ailenin Kendi Soruşturması ve Tanık Beyanlarındaki Tutarsızlıklar ​
    • Maide Kaya’nın İfadesi ve Zaman Çelişkisi ​
    • Birsen’in İfadesi ve Zaman Kodlaması ​
    • Maşallah Hanımın Telefon Görüşmesi ve Zaman Kodlamasının Doğrulanması ​
    • Ulusal Kriminal Büro Raporlarının Güvenilirliği ​
    • Görüntülerdeki Piksel Kaymaları ve Süre Farklılığı ​
    • Narin’in Son Göründüğü Yer ve Zaman Çelişkileri ​
    • Salim Bey Hakkındaki Yeni Deliller ve Hukuk İlkeleri İhlali ​
    • Davada Rol Yapanlar ve Yeni Delillerin Reddi ​
    • Ramazan Atasoy’un Tutukluluğu ve Gazetecilik ​
    • Halılardaki DNA ve Jandarmanın İşlemleri ​
    • Nevzat Bahtiyar’ın Ev Tarifi Çelişkileri ve Yanlış Yorumlar ​
    • Toplum Algısı ve Hukuksuz Kararların Tarihsel Örnekleri ​
    • Enes Güran için Beraat Talebi ​
  • Edit this page
  • Report an issue
  1. Defenses
  2. Enes GÜRAN
  3. Law. Mustafa DEMİR

Defense by Enes Güran’s Counsel for the Defendant

Reading Time ~ 2 h 22 min
Word Count 17436

Av. Mustafa DEMİR ​

Avukatın Baro ile İlişkisi ve Hukuka Aykırı Deliller ​

Şimdi öncelikle biz de Diyarbakır Barosu’nun burada olmasını diğer meslektaşlarımın burada olmasını gerçekten istedik, hatta ilk başta bunu düşündüğümüzde bu yargılamayı tıkar mı acaba, bir sıkıntı mı olur diye düşündük. Evet bizim bir lütfumuz değil, bu kararı biz vermedik. Mahkeme takdir etti, mahkeme verdi. Ancak biz de burada esnek davranılması gerektiğini talep ettik mahkemeden. Bunun sebebi de şuydu. Biz hukukçuların hukuka sahip çıkacağını düşündük. En azından gördükleri bir hukuksuzluğa müdahale edeceğini, bunun hukuksuz olduğunu dile getireceğini düşündük. Ne yazık ki kısmen böyle olmadı. İsim vereceğim ama hedef göstermek için değil, bunu sakın yanlış anlamayın. Nahit bey, kendisi dedi ki; evet bu cezaevi görüşmelerinin dosya içerisine girmesi hukuka aykırı delil ama dosya içerisinde ise ben sorarım dedi. Yani hukuka aykırı bir delilin benim için nasıl elde edildiği önemli değil, dosya içerisinde ise ben sorarım dedi. Biz bunların olmayacağını ön görerek avukat meslektaşlarımızın bulunmasının dosya açısından faydalı olacağını düşündük ancak gelinen süreçte bunun böyle olmadığını gördük.

Çoban Ahmet Meselesi ve Kamera Kayıtları ​

Yine başka konularda, yine kendisinin izah ettiği üzere bu çoban Ahmet meselesi, gerçi başkanım size de izah ettim, çoban meselesi hangi gün çıktı? Tam olarak DARAN-360 derece dönen kameralarının kayıt almadığı günün yazısının geldiği gün. Ne tesadüftür ki. Büyük bir ihmal var, çok büyük bir ihmal. Bu aynı gün bu çobanın videosu çıkıp DARAN-360 dönen kameralarının neden alınmadığı ile ilgili gündem oluşmadı. Tam aksine bu konu konuşuldu. Sadece işte, Ramazan Atasoy alınmış, Ramazan Atasoy’u sorguya çekmişler. Haberler böyle yapıldı, sonra çobana ulaşıldı. Hatta burada olan bazı gazetecilere beni gidin çobandır, dedim sorun, kendisine ulaşın. Biz hiç yani bilmiyoruz ama hatta ifade değişiklikleri ile ilgili orada güzel bir şey. Erhan Güran’a ben orada sordum sen bu çoban meselesini hiçbir yerde anlattın mı? Anlamadığı için “hayır” dedi. Halbuki anlatmıştı. Çıktığı bir TV kanalında daha bu video çıkmadan kameraların altında sorguladığı yani kendi evinin önünde çobandan, tavırlarından şüphelenip sorguladığını anlatmıştı. Yani bilinmeyen, gizlenen bir husus değildi. Nitekim siz de duruşma zaptında kaçırmışsınız. Ben size sorduğumda yok dediniz, halbuki burada da anlattı, gizlemedi. Gerçekten bakın, biz bu dosyaya dahil olduktan sonra sürekli biz de sorular sorduk müvekkillere. Hepsine tamamına bir tane yalan söylemediler bize. Ne sorduksa gerçekten şeffaf bir şekilde söylediler ve ilerleyen aşamalarda hep doğruyu söylediklerini gördük. Bu konu da öyledir. Yani nasıl bakılmak isteniyorsa geçen celse Fatih arkadaşım söyledi, ne görmek istendi ise öyle bakıldı. Onun için hep o görüldü. Bunun şimdi ilerleyen aşamalarda hep anlattıkça destekleyeceğim. Ne yazık ki, Diyarbakır Barosu demeyeyim de Nahit bey de hep bu şekilde bakmak istediği için bu şekilde gördü. Ama tabii ki kendisi şeye gitmedi, yan yollara gitmedi.

Diyarbakır Barosu’nun Katkıları ve Şeffaflık ​

Gerçekten iyi niyeti ile yaptığını biliyorum. Örnek veriyorum, Ulusal Kriminal bir rapor yayınladı. Oradaki çevirinin doğru olmadığını bildiği için hiç kullanmadı. Sonra WhatsApp araması ile ilgili hususu anlattığımız gibi kayma olduğunu anlattığımız gibi kendileri de kontrol etti, kullanmadı. Aslında gördüğünü inkar etmiyor. Bunu kabul ediyorum, yani katkısı oldu. Bu açıdan yine Ulusal Kriminal’in görüntüler ile ilgili traktör oturup zaman ayırmış. Gerçekten ciddi çalışmış Diyarbakır Barosu bu dosyaya. Onun için emeklerine saygı duyuyorum. Bunun zorunda değillerdi. Çocuklarından, mesailerinden zaman ayırıp bu dosyaya çalışmışlar. Bu saygı duyulacak bir şey. Biz de saygı duyuyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Eğer gecenin geç saatinde ettiğimiz bir ters laf varsa bunun için de özür dileriz, özür dilemeyi de biliriz. Ama karşılıklı. Mesela siz de beni kıran laflar ettiniz. Ben de yine aynı şekilde geç saatlere kadar kaldım. Mesela ben şeker hastasıyım. İster istemez ağzımdan kırıcı laflar çıkabilir geç saatlerde. Hatta bir arkadaşımız, Behlül bey beni uyardı. Ağabey sen bağırıyorsun. Baktım hakikaten haklısın dedim. Özür dilerim dedim. Yani farkında olmadan olabiliyor ama amaç sonuca götürmeli. Bakın Fatih arkadaşımız şunu anlatmaya çalıştı.

“Herhaldeler İddianamesi” ve Tutanakların Güvenilirliği ​

Burada bir anomali var. Gerçekten çok sıra dışı bir dosya bu. Öyle sıra dışı olduğu için şu anda da böyle devam ediyor. Bir anneyi kendi evladını öldürmekle suçluyoruz. Bir ağabeyi yine aynı şekilde. Yani ilk temel bakmamız gereken iki şey bu. Diyarbakır Barosu’nun kadın hakları merkezi var. Bakın bu dosya nasıl bir dosya? Herhaldeler İddianamesi ile başladı. Ben ona Herhaldeler İddianamesi diyorum çünkü somut, böyle olmuş demiyor. Birçok şeye olsa olsa herhalde böyle oldu bakış açısıyla getirilen yorumlar. İşte tutanaklar. Tutanakları geçen celse bir kısmını anlattık. Mevcut dosyada eğitim eşitsizliğinden dolayı geri kalmış Yüksel hanım Kürtçe düşünüp kendini Türkçe ifade ederken yaşadığı zorlukları, karşı tarafın ruh halini anlamamasından, daha önce engelli bir evlat yetiştirmiş bu evladı kaybetmiş, kendini ifade etmekte ciddi zorlanan bir insanın anlattıklarına kendi kişisel yorumları katılarak tutanaklar tutulmuş ve bu tutanaklar daha da üstüne kelimeler eklenerek iddianame oluşturulmuş. Gördük. Savcı hanım bu kısımları kısmen çıkarsa da hala tutanaklar mütalaanın dayanağını oluşturuyor. Ancak tutanaklar ile bu iş olur mu? Göreceğiz. Bunu söylemek istedim. Yani biz kesinlikle Diyarbakır Barosu’nun duruşuna, kişiliğine söyleyeceksek, evet bu bizim haddimiz değil, biz haddimizi biliriz. Sonrasında savunmaya geçmek istiyorum.

Daraltılmış Baz ve Uzman Raporu Eleştirisi ​

Şimdi bu iddianamenin en büyük telem noktası neydi? Daraltılmış baz. Türkiye’de daha önceden var mıdır yok mudur bakan? Onlarca dosya var. Dün de burada da geçti. Rojin Kabataş’ın olayı hala biliniyor. Orada da yapılabilir. Yine Gülistan Doku var. Yani sadece kayıp kızlar tek değil, bir çok vaka var. Neden bunlarda yapılmıyor, burada bu yapıldı? Çünkü bu dosya çıkmıyordu, elden çıkmayacaktı. Bir şeyler yapılıp ya yani bir vahiy gelecekti ya başka bir şey olacaktı ya sihirli bir değnek değecekti, bir şey olacaktı ve bu dosya çıkacaktı. Bilirkişi ek raporunda diyor ki, ben bu dosyaya hiç temas etmedim. Ya bu dosyaya kimsenin temas etme şansı kalmamıştı ki. Türkiye’de sen bu dosya ile ilgili bir rapor hazırlayacaksın, yani bu dosyaya biz avukat olarak girmeden işte müvekiller geldiğinde zaten bir kısım bizde duymuştuk. Geldiğinde, görüştüğümüzde daha detaylı baktık. Muhtemelen baro başkanımız da daha burada değilmiş ama ben bildiğim kadarıyla yine takip ediyordu. Çünkü baro başkanıydı. O dönem etmesi gerekirdi, herkes takip etti. Diyarbakır 8. Ağır Ceza’dan muhtemelen kendilerine geldiği andan itibaren biliyordur, ediyordur. Daha iddianame gelmeden görmeden bakmıştır, illaki bakılmıştır, bakılmama…

Bilirkişi Raporlarının Güvenilirliği ve Denetlenebilirliği ​

Duymama şansı yok. İşte Nevzat Bahtiyar’ın da ismini duymuşsunuzdur. Narin Güran’ın ismini duymuşsunuzdur. Ben bunları anlatıyorum. Oradaki ifadeleri duymuşsunuzdur. Ben bu dosyaya temas etmiyorum deyip bu dosyada rapor hazırlayan kişi doğruyu söylemiyordur. Aklımız ile oynamasın kimse. Yani biz de neyin ne olduğunu biliyoruz. Her şeyi biliyoruz yani. Burada aslında itiraz dediniz ya, yargılama ile ilgili; evet şeffaflığınız ile ilgili duruşmayı götürme, yani çok gerginde geçebilirdi ama gerçekten heyet olarak savcım da bütün gerginliği aldınız. Sağ olun. Yoksa acayip bir birikme vardı. Mesela ilk günler hiç gülemiyordum. Dün ben de gülmeye başladım. Hani insan mesela belki bu da haber olacaktı. Avukatları da gülüyor diye çünkü gülmeler bile bu dosyada konuşulur oldu. Ne yazık ki, herhalde herkesin dünkü ruh haliyle konuşup, işte intihar etmesi beklendi. Ne bileyim, daha farklı şeyler beklendi. Şimdi raporlara gelelim. Raporlar önemli. Bunlar rapor mudur? Ya bunu bütün hukukçular biliyor. Burada rapor diyebileceğimiz hiçbir şey yok. Rapor bir kere denetlenebilir olmalı. Buyursunlar aynı uzmanlık alanında kime söylüyorlarsa götürelim bu raporu, denetleyebiliyorlarsa ben hiçbir şey demeyeceğim. Bu rapor denetlenebilir değil. Bilirkişi raporlarında taşıması gereken ilk unsur budur. Denetlenebilir olması lazım. Aynı uzmanlık alanına sahip bir bilirkişiye götürdüğümüzde, “Bak veriler bu, hadi bakalım, bu doğru mudur, değil midir? Sen denetle. Biz bir şey demiyoruz”. Biz götürdük. Hiçbiri denetleyemedi çünkü “Burada ne yapıldığını anlatmıyor” dedi. Ne yapıldığı anlatılmıyor. Ek rapor istendi. Ek rapor da bir şey anlatmadı. Adam kendi kendini doğruluyor. Ben öyle dikkatli davrandım ki, bana güvenin diyor. Ya bunu sen söylemezsin sen hazırlarsın, gönderirsin. Denetleyecek kişiler der “evet bu güvenilir veriler ile güvenilir bir şekilde elde edilmiş”. Üçgenleme yaptığını söylüyor. Dün söyledim ya telefonlar ile bir şey isteyecektim.

Üçgenleme Yöntemi ve Sinyal Gücü Değişkenliği ​

Iphone model telefonlarda, aslında dün tesadüf bu konunun bilişim uzmanı ben bir makalesini sunmuştum. Doktora yapmış bir hocamız vardı, Levent bey. Dün duruşma salonundaydı. Geç olacak diye ben söz almadım çünkü sağlıklı bir şekilde ilerlesin diye. Sayın baro başkanım hala bana kırgın mıdır bilmiyorum Iphone telefonlar ile ilgili. Hem adım sayardan kesinlikle hata vermeyeceğini söyledi. Hem Android’lerde hata olur dedi. Bende o zaman Iphone’lardan söyleyeyim. Şimdi Iphone’lar şeyi veriyor. Sinyal verisini veriyor. “*3001#12345#*” yapıp arama tuşuna basınca ekrana geliyor başkanım. Siz de denersiniz.

Sinyal Gücü ve Üçgenleme Yönteminin Hataları ​

Şimdi burada bakarsanız sinyal gücü sürekli değişiyor. Bakma şansınız oldu mu, bilmiyorum. Herkes bakabilir. Şimdi üçgenlemede iki husus önemli. 1- Sinyalin açısı. 2- Sinyal gücü. Madem sinyal gücü yerimizde durduğumuz anda bu dediğimiz gibi, gazeteye kendisi dün bir röportaj da verdiler Levent bey, tesadüfen kendi duruşması için Diyarbakır’daydı, bu duruşmayı da takip etti. Hatta biz belki dedik gelirse söz, kendisine de bu konuda bilgisine başvurabilir. Gerçi mahkemeler savunmaya geçtiği için uzman görüşü alacak mıdır bilmiyorum. Sinyal gücü gördüğünüz gibi sürekli durduğumuz yerde sürekli değişiyor. Üçgenleme de eğer matematiksel bir işlem ise bu denli, yani örnek veriyorum 87’den 93’e çıkıyor, yani ciddi oynama oradaki birim az değil. Sabitken bir de hareketliyken nasıl olur bilmiyorum. Denemek lazım. Burada nokta atışı bu sinyal gücü ile yaptığını söylüyor. Eğer bu matematiksel işlemse bir olasılık hesabıdır çünkü 87’yi de dikkate almalıyız, 93’de dikkate almalıyız. Ben zaten geçen celse bunu anlattım. Sinyal böyle dalga boyutundan gelir. Yani böyle lazerle noktaya temas eden bir şey değil. Radyo frekansıdır. Bunun çok örneklemesini yapabiliriz. Yani en güzel örnekleme suda oluşan dalgalar gibi dalga dalga gibi geliyor. İlk gelen 87 iken işte ardından daha güçlü 93 olabiliyor. Eve uzaklık anlamak için bir göstergedir ama tek başına yeterli değildir. Açı da yine aynı şekilde burada yapılan üçgenlemeler ile burada noktasal bir yer oluşturuyor, evet oranın içerisinde, evet. Nasıl söyleyeyim dün Fatih bey lazer ile ekran da gösterdi ya, yuvarlak daire çizdi. Ne olduysa burada oldu dedi. Evet ne olduysa orada oldu ama bakın oranın içerisinde bakın daha farklı yerler var. Neresi var? İnkar edemeyeceği bir yer. Kendi ahırı.

Nevzat Bahtiyar’ın Ahırı ve Gübre Çuvalı Delili ​

Nevzat Bahtiyar o gün Narin’i kendi ahırına götürdü. Nereden biliyoruz? Somut bir veri var elimizde. Bir gübre çuvalı var. O gübre çuvalının üzerindeki seri numarası ahırında çıkan çuvallarla ardışık. Demek ki, bunu oradan alma ihtimali çok yüksek. Nitekim, kendisi de ilk savcılık ve sorgu ifadesinde ahırına gittiğini söylüyor. Söylemek zorunda kalıyor. Demek aslında birçok şeyi de söylemiyor da zaman içerisinde söylemek zorunda kalıyor. Duruşmada da bir şeyi ağzından kaçırdı.

Nevzat Bahtiyar’ın İfade Çelişkileri ve Araba Meselesi ​

Bizim arkadaş fark etmedi, belki üstüne gidilse o kaydı izlemenizi isteyeceğim. Bizim Fatih kendisine araba meselesini sorunca onun için değil dedi. Lütfen onu izleyin. Acaba ne içindi? Daha soru gelmeden “Onun için değil” dedi. Acaba ne içindi? Nevzat Bahtiyar ahırından hiç gitmiyor. Yani 15:08’de daraltılmış baza göre anlatıyorum. Maddi gerçekten gidiyorum, bunu kimse tartışamaz çünkü kendisi de söylüyor. Bunu destekleyen bir yan delil var. Çıkan çuval orada. Çıkan çuvalların seri numaraları ardışık. Bu kesin bir şey. Yani tek başına delil değildir. Nevzat Bahtiyar’ın tek örtüşen konusu bu. O da değişti, biliyorsunuz. İlk başta arabadan arabaya dedi, sonra savcılığa gelince arabam ile geri geri gelip ahıra gittim dedi, ahır sonra hep kaldı. Dün aslında Fatih bey çok güzel bir excel tablosu yaptı, bir tablo yaptı. Çok sağlıklı güzel. Onu bunu bir flash disk’in içerisinde sunacağız. Bir incelerseniz anlaşılır.

Daraltılmış Baz Raporundaki Tutarsızlıklar ​

Daraltılmış baza göre 15:08’den sonra Nevzat Bahtiyar evinden çıktıktan sonra ne evine ne de müştemilatına girmiyor. Nasıl oluyor bu? Çünkü dediğim gibi olasılık hesabı. Ben canım böyle istedi böyle yaptım şeyi ile yapılmış rapor buna da güvenmemizi bekliyor. Ben iki mesaj yolladım sadece kendisine. Dedim ki, bak iki kamera var. Kameralar ile uyuşmuyor senin anlatımların. Bir de mısır tarlası değil dedim. Orada pamuk cevap vermiş takip etmiyor ama cevap verebiliyor. Ben mesaj yolladım. Basında da söyledim bunu. Dedi ki, ben dedi, bir dakikalık hani 55 var ya, savunma tarafı da dedi, bir dakikalık hatadan dolayı 55. Ya aklımız ile alay etmeyin. 18:55’te evet Salim Güran okulun önünde görünüyor, 18:56 ya kadar Arif Güran’ın evinin civarında diyor. Ya tam bir dakika ben hata yapabilirim, ya sen bizimle dalga mı geçiyorsun? Salim Güran’ın Arif’in evinin oraya araba ile gelmesi zaten 3-4 dakika. Nasıl bir dakikalık oynama? Dalga geçiyor bizimle. Bizim de ona inanmamızı bekliyor. Şimdi desteklemek için de sunuldu, dendi ki Uzunbahçe tarafındaki tarlayı gösteren Ruhi Kaya’nın kamerası. Buna gerek yok. Buna gerek yok çünkü evet biz bu konunun uzmanı değiliz ancak HTS dökümlerine baktığımız zaman biz de bazı şeyleri anlayabiliriz. İşte mesela nedir, kalktı dediler ki, Uğurcan ile Devran da mı bu işin içerisinde? Ama olmadığını biliyordu. Savcılık nereden biliyordu? Bir PTS’den bir de HTS’den belliydi. HTS’ye bakarsanız dosyada Uğurcan’ın HTS kayıtları var. Uğurcan o gün 16:00’da Çınar’da ben bunu söyleyebilirim. Çınar’da çünkü HTS bazı Çınar görünüyor. Yine Salim Güran’ın da Uzunbahçe tarafına yöneldiğinde otomatikmen HTS bazı değişiyor. Yani üçgenleme yapıyorum zırva. Hiçbir yerde nokta vermiyor. Mesela akşam saatlerinde gördüğü araç ile ilgili bir konum vermiyor. Madem üçgenleme yapıyorsunuz üçgenlemede bir alan verirsin. Koordinat verirsin. Bu koordinatların içerisinde dersin. Demiyor. O görüntüleri izlediler. Biliyorlar bu görüntüleri izlediklerini. Nereden biliyoruz? Nevzat’ın sorgusundan biliyoruz. Nevzat’a sorulan sorudan biliyoruz. Nevzat’a diyorlar ki, Siz 22:00 ile 23:00 arası Salim ile birlikte Narin’in bulunduğu yere gittiniz mi? Bunu niye diyorlar çünkü o görüntüyü izleyip bir delil daha üretelim diyorlar. Ya böyle olmaz gerçekten böyle olmaz. Bir yerde, bakın evet bu ailenin başına çok kötü şeyler geldi ama hukuk herkes için lazım. Yarın aynı şeylerin başka bir yerde başka bir ailenin başına gelme ihtimali var. Eğer biz buna izin verirsek izin vermemeliyiz, hep birlikte izin vermemeliyiz. Bizler hukukçular başta olarak izin vermemeliyiz, unutmamalıyız. Bakın burada verilen karar tarihe geçecek. Bizim burada söylediğimiz sözler, yaptığımız şeyler şu an tarihe bıraktığımız izlerdir. Mahkeme heyeti de dosyanın sonunda vereceği karar ile tarihe bir iz bırakacak. Lütfen hukuka sahip çıkalım. Sadece bunu isteyeceğiz sizden.

Bilirkişi Uzmanlığı ve CMK Uyarınca Açıklama Talebi ​

Şimdi bilirkişi o kadar alanında uzman ki, uzmanlığın ne olduğunu yazmamış. Mahkeme dedi ki, bu işte eğitim almış, uzman dedi. Saygı duyacağız. Mahkeme dediyse saygı duyacağız ama dediğimiz gibi uzmanlık şeyleri burada yok. Bilmiyoruz. Bilirkişi listelerinde de değiller. Şunu talep ettik; gelsinler soru soralım bilirkişiye. Biliyorsunuz CMK uyarınca var. Gelir, raporu ile ilgili açıklama isteyebiliriz. Açıklama isteyecektik, sorularımız olacaktı ve ben size söylüyorum o bilirkişiler buraya geldiğinde görecektik. Bakın, unutmayın biz hukukçuyuz. Dediğim gibi hukuka sahip çıkmalıyız.

HTS ve Dar Bazların ‘Kesin Delil’ İddiası ve Reddi ​

Dedim ya bir hukukçu, dosyayı bilen bir hukukçu çıktı dedi ki, ilk rapor sonrası ilk duruşma sonrası HTS ve dar bazlar kesin delildir dedi. Çok büyük çok iddialı bir laf. Hata payı sıfırdır dedi. Sonra da dedi ki, ben raporu incelemedim, dedi. Röportajın devamında duruyor. Dedim ya her şey tarihe geçiyor. Onun da vermiş olduğu bu beyanat tarihin şu an sayfalarında duruyor. O da bununla anılacak. Sonrasında ek raporda bilirkişiler ne dedi? Ya dedi ben hata yapabilirim dedi. 2 metre veya 1 dakikalık. ya bir dakika 2 metre 1 dakika kendi içinde ya bak sen bizimle dalga geçiyorsun. Ya bir dakika da bir insan 2 metreden öte bir yol alabilir. Yürüyerek. Aracı söylemiyorum bile. Sen burada bizimle dalga geçiyorsun demek lazım ama demiyoruz. Devam ediyoruz. O hukukçu arkadaşımız da sadece o lafa baksın ve bunu niye bu kadar kısıtlı söyledi, biliyoruz çünkü ne yazık ki bu dosyadaki veriler kesin veri gibi bakanlar da takip ediyordu. Adalet Bakanlığı’na bilgi gitti, oda oda biliyoruz dedi. Adım adım bakan bey de bu veri geliyorsa her halde havadan gelmiyor, kademeden bir yerden geliyor, güvenilir kaynak, her halde teyit edilmiştir. Bakan’a bunu dedikten sonra bilirkişi dönüp ben hata yaptım diyemez. En azından benim raporum varsayıma dayalı da diyemez. Ne yaptı işte dün filmlerden bahsedildiği, ya herkesin bildiği bir Türk filmi var. Ziya diyor ya aslan evladım, dokuz metre ağabeyi kızıyor. Ziya diyor, düşüyor aslanın boyu şimdi bilirkişiler düşürdü. 2 metre 1 dakika. Bir daha belki sorsak bir daha bir şeyler olacaktır ama zaman yok yargılama akıyor gidiyor.

Nevzat Bahtiyar’ın Hareketleri ve Keşif Talebi ​

Kameralardan bahsetmiştik. Tekrara düşmeyelim hem Nevzat’ın Narin’in cansız bedenini götürdüğü yere kamera kayıtlarındaki hareketleri zaman ve mekan yönünden daraltılmış baza uymuyor. Yine daraltılmış baza göre imkansız bir şey vardı. Bunu da dosyaya sunduk. Eğer Nevzat Bahtiyar daraltılmış bazdaki gibi 15:35’de Arif Güran’ın evinde ise ne zaman çıktığını söylemiyor. O zamana kadar orada diyor. Hadi o zaman çıktığını varsayalım. Anlattığı şekilde anlattığı eylemi gerçekleştirmesi mümkün değil. Bunda keşif istedik, yapılmadı. Keşif olamayacak ama işte amatör işte hani işte bu TikTok’çuların keşfi gibi bir şey diyelim.

Nevzat Bahtiyar’ın Ceset Taşıma İfadesinin Çürütülmesi ​

Bir keşif vardı, sağ olsun o Beyaz TV bu işe biraz kendini verdi. Bir canlandırma yaptı. Sunduk orada bir insan taşımıyor, bir yastık taşıyor ama mümkün değil. Gördük, evden bir çocuğu alıp cansız bedeni alıp açık alanda yürüyüp kendi evinin ahırının üstünde ilk başta o da değişti. Önceki gün yan taraftan bıraktığını kayıtlarda duruyor. Üstten diyordu, yandan demiyordu. Üstten attığını söyledi. Hatta Yılmaz bey de buna itiraz etti. Dedi, üstten atılsaydı, ben hatta ses çıkmadı diye sordum. Hatırlıyor. Çok net hatırlıyor. Nahit bey dedi, oluktan attın mı? Evet dedi oluktan. Kayıtlarda aynen bunlar geçiyor. Ben biz bu dosyada belki hatalar yaptık, şey yaptık ama kimse şunu iddia edemez. Ben Nahit beyde de onu görüyorum. Dosyayı kelime kelime, hani kim nerede ne dedi, çok iyi ezberimde. Farkındaysanız, ben duruşmadan da çıkmamaya çok önem gösteriyorum. Yani pür dikkat her şeyi dinliyorum. Kim nerede ne söyledi. Biliyorum, Nahit bey belki sataşma olacak, bu dosyada olmayan şeyleri getirdiniz. Arif bey’in telefon kayıtları silindiği söylendi. Bu dosyada yok. Öyle bir şey yine Osman’ın telefon kırıldı dediniz, bu dosyada böyle bir şey yok.

Dosyada Olmayan Bilgiler ve Medya Paylaşımları ​

Yani bu dosyada olmayan bir şeyleri kirli bilgileri yayıyorsunuz dediğimde de kızıyorsunuz. Bakın eğer Osman’ın telefon desenini evet hatırlamamış olabilir. Ben sordum aileye “doğrudur” dedi. Telefon kırılmış ama android olduğu için açmışlar hiçbir şey yok. Hiçbir şey olmadığını da söyleyin yine mesela. Twitter’da mitokondriyal DNA ile ilgili bir paylaşım yaptınız, evet gerçekten olanı yazdınız ama nasıl yazdınız? Algıda seçicilik var. Açın, bakın Twitter’ınızı. Narin’in, Anne Yüksel Güran’ın ağabeyi Enes Güran’ın o gün haberlere bakın yine o gün ne vardı biliyor musunuz? Ne tesadüf savcılık size bu bilgiyi veriyor. Savcılık bu dosyadan el çekti. İddianamesini düzenledi, savcılık bu dosyadan el çekti. Bu dosya artık Diyarbakır 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın değil. Bu dosya oradan kendisi kalkıp inceleme yapıp bu dosyaya müdahale edemez. Kanun bir kere buna izin vermiyor. Bunu benden iyi biliyorsunuz. Ardından size dosya değil de size vermesi zaten buna ilişkin bir dilekçe yazdım. Hatta başkana dedim, başkanım biraz sert oldu kusura bakmayın. Ben bundan rahatsız oldum. Ben dosyamdan ilgili bilgileri sosyal medyadan öğreniyorum. İddianameyi öyle öğrendim. Bunu öyle öğrendim. Evet dün bunu da eleştirdiniz. Nahit bey ilk taşı siz attınız, bütün belgeleri bütün açıklamaları sosyal medyadan siz yaptınız, biz değil. Ama biz eleştirildik bundan. Sizin yaptığınız bu durum ile ne yazık ki ilk başta ben şunu söyleyeyim ben sizin kötü niyetli olarak yaptığınızı söylemiyorum. Ben bunun da kötü niyetli olmadığını söylüyorum. Çünkü Nahit bey’in ilk başta yaptığı konuşmalar olmasaydı gerçekten feci şeyler konuşuluyordu. Daha feci şeyler konuşuluyordu. Yalan yanlış konuşulan şeylerin bir kısmını Nahit bey çıktı, düzeltti. Ben bunun böyle olduğunu söylüyorum ama bakın algıda seçicilik diyorum. O mitokondriyal DNA ne zaman oldu? Şahingöz ile kayıt yapılmadığına ilişkin evrak dosyaya geldiğinde bu çıktı. Tesadüfe bakın, savcılık bunu buldu. Bu defa aynı gün şimdi burada şahingöz kayıt yapıyor mu yapmıyor mu? Bize yapıyor dendi. Bir kayıt var. hatta başkanım müsaadeniz ile söyleyebiliyoruz.

Kamera Kayıtlarındaki İhmaller ve Teknik Arızalar ​

Kayıt almayan bir cihaz. Olayın resmi olarak bildirildiği saat 20:43 olarak geçiyor. Evet, Baran’ın araması bu ama ilk Salim bey 20:18’de jandarmayı aramış. 20:18 alalım, 20:18 iyidir. En erken bu çünkü. Jandarma, peki nasıl oluyor da 18:54’de bakabiliyor? Burada bir ihmal demek, burada anlatılmayan başka bir durum var. Bakın kameralar ile ilgili yaşadığımız tek şey bu değil. Biz duruşma başlamadan yazılı taleplerimiz duruyor. En az altı tane attık. 172G diye bir kamera var. Köyü görüyor. Batıkarakoç tarafında. Onu ısrarla istedik. O da ne hikmetse teknik arıza nedeniyle alınamamış. Aslında gelen tutanakta alınmış dedi ama sonra mahkemeye gelen tutanakta gece yarısı yaşanan fiber kablolarından kaynaklı teknik arıza nedeniyle alınamamış. Ya biz burada demiyoruz illa Nevzat Bahtiyar’ın işte korunmaya çalışıyor. O nedenle mi oldu? Ama bir ihmal var. Evet büyük bir ihmal var. Bu dosyada çok büyük bir ihmal var ve o ihmalin üstü ne yazık ki Güran’lardan çıkarılıyor. Ben bunu görüyorum. Anlatacağım, göreceksiniz. Net yani. Hiç kaçarı olan bir şey değil. Yani bu olay çok basit bir olayken ya biz niye çözemedik? Acaba burada başka bir hata mı var? Bizden kaynaklı bir şey mi var? deyip kendini sorgulayacağına biz çözemedik, çünkü bunlar çok acayip organize bir aile.

Ailenin İfade Çelişkileri ve Otomatik Banka Ödemesi ​

Organize bir aile kendi ifadelerini organize edemiyor. Adam kendi yaptığını bilmiyor. Bakın dün dendi ki, işte Salim Güran kayıt oluşturmaya çalışmış banka dekontu ile. Ya bu adam bunu hatırlamadı ki. Biz de hatta gözden kaçırmıştık. Biz bir ekip oluşturduk kendi içimizde. Sağ olsunlar bu davaya inanan arkadaşlar bize katkı sundular. Biz de dosyaları paylaştık, onunla bir tane Gülcan hanım diye bir bayan bizimle birlikte olan bir arkadaşımız var evraklara birlikte bakıyorduk. Bana dedi ki, burada böyle bir evrak var. Fatura görünüyor. Bu ne? dedi. Bir dakika dedim, biz bunu gözden kaçırmışız. Biz faturayı kendimiz bulmadık yani. Savcılık, evet aleyhe delilleri topladığı gibi, lehe olan delilleri anlatıp yazması gerekir. Mahkemeye ulaştı bu bilgi. Mahkeme sorma gereği duymuyor ama bence önemli. Sorulsun. Telefondan mı otomatik mi? Çünkü otomatik deniyor. Dayanağı da şu diyor; tabi iki ödemeden biri otomatik anlaşıldı dendi. Dayanağı da şu; o saate internet havale görünüyor. İnternet akışı aynı saniye olmasa bile belki gecikmeli düşmüş. Sorulsun yani. Neyse başkası da yapmış olabilir ama bu sorulup araştırılması gereken bir konu. Çok önemli bir konu.

Adım Sayar Konusu ve Köydeki Şebeke Sorunları ​

Yine adım sayar konusu da, bakın bizim bulduğumuz bir şey değil. Adam kayıt oluşturuyor kendince ama bunları bilmiyor. Ağırlaştırılmış müebbete gidiyor, akıl etmiyor. Yine biz bulmadık. Bunu görme engelli Diyarbakır’lı bir hemşehrimiz var Müslüm. Müslüm bey bir şekilde bize ulaştı dedi ki, ben sabah evden çıkarken telefonu evde unutmuşum. hemen ekmek almaya çıkmıştım. Geri döndüm, geldim işte sürekli bu dava aklındaymış. Ya diyor düşündüm, oradakilerin birinin adım sayarı var ise? Süper bir şey söylediniz. Zaten anne ile Enes evde olduğu için onların adım sayarından bir şey olmaz da Salim o gün evde olduğunu söylüyor. Darbaza göre sürekli geziyor. Net bir veri. Ya yalan söylüyor ya doğru söylüyor. Çıkaracak bu ortaya. Yani yine bu bizim aklımıza gelen, biz bulalım yapalım dediğimiz bir şey değil. Bakın insanlar gerçekten düşünüyor, sorguluyor. Oturmayan parçalar var. Bakalım ya hepimiz sorgulayalım, akıl sahibiyiz. Geçen celse dedim ya, bir elbise biçildi, dikildi. Elbise olayı oluyor, olmuyor eve elbise olmuyor, başka bir beden arayalım, belki oradadır. Aramadık ama bakın ilk günü bir şeyler söyledik. Bu arada başkanım şeyle ilgili cevap geldi mi? Gezici bazlar ile ilgili gelmedi. Şimdi daraltılmış bazda evet o köy Diyarbakır merkeze yakın ama rapordan da anlayacağınız yine beyanlardan da anlayacağımız ve HTS kayıtlarında anlayacağımız bir kaç şey var. Mesela cami bölgesi. Bir kendimiz de gittik. Hala duruyor gidebiliriz. Köy burada, caminin orada şebeke çekmiyor. Biz Arif bey’in evinin oradayken Arif bey’in evinin duvarında Google’dan işte konuma baktık. Bizi Salim’in evinin içerisinde gösteriyordu. Google’dan da sordum. Ben bilişim uzmanına Google nasıl dedim konumluyor? O da üçgenleme yapıyor dedi. Başka bir şey yapmıyor. Onun yaptığı da üçgenlemeymiş. Yani üçgenleme, bakın böyle Arif bey’in evinin kapısının önündeyken bizi Salim’in evinin içerisinde gösterdi. Şebeke tek çizgiydi, ekran fotoğrafı var. İsterseniz sunabiliriz. Buralarda birazdan onu da sunarım. Tek çizgi şebeke. Yani öyle merkeze yakın acayip şebeke çekiyor, bütün basın burada. Hepsi biliyor. İlk günler orada canlı yayın yapamıyordu. Hala yayın yapmaya gidenler bilir. Orada canlı yayında ciddi problem çünkü şebeke iyi çekmiyor. Olay olduğunda bütün basın orada. Canlı yayın yapanlar biliyor. Şahit olarak gelip söylesinler lütfen. Gezici bazlar bir kaç kare de var. Şimdi ben kare var desem, diyeceksiniz günü ne? haklı olarak. Biz de dedik ki, BTK’ya yazalım. Sağ olun, kabul ettiniz. Hala cevap gelmedi ama karara gidiyoruz. Ya şimdi gezici bazın olduğu bir yerde senin gelip ölçüm yapabilmen ne kadar sağlıklı? Ölçüm-2 ne ile yapmış? Bu adam gelip kendi telefonu ile yapmış. Kendi telefonuna indirdiği yarı amatör bir program ile ölçümleme yapmış. Ben bu telefona bu dosyadan sonra o programı ben de indirdim. NetMonitor diye bir program.

Yarı Amatör Ölçüm Programı ve Veri Güvenilirliği ​

Açık bir uygulama. Girersiniz, bakarsınız. Yarı amatör bir program. Şey gibi düşünün. Mesela Google’da haritalar veya yandex navigasyonda bir yere gittiğinizde bazen yol yeni açılmıştır, oraya veri girilmez ya. Bu da onun gibi anlık bilgi vermiyor. Kayıtlı, süreç içerisinde gelen kayıtları tutup onları paylaşıyor çünkü amatör bir program. Şey değil, sunduğu ekran resmi onun resmi. Üçüncü sayfada şuradaki haritaların göründüğü beyaz resim o uygulamaya ait. Diğeri de başka bir uygulama. Dediğim gibi o anlık değil. Kayıtta olan işte burada bu bazlar var, bu bazlar bu güçte veriyor sinyali, bu bölgeye kayıt tutuyor. Bu ne kadar güvenilir? Zaten güvenilmez olduğu için diyorum ya, net. Yine gezici bazlar kendince şöyle bir önlem almış. Biliyordu ne ile geleceğimizi. Her halde tahmin etti. Ben işte orada bulunan personelin sinyal gücünü etkilememesi için telefonunu kapattım. Sen kaç personelin telefonunu kapatabilirsin? Gün gelmiş, 1700 personel duruyor. Hepsi aynı bazdan almak zorunda.

Baz İstasyonlarının Veri Saklama Yeteneği ve Güvenilmezliği ​

Bazlar şöyledir. Ben buradayım şu an ofise yakın bir baz var galiba, oraya bağlıyım. Oradaki baza bağlıyım. Bazın bir kapasitesi var. Her bazın öyledir. Gözleri var. Kapasite var, kapasite dolduğunda bazların da petek sistemi ile birbirine bağlantısı var. Birbirlerini de tanıyorlar. Line halindeler. Kapasite dolduğunda sizi bağlantılı olduğu, aktarabileceği ikinci baza aktarıyor. Sizin konumunuz değişmese bile, burası önemli, siz şu baza bağlısınız, kapasite doldu, sizin yeniden bir baza bağlanmanız lazım, bir iletişim ile internet veya arama sizi petek sistemindeki en uygun olan, yakın olan baza bağlantılar. Yani birbirleri ile oraya aktarıyor. Siz yer değiştirmediniz. Yani konum değiştirmediniz. Burada, hani bazı şeylerde işte buradan buraya gittiği bazlar ile ilgili yapıyor ya, bu gerçek değil. Bu veri güvenilir bir veri değil. Bir meslektaşımız dedi, ya bazlar şey tutuyor, veri tutuyor. Bazlar hiçbir veri tutamıyor. Kanunen de tutamaz. Buna yetecek bir yeri de yok. Depolama alanı da yok. Dün Mahir bey anlattı. Bunları, bu acayip korkunç bir bilgi demek, bunu tutacak bir veri yok. Ha diyelim ki, tutuyor. Tuttuğunu varsayalım. Mümkün değil diyorum. O da öyle bir şey demiyor. Bilirkişi raporunda öyle bir şey demiyor. Bilirkişinin demediği bir şeyi iddia ettik. Peki bu veriler nerede? Adam diyor ki, ben gittim, orada 100’ün üstünde arama yaptım. 100’ün üstünde arama ne ya? Böyle bilimsel rapor mu olur? Ben 101 arama yaptım, 187 arama yaptım, 327 arama yaptım. Ya 100’ün üstünde arama ne? Bilimsel rapor böyle mi oluyor? Düşünün ki, insanların hayatı ile ilgili siyah ya da beyaz diyeceğiz, ya ağırlaştırılmış müebbet ya da beraat diyeceğimiz bu kadar hassas bir dosyada, ya bu ne cesarettir? Hani, evet özü itibariyle belki özü değiştirmeyecek imza konusu ama bu insanlardaki cesareti gösterecek bir şey. Bu insan kendi başkasının yerine imza atacak cesareti, cüreti tüm Türkiye’nin takip ettiği bir dosyada kendinde bulup yapabiliyorsa, bunu da çok rahat yalan da söyleyebilir diyebilirim. Ben anlattıklarını gelsin, anlatsın dedim. Gelmedi. Gelseydi kendisinin yüzüne söyleyecektik olmadı. Evet, şimdi bir de 22 baz meselesi. 22 baz…

22 Baz Meselesi ve Telefon Sinyalleri ​

Şimdi 22 baz meselesi. Evet anlattığım gibi petekleme sisteminden dolayı bazı bazlar ekstra alt baz olarak var. Dar açı jandarmanın dar açı çalışması var. Orada 13 baz verirken bu 22 demiş. Ya şimdi insanlar şunu anladı. Sanki bir telefon aynı anda 22 bazdan sinyal almış, oradan üçgenleme yapılmış. Öyle bir şey yok. Mümkün değil ki. Bu telefon bir bazdan alır sinyalini. Gösterdim. O uygulama bir tane deneyin. Tek bazdır programda. Söylüyorum, NetMonitör açık bir programdır. Bakın, yazar alta diğer bazların mesela görebildiği, sinyallerinin kayıtlı verilerini yazar ama bağlı olduğu bir tanedir, başka baza bağlamaz telefon. Mümkün değil bu.

HTS Verilerinin Güvenilmezliği ve İddianamenin İnşası ​

Bir de bak, HTS verilerinin nasıl güvenilmez olduğuna vurucu bir örnek daha. Diyarbakır’da bir arama başlattım. Arabaya bindim, başladım, yola çıktım. Çınar’a gidiyorum. 40 dakika boyunca telefon ile konuştum. Şarjım bitti. Tam işte o 22. dakika, örnek veriyorum, Diyarbakır’da bir cinayet oldu. HTS kayıtları geldi, ben Diyarbakır’da görünüyorum ama ben aslında Diyarbakır’da değilim. HTS kayıtlarında o ara geçiş bazlarından hiçbiri görünmez. İlk bağlandığınız baz ne ise o görünür. Sadece gelen budur. Yani bu veriler böyle verilerdir. Ayrıca ben başka dosyada görmedim ama Levent bey dedi, biz dedi, dosyalarda bazen HTS kayıtlarını farklı zamanlarda istediğimizde farklı veriler geliyor çünkü bunlar sayısal verilerdir. Ne yazık ki, saat ile tutulduğu sorgulanmalıdır. Ayrıca şirketten gelen verilerdir. Bilgisayar verileridir. Bunlar üzerinde oynama, ne yazık ki, olabiliyor. Müdahale ile değil de belki bilgisayar hatası veya başka bir şeyle. Bu derece sağlıksız bir şeyle bir iddianame inşa edildi. Şimdi, peki bu iddianamenin inşasında yine bakalım, nasıl yorumlayalım? Şimdi mütalaaya göre hala durduğu için, savcım değişti mi duruşmadaki mütalaanız? Telefonlar açık mı, kapalı mı? Bizim müvekkile abinin, duruşmadaki mütalaanızı okudunuz ya o kısmı, yazılı mütalaada duruyor.

Telefonların Açık/Kapalı Olması Çelişkisi ​

Ha tamam. Yazılı mütalaada duruyorsa duruyor. Şimdi eğer olay saatinde anne ile ağabeyinin telefonu kapalı mı? Bilirkişi böyle bir şey dememiş. Bilirkişi tek bir saat veriyor. Bilmez bilirkişi bunu. Nasıl tespit etmiş, bilmiyorum. Herhalde kökten kapandığını söylüyor. Ya hiçbir şeye temas etmemiş ama kendisinin imzalamadığı teslim tutanağına göre de dosyayı da teslim aldım demiş. Ayın 3’ünde, meslektaşımız anlattı, 3’ündeki teslim tutanağına göre dosyayı teslim almış ama kendisi hiçbir evraka temas etmedim diyor orada beyanına göre. Enes diyor zaten 6’dan sonra telefonumun şarjı bitti, -ki 06:13’ten sonra bir şey yok. Hiçbir veri girişi yok. Ne baz aldık bilmiyorum, telefonlar kapandı diyor. Hangi saatte tam muhtemel cinayetin işlenmiş olabileceği, saate anne için 14:28 ile 15:38, Enes için de 12:41 ile 13:41 arası bir şey. İşte onu da 50 dakikalık bir şey. Telefonlar kapalı ise evde olduğunu nasıl anlıyoruz o zaman? Bu birinci soru ki telefonlar kapalı değil. Bakın telefonlar. Rapor diyor ki, telefon açık. Evde sinyal almaya devam ediyor. Bu açık olduğu anlamına gelir. Eğer raporu baz alacaksak ama mütalaa ve iddianame diyor ki şüpheyi artırmak için, bakın bu gerçekten iddianame düzenlenince bizim de ya bu nasıl olabilir, insanlar hepsi soruyor, biz gittik telefonuna kesinlikle kapalı değildi. Şarjın bitti mi? Hayır. Çocuklar? Hayır, çocuklar oyun oynuyordu. Hatta soruşturma savcısı da çocukların, çocuklar evde. Bu nasıl olabilir diye sorduğumuzda, çocuklar evde oyun oynuyor diyor. Çocuklar evde oyun oynuyorsa telefon nasıl kapalı olabilir? Telefonun kapanması evet şüpheli bir durum yaratır ama buna ilişkin hiçbir veri yok. Hiçbir veri yok.

GPS Sinyalinin Yokluğu ve Telefonun Kapalılığı ​

Sadece GPS sinyalinin olmaması telefonun kapandığı anlamına gelmez çünkü bakın akşam saatlerinde uyku halinde bakın geçen celse gösterdim, tekrar göstereceğim. Mesela Yüksel hanımın ayın 20’sinde saat 02:01:33-03:31:33 arası sıfır kesinti var. Yine 70 dakikalık bir kesintiden söz ediyoruz. Hatta daha fazla. 70 dakikanın üstünde. 80 dakikalık bir kesinti. Yine burada gündüz saatlerindeki kesintiye baktığımızda 14:28 - 15:38. Dedim ki şeye, bu işi anlayan arkadaşa. Konuşuyoruz, biz ilk celse anlattık, bu ne oluyor, niye böyle?

Telefon Sinyallerinin Uyku Modu Davranışı ​

Dedi ki, telefon sinyal işi yoksa şeyle baz ile baz uyku moduna alır kendini o telefon için çünkü o telefonun benim ile işi de orada duruyor ama benim ile işi yok. Sinyal göndermez, veri almaz, veri yollamaz. Ama sıfır dedim bak. Yazan bir sinyal yollamış dedi. O şeydir, bir şey kodlaması var, onun dedi. 60 dakika, 70 dakika onun artık şeye göre değişiyor. Bazen iki saat olan da var. Bir hatırlatma sinyali gönderiyor. O da şu, bir telefon vardı o hala burada mı? Şey içinde, hiç veri gönderme alma olmayan sıfır. Dikkat ederseniz sıfır olan bir sinyal yollar, bakar yani telefon orada mı, değil mi. Bunun kalkıp telefon kapandı diye yorumlarsak şüpheyi artırmak için, ekleme bir şeydir bu. Bu eklemedir. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu konuda ne Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın uzmanlığı ne bizim uzmanlığımız var, ne de mütalaayı hazırlayan savcımızın uzmanlığı var. Bu uzmanlık gerektirir. Eğer telefon kapalı diyorsak buna ilişkin bir veri olmalı elimizde. Bir bilirkişi raporu, uzmanlık raporu olmalı. Bunu ortaya koymalıyız. Bunun ile, evet telefon kapalı demeliyiz. Telefonlar kapalı değil. Bakın kendisi de söylüyor. Eğer raporu hazırlayanlar bu konudan anlıyorlarsa tek dedikleri diğer şey de telefon kapalı demiyorlar, sadece 18:13’te Enes’in okul civarında telefonu kapandı veya kapatıldı diyor. Enes zaten diyor, benim 6’dan sonra şarjım bitmek üzereydi, bitiyordu. Bitmiştir, muhtemelen odur.

Yangın Meselesi ve Şüphe Artıran Eklemeler ​

Yine Enes’in de aynı şekilde olay saatlerinde telefonu kapalı değil, yani burada ufak ufak şeyler, cehenneme götüren taşlar olarak döşenmiş. Bu insanların önüne mesela nedir yangın meselesi? Ben bunun ile ilgili bir video izletmek istiyorum. Biliyorsunuz, Diyarbakır’da Haziran ayında bir yangın başladı. Çınar’a kadar durmadı. TEDAŞ dedi ki, bizden kaynaklı değil. Anız yangını. Büyükşehir belediyesinin itfaiye raporu. Diyarbakır Barosu da takip etti zaten konuyu. Çünkü 16 insanımız öldü. Çok sayıda hayvan telef oldu. Büyükşehir belediyesi bir tutanak tuttu. Bu elektrik tellerinden kaynaklı bir yangındır dendi. Nitekim bunun daha sonrasında görüntüleri çıktı. Elektrik tellerinden bir yangın çıkıyor yaz aylarında yine. Yani burada şüpheyi artıran şeyler ekleniyor. Ne diyor?

Yangının Sebebi ve Elektrik Telleri İddiası ​

Yaz ayında, hiç rüzgar olmayan bir havada yangın çıktı diyor. Birazdan, 1-2 video var, tek tel, hiç tel yok. Tek bir tel üzerinde aşırı yüklenmeden yangın çıktığını gösteren video da var. Yani yangının çıkması için tellerinin birbirine çarpması diye bir şey şart değil. Bu bölge o tarihten sonra da başka yangınlar gördü. Yukarı Nasırlı Mahallesinde gördü. Yine Tavşantepe’de 1-2 sene önce Güran’ların yine amcanın tarlasında bir elektrik tellerinden kaynaklı bir yangın gördü. Hatta bunun zararı ödendi. Kendilerine elektrik tellerinden olduğu tespit edildiği için TEDAŞ tarafından zarar da ödendi. Yani burada bu yangın hiç çıkmamış, çıkmıyor diye bir şey yok. Bir de bu yangının kime ne faydası olacak? En önemli şey, bu yangın geç saatlerde çıkıyor, 22’den sonra çıkıyor. Şeyden biliyoruz DARAN-360 geç gelen kamera kaydı. 23’ü var ya oradan. Baktık hani acaba bir şey görür müyüz, tam yangının çıkma anında kamera da gidiyor. Belki dedim hani direkleri falan görürüz, çarpma telleri falan olmadı. Çünkü o anda kamera da gidiyor. Açılırsa oradan bir görüntüyü de birazdan izlersiniz.

Terlik Bulunması ve Ailenin Erken Şüpheli Görülmesi ​

Terlik olayı anlatıldı ya, şimdi her yerde her yerden her delil toplanmış, bu dosya içerisine bir çuval bulunmuş alınmış, bir kıyafet bulunmuş alınmış, bir başka terlik bulunmuş alınmış, yani jandarmanın kendi buldukları. Ya terliği de biri bulacaktı. Biri bulacaktı ya. Bunu bulan neden ki işte Arif bey’in yeğeni, kardeşinin kız kardeşinin oğlu sen nasıl bulursun? Biri bulacaktı terliği yani. Jandarma görmedi veya o çocuk o terliği düşürenden o dakika önce bulamaz mı? Terlik de benziyor, birebir benzeyen bir terlik. Terliği gördün, sen şüpheli bir şey yaptın, çocuğu alıyorlar şüpheli olarak. Bakın ikinci gün. Hani aile bizi yanlış yönlendirdi diyor ya, ya zaten sen aileyi ikinci gün şüpheli gördün. Ölüm vakası demişler. Çocuğa demişler. Muhammed burada söyledi. Katil ne yaptın çocuğa söyle çabuk. Zaten olaya böyle bakmışsın. Şüpheli olabilir demişsin. Bunun tutanağını da tutmuşsun. Artık sen beni yanlış yönlendirdiler, ben şeyi sordum basına, size bu patates hat meselesini kim söyledi?

“Patates Hat” İddiası ve Sahte İhbarlar ​

asın dedi ki, jandarma diyor. Allah Allah, dosyada hiç patates hat diye bir şey yok? Dosyada patates hat diye bir şey yok. Dosyada sahte ihbarlar var. Bu ihbarların en büyük kısmı aileye gelmiş. Arif bey’e mesela. Mesaj atmış biri. Ben Narin. Ya düşünün ne acımasız insanlar var ya. Nasıl acımasız bir toplumdayız. Ya bunu daha önce yaşadık. Yine deprem dosyasında gördük. Adam, ben göçük altında, kadınlar işte çocuklar mıydı, hatırlamıyorum. Ben göçük altındayım diye Afat’a sağa sola mesaj atan zalimleri de gördük. Evet zalim bir toplumdayız. Kızın elimizde diye arayanlar var. Arayıp çocuk sesi çıkaranlar var. Yani insanlar zannediyor çok rahat geçmiş, hani hiç umurlarında değil. Hiç şey yapmamışlar, çobanı sorguladığı şeyi gördünüz. Bakın Diyarbakır Barosu dediğim gibi burada saygı duyulacak şeyler çok yaptı. Ben yine söylüyorum, oradaki çevirinin yanlış olduğunu onlar da biliyordu. Hiç onunla ilgili soru sormadılar çünkü ulusal kriminal büro sadece kendi PR’ının peşindeydi. Ben, siz oraya yolladığınızda zaten keşke oraya yollamasınız dedim ve hemen itiraz dilekçesi yolladım. Gerekçemiz de sosyal medyada alenen aileye yönelik ağır hakaretler, alenen savaş başlatan kişiler ile direk temas halinde. Ya senin tarafsızlığına nasıl güveneyim ben?

Ulusal Kriminal Büronun Taraflılığı ve Siber Saldırı İddiaları ​

Sen tarafsız değilsin, tarafsın. Uyduruyor mesela. Ne uyduruyor? 46 siber saldırı. Ya bu adamlar doğru dürüst bilgisayar kullanmayı bilmiyor. Kim sana siber saldırı yapacak. İlk şeyde, işte patates hatlardan acaba bizi de o hatlardan tehdit ediyor. Ya varsa bir tehdidin, git et git şikayet et. Ya git şikayet et, durma. Tespit edilsin. En ağır cezayı alsın. İnsanlar mesela atıyorum bu dosyada şeyi de gördük. Twitter yargılamalarını gördük. İşte sohbet odaları kuruluyor, biri giriyor işte belli kendi aralarında şey yapmışlar, anlaşmışlar. Her halinden belli. Ben işte bilmem Ahmet Güran. Başlıyor oradakilerine hakarete, silahla hepinizi öldürürüm, bilmem ne. İşte gördünüz, Güran’lar geldi, bizi tehdit etti. Ya tespit edilsin o kim? %90 sizin ile parmağı olan, sizin ile şey yapıyorsunuz, orta oyunu yapıyorsunuz. Bunu da, sonra kamuoyu da, ya bunlar nasılmış! Ya burada bile şurada bile oturuyorlar. Tam yanımda oturuyorlar. Bir şey oluyor, bunlardan rahat yok diye tweet atıyor. Ya rahat ya.

Ailenin Durumu ve Toplumsal Tepki ​

Burada kendi çocuğunu kaybetmiş bir aile bununla suçlanırken, varlık ve yokluk mücadelesi içerisinde iken, burada yer alması gereken asli unsurlarken, sen gelip varlıklarından rahatsız olduğunu söylüyorsun. Gelme! Gelme! Gelme! Buranın asli unsuru onlar. Yargılanan da onlar. Çocukları ölen de onlar. Ya bundan daha öte bir şey gerçekten düşünemiyorum. Herkes kendinde her hakkı nasıl görebiliyor? Ya bakın toplumsal olarak bilincimiz kapanmış. İlk duruşmanın ilk günü, Türkiye’nin aslında bir çoğunun saygı duyduğu bir Profesör’dür Erhan Şen ceza hukukunda. Masumiyet karinesine ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ile ilgili bir şey yapıldı, linç edildi. Adam bu suçsuzdur veya bunlar şöyledir demedi. Sadece dedi ki, masumiyet karinesi var. Bu yasal bir durumdur. Bir hukukçu bunu hatırlatmalı. Ne yazık ki! Görüntüleri çok kısa.

Yangın Görüntüleri ve Dış Müdahale İddiasının Reddi ​

Hani konu, diğer konuyu geçiyordum ya. Elektrik, evet bakın şuna. Yani gördüğünüz üzere bir dıştan müdahalenin olabileceği bir yer değil. Yangın çıkıyor. Böyle yine burada bakın, hiç evet yine rüzgarsız bir hava. Kablolar birbirine değmemiş. Yangın çıkıyor. Yani bunun gibi onlarcası binlercesi var. Biz Diyarbakır’da çocuk iken de bunlar ile hep karşılaştık. Hep gördük. Muhtemelen Türkiye’nin birçok yerinde insanlar karşılaşmış. Bakın, yine tek tel. Tek yani, başka bir tele vurma şansı da artık yok. Herhalde rüzgar da zaten yok, nasıl atıyor? Bu hiç olmamış diye sanki bir uzman gelip rapor tutmuş bir uzman. Ya da bunu görüntülemiş çok basit bir şey soracağım. Madem jandarma oradaydı, müdahale etti, başkanım niye bunun bu çubuk dedikleri bu plastik çubuklara neden el konmadı? Neden fotoğrafları yok? Neden dosyada değil bunlar?

Yangın Müdahale Delillerinin Toplanmaması ve Fuat Güran’ın Durumu ​

Jandarma oradaymış. Kişi ilgilileri de almış, nerede bu plastik çubuklar? Ya Kurtuluş bana anlattı. Yere yangın düşünce bir çalı kopardım diyor, yangını yerde söndürmeye çalıştım. Kendi evinin bahçesinde, ağabeyinin bahçesinde çıkan yangını söndürmeye çalışmasın mı? İşte, ne dendi bi battaniye varmış. Bakın bu da Diyarbakır’daki yangın ile ilgili. Evet bu da Diyarbakır’daki yangın ile alakalı. Dedi ki yangını orada ben söndürmeye çalışıyordum. Bir çubuk, çalı, çalıyı kopardım, vurdum. O çalı o şeye yetişmez. Tek elinde çubuk olan, kimde çubuk var dedim. Ya dedi ki, ben çalı kopardım. Hatta biri dahi koparmış olabilir, biz yangını söndürmek için o yeşil çalılar ile vuruyorduk. Yangın meselesi bu. Bu konuda, bakın hiçbir uzmanlığı olan birinin tuttuğu bir şey yok, evrak. Gelip burada, evet dıştan müdahale ile oldu veya burada başka bir şey var, en basiti bütün jandarma personelleri orada köyün içerisinde. Yani 3-5 değil, yüzlerce jandarma personeli var zaten. Hemen oradalar. Hemen orada bitiyorlar. Müdahale de etmişler yangına. Madem sen müdahale ettin. Ellerinde plastik çubuklar vardı, devlet malına yani ya da özel mülk mala zarar var, suç var, suç unsuru var. Nerede bu plastik çubuklar? Nerede bunun evrakı? Nerede bunun tutanağı? Niye bunun görüntülemeleri yok? Çünkü ben yapayım da olsun. Hani bu dursun ileride kullanırım ailenin aleyhine. Tıpkı işte Fuat Güran’ın bu dosyada tutuklu olması gibi. Ev aramasında, kendi ev aramasında aile şey diye biliyor. Hala söylüyorlar, tutanaklarda öyle geçmiyor. Çay dağıtırken değil, belki de ev aramasında çay götürmüş bilmiyorum. Pardon o da olabilir. Belki onların dediği gibidir. Ev araması sırasında bizi dinledi dedi. Ya bir insan düşünün, yeğeni kayıp. Yani şey düşünmeyin. Komplo düşünmeyin. Kendinizi düşünün. Sadece kayıp yeğen diye düşünün. Polis ve jandarma gelmiş, orada çalışmalar yapıyor. Ne yaparsınız? Ağzının içine bakarsınız. Acaba bir şey söyleyecek mi, bir bilgi var mı, haber var mı. Hastanede de yine doktorun ağzının içine bakarız, burada anormal bir şey görmek, gerçekten kötü niyetli okumadır. Adam arama sırasında ne dinleyebilir? Aramada ne konuşuyor olabilirler? Ev araması hazirun var, hazirunun da bu arada yeğenleri. Yani zaten konuşacaklarını onun yanında konuşacak, duyacak.

Rehineler Dosyası ve Gizlilik Kararı ​

Bu dosyada rehineler var. Gerçekten diğer dosya rehineler dosyası. Niye bize verilmiyor? Nahit başkan söyledi, ben bütün evrakları gördüm. Biz niye göremiyoruz? Ya bu dosya suç delillerini karartmaktan devam ediyor. Dosya kanuna göre açık. Hepimiz biliyoruz. Nasıl gizlilik kararı kalabiliyor? Talepte bulunuyoruz, ben işlem yapmayacağım diyor. Ya bakın, çok önemli hususlar var. Diyoruz, örneğin, bu dosyanın gerçekten aydınlanacağı şeyler, biz evet şu an sanık müdafileriyiz ama aslında evlatlarını veya kardeşlerini kaybetmiş insanları savunuyoruz. Onlar gerçekten bu suçta parmağı olan herkesin ortaya çıkmasını istiyor. Ben dün bir iki husus söyledim. Belki anlaşılmadı, anlaşılmayacak da. Çünkü biz burada da sizi eleştireceğim. Işık hızı ile gidiyoruz bir şeye. İnşallah sonumuz selamettir çünkü bütün delillere temas etmemiz gerekirdi. Bakın, ilk duruşmada HTS yoktu. Vecdin Bahtiyar geldi, benim ona soracağım sorular varmış, soramamışım. Yoktu çünkü. Biliyorsunuz başkanım, ayın 8’inde Nevzat Bahtiyar Tavşantepe’ye gidiyor. Çarıklı’dan çıkıyor, Tavşantepe’ye gidiyor. Buna şahitler var. Oğlunun arkadaşı Murat Tutulmaz yine bizim müvekkillerin, Enes’in üvey babaannesi Süheyla Özkan evlerine çağırıyorlar. Yukarıda büyük bir arbede var. Herkes perişan halde. Kimsenin de yemek yapma durumu da yok. Ya Murat da şey için gelmiş, hem İbrahim ile hem de Baran ile arkadaş. Onun için gelmiş. İbrahim de duyuyor Nevzat’ın oğlu ile birlikte yemeğe gidiyorlar. Nevzat Bahtiyar, Nevzat’ın eşi var, evde yemek yiyorlar. Evdeki yemek mesela içli köfte. Biz niye içli köfteyi belirttik? Çocuk hatırlıyor. Keşke tanık olarak dinleseydik. Bir kaç video’da olacaktı, sonra ama Nevzat Bahtiyar’ın ifadeleri var sonra.

Nevzat Bahtiyar’ın Jandarma İfadesi ve Personelin Rolü ​

Şimdi Nevzat Bahtiyar’ın ifadesi dosya içerinde. Allah’tan görüntülü var. İyi ki görüntülü var. Keşke bütün şüpheli veya işte bulunan sanıkların tüm ifadeleri böyle görüntülü olsaymış. Jandarmanın ne kadar kötü ifade aldığını net gösteren bir şey. Şimdi Nevzat Bahtiyar’ın ifadesi mi, ifadeyi alan kişinin ifadesi mi? Hani burada yönlendirme değil, yönlendirme hani belli alanlarda olur. Bu artık yönlendirmenin ötesinde bir şey. Adam kurmadığı cümleleri, ifadesinde geçmeyen cümleleri var gibi, Nevzat’ın ifadesi gibi yazıyor. Şimdi biz Nevzat Bahtiyar’ın jandarma kolluk ifadesini okuduğumuzda altında imzası var. Avukat var. Tamam, bu Nevzat’ın ifadesi diye deriz görüntü olmasa ama görüntüler var. Görüyoruz ki, Nevzat’ın ifadesi değil bu. Ne diyor mesela? Arama ile ilgili sen 15:08’de niye aradın diyor. İşte ben su meselesinde aradım. Peki diyor, sen pişman mısın diye bir şey soruyor. Hiç orada gerçi o da geçmiyor, kim aradı diyor. Pardon, jandarma personeli şunu ekliyor “Keşke aramasaydım, bunun içinde olmazdım, pişmanım”. Adamın ağzından böyle bir ibare, böyle bir ifade çıkmıyor. Yine olayın itirafı ile ilgili söylediklerine bakalım. Adam şey gibi, her halde Türkçe’den Türkçe’ye tercüme vardır ya, adam bir şey söylüyor, jandarma personeli her halde Nevzat bunu bunu demek istedi, çeviriyor. Çünkü biz anlamıyoruz. Öyle duyuyoruz. Ne dediğini duyuyoruz dediğinde ağzından çıkmayan kelimeler, ifadeler veya ifade ederken söyleyiş tarzında öyle şeyler olmadığı halde işte “Ben pişmanım, jandarma geldiğinde beni alacağını biliyorum”. Bir kere zaten hemen itiraf ettim demiyor. ilk başta söylemedim diyor. Beni bir yere götürdüler, orada söyledim diyor. Yani görüntüde öyle ama diyor “Jandarma gelince ben de bu olayı itiraf ettim”. ifadeye böyle geçmiş. Sahte ihbarlarda net yönlendirmeyi görüyorsunuz. Bunun gibi kaç yerde kaç tane Salim Güran’a yönelik yönlendirmeler var. Yönlendirmeyi dediğim gibi geçtim artık, ifade hani Nevzat Bahtiyar’ın ifadesi olmaktan çıkmış çünkü oradaki kelimelerin çoğu ona ait değil. İfadeyi alan kişiye ait. Yani ifadeyi alan kişinin ifadeleri diyebiliriz ona. Personelin altta ifadeyi alan diye imzası var. Aslında ifadeyi veren kendisi, Nevzat’ın ifadesi değil ki.

Sahte İhbarlar ve Aile Üzerindeki Etkisi ​

O adam diyor ki, “Sahte ihbarlar geliyor muydu?” diyor. Evet geliyordu diyor. TikTok’tan geliyordu. O şeye yoracak, hani biz bulamadık çünkü sahte ihbarlar geliyordu. “Bunu aile yapıyordu değil mi?” diyor. “Yok” diyor, “Aileye geliyordu”. Sahte ihbarlar TikTok’tan diyor, aileye sahte ihbarlar geliyordu. Mesela diyor “Buradadır, aile gidiyordu oraya, orada bulamıyordu”. Demek ki, bakın aile en azından bunu anlatmış çünkü aramalarda O da orada ya, her yerden ihbarlar geliyor aileye. İşte dediğim gibi sadece Arif bey değil. Arif bey belli bir yerden sonra telefonunu bırakmış. Onun ile de ilgili neler neler söylenmedi ki. İşte bi Furkan emlak meselesi var, biliyorsunuz. İlk günler konuşuldu. İşte kızın kayıp saati sanki daha önce söylenmiş. Sonra anlaşıldı ki Amerika üzerinden alınmış o şey, paylaşım. O sebeple saat farkı yanlış yorumlanıyor. Bununla ilgili gerçi arkadaşlar hazırlık yaptı. Sadece yalan haberleri anlatacaklar. Çıkan yalan haberlere ilişkin sürekli aileye bir ihbar, mesela bir kişiye değil ailenin tüm bireylerine. İşte burada birini gördük, o onunla bağlantılı bir şey olabilir. Ama şöyle yapıyorlar, belki de hata yapıyorlar, gidip jandarmaya diyorlar ki, böyle bir şey geldi haberiniz olsun. Biz oraya gidiyoruz, ilk bir kaçına jandarma onlar ile geliyor sonra artık jandarma gitmiyor. Gidin bakın diyor. Bir şey varsa geliriz. Ya burada yani sağa sola saldıran, deli gibi arayan insanlara siz bizi oyalıyorsunuz deniyor sonra. Ya ne yapsınlar kişi bilmeyince yaptığı şeyler ne yazık ki sonuç elde edecek taraflar olmayacaktır. Bu şeydeki gibi, üfürükçü meselesindeki gibi.

Üfürükçü Meselesi ve Jandarmanın Rolü ​

Evet üfürükçüye gidilmiş, tutanağı var. Sadece siz bir üfürükçüye tek mi gidildi? Jandarmanın getirdiği üfürükçü de var. Tutanağı yok diye şu an anlatamıyoruz. Eğer bunun da tutanağı olsa, bunu da anlatsaydık, bize inanmayacaktı. Biz hangi yüzyılda yaşıyoruz ya? Jandarma alıyor, istismar ediyor aslında aileyi. Dini duyguları kullanarak istismardır. Hadi işlem yapıldı mı, bilmiyoruz. Yapıldı ise mağdurdurlar. Onlarında beyanları alınması lazım. Gidiyorlar bir üfürükçüye, işte anlattı Salim bey, tüm detayıyla. Üfürükçü bir adres veriyor, adres aranırken jandarma personeli de orada. Hazır üfürüyor, üfürüyor işte bir şeyler söylüyor, çocuğa bir şeyler soruyor. Küçük çocuk da artık bir sanrı mı görüyor ne oluyorsa, bir şeyler söylüyor kendince ya da geçtiği bir yer olduğu için aklının beyninin bir yerinde yer etmiştir, anlatıyor anlatıyor. Salim bey’de bakıyor bu kadar detay verince diyor, tamam biz bulduk herhalde. Dün anlattı, mutlu olduğunu söyledi. Erhan ile işte herhalde yaşıyormuş falan, gidiyor. Tutanağa göre konuşuyorum, “Jandarmaya diyorum, buraya gidelim. Kesin bulacağız. Bak diyor muhtar buraya gideceğiz eğer boş çıkarsa olmaz. Ben üstlerime karşı fırça yerim”. Yani askeriyede öyledir. Sen gittin, söyledin olmadı, fırça yiyecek. Emin misin? Eminim diyor. Buradan sonuç elde edeceğiz diyor. Yav şimdi burada bilginin kaynağını biliyorsun. Bildiğin bir bilginin kaynağını, birlikte gitmişsin, üfürükçü söylemiş. Sonrasında işte baskın olacak, ev işte arama yapılacak. Ya kimsenin şikayeti bir şeyi yok. Hiç kimsenin bir şikayeti çünkü durum anlatılıyor, Narin içindir. Evi aranan aile de diyor ki, Narin için ise eyvallah diyor. Hiç şikayet etmiyorlar. DİSKİ’de çalışan müdürmüş, neymiş ama aile bizi yanlış yönlendirdi, organize bir şekilde. Bir de ya organize nasıl bir şeydir ben çok merak ediyorum. Bu ifade TCK’da evet geçiyor ama burada ne organizasyonu gördük? İfade verenlerden Ramazan Atasoy elektrikçinin geldiği günü de hatırlamıyor. Görüntüler var, ben izletecektim Diyarbakır Barosu izletti. Artık gerek yok. Biz o kamerayı, evet bizde tespit etmiştik. Bir çok şeyi oradan bulmuştuk. Biz de anlatacaktık. Salim’in ikinci gidiş elektrik gelişi. Biz her şeyi biz de oradan bakıyorduk.

Kamera Kayıtlarının Öneminin Göz Ardı Edilmesi ​

Ruhi Tekin kamerası kameraları önemliydi sürekli ama davayı, iddianameyi düzenleyen savcılık açısından kamera diyor hiç önemli değil. Sizin bu kameralar ile ilgili işiniz yok. Yollamadınız sağ olun. İstediniz ısrarla, biz istedik. Siz de ısrarla yaptığınız duruşmanın üçüncü günü işte görüntülerin bir kısmı geldi. Diyor sizin bu kameralar ile işiniz yok. Ya böyle bir dosyada kameralar olmasaydı Nevzat Bahtiyar çıkar mıydı ortaya? Asla çıkmazdı. Kimse bulamazdı. Kusursuz bir cinayet işlemiş kendi açısından. Sadece tek şeyi, hesap etmediği kameraydı.

Nevzat Bahtiyar’ın Yargılamadaki Rolü ve Karakteri ​

Eğer o çiftlik kamerası olmasaydı, bugün asla yargılanan kişilerden biri o değildi. Kimse ondan şüphelenmiyordu. Geçen celse söyledim bir hayalet ama bu celse saldırgan geldi. Saldırgan bir tavır. Bize patlıcan falan almayı teklif etti. Bakalım daha neler neler söyleyecek. Diğer avukat arkadaşımıza papağan değilim, bilmem ne. Aslında nasıl öfke duyup, nasıl dışarıya ifade edebileceğini gösterdi. Hani herkes anlatıyor ya, kedisi de dedi, ben gariban bir adamım. Böyle garibanlık mı olur? 10 bin lira indirimi kabul etmiyorsun, 10 bin lira. O adam diyor, kendisi ifade ediyor ama Salim diyor ki daha yüksek bir rakam söylüyor. 160-170 binden bahsediyor. O diyor ki 10 bin lira, 150 bin 140 bin diyor. Ben doğru söylediğini düşünmüyorum onun çünkü hiçbir şeyde doğru söylemiyor. Bugüne kadar ondan da doğru söylediğini düşünmüyorum. Madem ki Salim senin üzerine bu kadar baskı kurabiliyor, sana al bu çocuğu götür göm dediğinde yapıyor. Bir evin sıvasını mı sana yaptıramayacak? Sen onun hani adamıydın?

Salim ve Nevzat İlişkisinin Bozulması ​

Ya zaten ilişkinin bozulduğunu anlayacağımız çok kritik şeyler var. Nedir? Onur bey ifade etti, telefon görüşme yoğunlukları çok önemli. Nisan-Mayıs’ta 47 tane arama var. Karşılıklı mesaj falan değil, sadece arama var. Evet, belli iyi görüşmüşler 21’ine kadar. Bu şeye kadar değil, 21 Mayıs’a kadar. Belli bu o tarihte olay yaşandı. Çünkü verdikleri araç meselesinin artık anlaşmazlık olup, bizim şeyde öyledir anlaşmazlık olduysa cemaate oturulduysa, burada eğer bir ortam yapıldıysa insanlar, büyükler çağrıldıysa bunun anlamı şeydir, eğer biz buraya oturup bir sulhe varmazsak biz birbirimize zarar vereceğimiz raddeye gelinmiş. Hatta Arif bey anlatmayı unuttu, muhtemelen bize anlattı. Baran demiş ki, ben döveyim mi bunu? Bu adam böyle bağırıyor, çağırıyor falan demiş. Oğlum biz kavga için değil, biz konuşacağız. Bir de eğer sen döversen, bu adam paramızı vermeyecek. Ben bu adam haksızdır, bu parayı ondan alacağım, olay bu kadar. Aslında hararetli cereyan ediyor ama şimdi evladını kaybetmiş bir adamın bu harareti anlatması beklenemez tabii ki. Onun için şey olan bahsettiğinde bile Eren’den bahsettiğinde veya kaybettiği işte ben söylemeyeyim, ben halini görüyorum çünkü ben çok onunla konuştum.

Salim ve Nevzat İlişkisinin Detayları ​

Adam oradaki para şeyinden dolayı sonrasında kesilmiş diyaloğu. Yani Salim hiç aramamış. Hani bir laf söyledi, Salim ben onu kovdum, yani git dedim. Hani bir argoda bir terim var ya, aynen diyor. Telefonda öyle dedim, kesildi diyordu diyaloğumuz. Salim hiç aramamış. Nevzat dört defa aramış. Haziran, Temmuz, iki sefer de Ağustos’ta. İşte son arama, malum olayın yaşandığı gün. Bir ihtimal de belki o köyde kimse Nevzat ile iyi diyalog içinde değil. Köyün önde gelen isimlerinden biri Salim. Ona bir tek şey veriyordu, biz onu da düşündük yani düşünmedik değil. Tek arkadaşı yani ona tek değer veren toplumda saygın bir yerde olan, onunla belli bir yere gidiyor, ben onu yemeklere götürüyordum, benim yanımdaydı. Arif bey bana diyor, ben hiç değer vermiyordum. Erhan bey de öyle diyor. Hiç konuşmazdım, sevmezdim onu. Hani ahlakı hoş değildi, sevmiyorduk. Salim ile samimiydi. Eğer bir organizasyon var ise, Nevzat’a yönlendirme var ise herkes şey ise niye herkes ifadelerinde demez ki o adam pistir, o adam böyledir, o adam bizi sevmez? Herkes diyor ki, Salim ile araları iyiydi. Bir tek aslında herkes gerçekten ne biliyorsa onu söylemiş. Bunun aile bu şekilde olmasını sağlamış. Nasıl sağlamış? Avukat tutmadılar mesela. Kim ne biliyorsa anlatsın, devlete çok güvendiler, dediler ki devlet kesinlikle hak hukuk değilse bu sınırlar içerisinde kalıp bu soruşturmayı doğru yürütüp gerçeği ortaya çıkaracaktır. Ama kişiler kendi kabahatlerini örtmek için başka tavırlar sergiledi. Bu dosyada hiç arama yok. O gün aradı diyelim. Yine istediği sıcaklığı göremedi çünkü aradan iki bayram geçmiş. Aradı yine, istediği sıcaklığı yine göremedi. Bunun sebebi kim? Arif o kızgınlıkla belki çıktı, bakın ifade de o gün sorduk, bugün sorduk.

Nevzat’ın Sulama Yaptığı Yer ve Narin’i Görme İhtimali ​

Israrla sulamaya çıktığında kendinin ön tarafa geldiğini söylemiyor. Biliyor, zeki bir adam. Dedi ya Fatih, doğru, zeki. O hortumu alacağı yer, musluğu açacağı yer ön tarafta. Yani Narin’in geçtiği yerde sulama yaptığını söylüyor. Unuttuğu bir şey var. Eğer sen sulama yaptıysan o çeşmenin oraya çıkmak zorundasın. Çeşmeyi açmak zorundasın. Çeşme Narin’in geçeceği güzergah üzerinde. Eğer 15:08’de konuştuysan ve çıktıysan senin Narin’i görmeme şansın yok. Ne olduysa orada oldu.

Nevzat’ın Eyleminin Ani veya Planlı Olduğu İddiası ​

Ya ani bir karar verdi ya da dürtüsel, daha önceden planladığı bir şey vardı çünkü anne, Nevzat olduğunu öğrendikten sonra “Ya Nevzat benim kızıma para vermişti” dedi. Biz bununla ile ilgili tanık getirebilirdik, getirmedik. Gerçekten biz bu yargılamanın akıcı olarak gitmesini istedik. Son, en son onunla görünen iki kuzeni var ya, Hatice ile Fatma. Ailenin söylediğidir hatta. Beyaz TV kendisi de, kendileri ile biz oradaydık, geldi kendi torununa ve Narin’e para verdi, bize para vermedi. Ya şu olabilir, oğlunun arkadaşı Baran. Onların kızı belki hani biraz daha aramız düzelebilir diye de vermiş olabilir. Belki de başka bir şey yatıyordu altında, bilmiyoruz. Ne yazık ki, biz size söyledik, bazı sorularımız gümbürtüye gitti. Biz bunu biz sorsaydık, söyleyecekti ama mesela şunu sordu Yılmaz bey; dedi “Sen torununa bir şey aldığında mesela bir cips bir şey ona da alır mıydın?”. “Evet” dedi, “Alırdım”. Hani bunu bu niyetle mi yaptı? Dediğim gibi başka bir niyetle onu bilmiyorum. Sadece kendisi açıklayabilir. Zaten bu dosyanın karmaşık hale gelmesinin sebebi o. Hiçbir şey açıklamıyor. Sürekli yeni yalanlar. Bakın, zaten beyanlarına neden dolayı itibar edemeyiz? Şimdi bir insanın beyanına itibar edebilmek için beyanları destekleyen deliller, emareler, izler olmalı.

Nevzat’ın İfadelerinin Çürütülmesi ve DNA Bağlantısı ​

Adam bir şey söylüyor, sonra bakıyoruz yalan. Somut delille dediği yalan. Ya gelmemiş işte, diyoruz ki, Salim’in araç hareketi yok. Şöyle o battaniyeyi gelip almamış, en azından burası kesinleşti. Kalk de ki, battaniyeyi almamış, battaniye yok. O zaman değiştir yeniden bir şey söyle, bir şey üret? Hayır, hala aynı yalanı sürdürmek zorunda çünkü DNA ile bağlantı kurması lazım bununla. Yoksa Salim’in arabasındaki DNA’yı kurup ölümü kurup ölümü onun üzerine yığıp kendisinin sadece suç delillerini karartmadan nasıl sorumlu gösterebilir? İşte böyle bir kurgusu var. Ya bunu akıl alması, yani mümkün değil. Bakın, zaten atf-ı cürümün ne olduğunu biliyoruz. Hukukçular burada çok, anlatmaya gerek yok. Beyanlarının desteklenmesi gerekiyor. Beyanları çürüyor sürekli. Önemli bir şeydi dediğim gibi, yarım kalmıştı. Şimdi oraya döneyim. Ayın 8’inde Nevzat Çarıklı’da çalışıyor, akşam eve geliyor. Akşam eve geldiğinde evlerinde içli köfteymiş yemek. Bunun tanıkları var.

Vecdin Bahtiyar’ın Şüpheli Hareketleri ve Telefon Görüşmeleri ​

Keşke dinleseydik çünkü bu olayı bilenlerin olduğunu düşündüğümüz, belki içinde değillerdir, suç delilerini gizlemede, karartmada ona yardım edenler var diye düşünüyoruz. Hatta daha iddialı şeylerimiz olur da ama ispatlayamacağımız için söyleyemiyoruz. Geliyor Tavşantepe’ye, yemek yiyor, oturuyor. Aynı sofrada olanlar var. Akşam 8’e doğru Vecdin onu arıyor. HTS kayıtlarında var. Vecdin o gün bütün gün birlikteler. Burada da dedi ki, “Kahvedeydik, hatta ben gidemedim Tavşantepe’ye”. İlk başta öyle dedi, sonra “Kahvedeydik, Çarıklı’da birlikte oturduk” diyor. Sen Çarıklı’da oturduğun adam ile üç dakikaya kadar ne konuşacaksın? Yine yalan söylüyor. Ha yalan söyleyebilir, bu onun hakkıdır, savunma hakkıdır ama bakın Vecdin’in çok şüpheli hareketleri var. Jandarma da kısmen anlamış, çözememiş. Vecdin belki Salim ile köprü değil. Bu taraf bir şey biliyor mu, eğer biliyorsa Nevzat’a kaç emri verecek. Diyecek, kaç seni öldürür bunlar, anlar. Ben de öyle okudum. Ben de öyle okudum. Bir de jandarma diyor ya, ardışık arama. Ben de onu böyle okuyorum.

Vecdin’in Bilgi Sızdırma İhtimali ​

Vecdin cenaze bulunana kadar Salim’i arıyor. Bilgi alıyor, bilgi aldıktan sonra Nevzat’a bilgi veriyor. Korkma diyor, bir şey yok, onlar anlamamış seni. Sen de git, belki aramalara katıl diyor. Ben böyle okuyorum. Vecdin çalışmak için Hatay’a gidiyor. 5 gün veya 6 gün kalıyor. 5 gün kalıyor sanırım. Hatay’a git, bir TOKİ işine, sadece beş gün çalış. Bu olağan hayat içerisinde mümkün değil. Ona bilgi gidiyor, bilgi gidiyor. Ben böyle düşünüyorum, böyle okuyorum. Aksi için keşke gelseydiler, sorgulasaydık. Mesela, sen o gün niye Tavşantepe’yw gelmediğini söylüyorsun ama Tavşantepeye geldin ve o gün ne oldu? Sen köy halkısın, sana kimse gelme diyemez çünkü şehirden akrabaları bile gitmiş, şey almamışlar, Arif bey’in evine almamışlar. Oraya bir koridor var almıyorlar aile bireylerini ama Tavşantepe’ye gitmek isteyen yakınları bile gidiyorlar, Diyarbakır’da ikamet eden yakınları gidiyor. Kendisi de gitmiş ama diyor güvenlik nedeniyle beni bırakmadılar. Yalan söylüyor çünkü tanıklar var. Keşke dinletseydik. Oradan da bir şey çıkacak. Vecdin önce bir kısa, sonra uzun bir arama dediğim gibi üç dakikaya yakın bir arama yapıyor.

Cesedin Bulunma Anı ve Vecdin’in Rolü ​

Muhtemelen diyor ki, artık bu iş benim tahminim, hatta ihbarı yapan da Vecdin olabilir, çünkü aile şunu diyor bize, 7’sinde bütün akşam bütün jandarma her şeyi ile çekildi. Köyde bir baktık kimse yok. Sabah bütün basın biliyor bunu, arama yapılacağı bölgeden AFAD çıkarılıyor, o bölgeden çıkarılıyor arama-kurtarma, diğer tarafa gidin deniyor. Diğer şeyleri de çıkarılıyor, jandarma o bölgede başlıyor tek başına aramaya ve zaten kısa bir süre içerisinde bulunuyor. Ne tesadüftür, baş rolümüz Vecdin’e bakın, sabah 06:34’te Vecdin ile Nevzat arasında yine bir iletişim başlıyor. Bunların hepsine bir tesadüf mü diyelim? Biz demiyoruz ama dinleyemedik ilk başta. HTS yoktu. Onlardan dolayı soramadık. Bakın pür dikkat dinliyor. Hiçbirini dikkatli dinlemeyen, buraları dikkatli dinliyor çünkü doğruluk payı olduğunu biliyor. Bunlar temas etmiş. Gerçek evraklar üzerinden konuşuyoruz. O akşam yakalanacağının kendisine bilgi geldi belki de. Ahırda buna ilişkin ahır bölgesi belki aransaydı, ahır mı olur veya yan taraftaki diğer taraf olur, oralarda yani Narin’in son görüldüğü yerde mavi ışıkla her yerde arama yapılmış ya. Taşlara bakılmış, bir kan var işte bu kan var diğer yerlere bakılmış. Keşke oralarda da yapılsaydı çünkü son görüldüğü yer zaten duruşma da söyledim, ayın 2’sinde tutulan bir tutanak var. Hayalet lafı oradan geliyor. Narin Güran’ın en son görüldüğü yer artık kesinleşmiş. Okul kamerasına göre orası, Maide’nin ifadesini alalım, en son gören o diyelim, yine benzer bir yerde gördüğünü söylüyor.

Narin’in Son Görüldüğü Yer ve Nevzat’ın Evinin Gizlenmesi ​

En yakın yer tartışmasız Nevzat Bahtiyar’ın evi ve ahırı. Tutanak şöyle, Narin’in son görüldüğü yere yakın yerlerde yakın aile dışında kimsenin evi olmaması; Amca Salim Güran, büyük amca Hüseyin Güran, bir de Fuat Güran’ın evi dışında bir ev bulunmaması nedeniyle bir tutanak tutulmuş. En yakın ev Nevzat’ın. Niye o yok tutanakta? Fuat’ın evi 400 metre uzaklıkta. Hüseyin Güran’ın evi 250-300 metre uzaklıkta. Baba Arif Güran’ın evi 100 metreden fazladır uzaklığı. Nevzat’ın evi ise 20 metre değil. Niye yok tutanakta? Ya bu adamı, hani diyorlar siz niye söylemediniz? Kimse fark edememiş ki! Adam dediğim gibi bir hayalet gibi. Adam geliyor, aramalarda en önde, yerde yer alıyor, oturuyor, teselli ediyor babayı.

Nevzat’ın Bilgi Toplama Çabası ve Köy Kameralarının Önemi ​

Yani her şeyde orada her taşın altında çünkü bilgi alması gerekiyor ve bilgileri de belki tek başına analiz edemediği için güvendiği aklına da güvendiği kardeşine aktarıyor. Kardeşi ile analiz ediyor. Zaten ilk başta koruma dürtüsüyle ifadeler farklı. İlk alınan ifadelere baktığımızda Gazal hemen onu evden çıkartıyor. Hemen evden gitti diyor. Konuştu sonra aşağı araba ile indi falan. Ya biz şeyi de düşündük, bulamadık. Ya acaba bu köyden daha erken çıkmış olabilir mi? İşte o kameralar bunun için de önemliydi.

Köy Giriş Kameralarının İncelenmemesi ​

Nahit bey dedi ya, kamera köyü görmüyor, kamera köyü görmüyor diye alınmıyor diye bir şey mi var ya? Bir kaçırma vakasıdır, köye gelen tüm yolları gören çok kaliteli, çok çok kaliteli çekim yapabilen bir kamera var. Bu kamera nasıl alınmaz ya? Bu çocuk eğer köyden kaçırıldıysa yolların hepsine bakmak gerekmeyecek mi? Bütün güzergahları, yani yaya olarak da kaçırılsa, bakın çobanı kaçış güzergahı, işte o tarafa gelişi, su kanalına gidiş, her yeri görüyor bu kamera. Her yeri görüyor. Kameraya gidilmiş, bakılmış. Evet böyle bir kamera var denilmiş. Bir dakikalık sanırım 30 saniyelik bir görüntü alınmış. İşte köyü görmüyor, işte köye geldiğinde, evet vadiye iniyor, görmüyor, biz bunu almayalım demişler, almamışlar.

Nevzat’ın Oğlunun Varlığı ve Mehmet Bahtiyar’ın Mazereti ​

Ne zaman akıllarına gelmiş? Narin’in cansız bedenine ulaşılınca. Bakın bu kamera sizin elinizin altında. Alın ya! Ne yer kaplayacak? İlgisiz yerleri zaten almışsınız ki ilgisiz görünüyor, belki ilgili olacaktı. Almak ile iyi etmişsiniz, onu da alsaydınız. Bu adam gittiğinde tek miydi? Bizim onun ile ilgili şüphemiz, tek değildi belki çünkü evde olanları gizleme gereği duyuyor. Küçük oğlu evde. Bence gizliyor, evde değil diyor. Gelin evde değil diyor. Bazen evde, bazen evde değil. Onda öyle seçimlik yapıyor. Şimdi Mehmet Bahtiyar o gün, bütün gün pirinçlikte olduklarını söylüyor. İlk başta formun iç güdüsüne bakın. Tasarlamış, kurgulamış, hazırlamış ama kendisi kabul etmiş, bilmiyor çünkü ilk başta belki kabul etmeyecekti. Sonra artık ne hikmetse, ne oldu bilmiyoruz, kabul etmiş. Bilmiyoruz, ailesinden kimseye karışılmayacağına dair bir vaat mı aldı? Bir söz mü aldı? Bilmiyorum artık. Bunları da düşünür olduk. Gerçekten bunları da düşünür olduk.

Şüpheli Kapsamının Tutarsızlığı ve Tutuklama Kararları ​

Eğer ki sen bu taraftan bir kişiyi saat hatası yaptı diye şu an tutukluyorsan ya da biri terlik buldu diye tutukluyorsan, direk açıkça adamın orada olduğu kamera kayıtları ile belli, kendi beyanı ile belli, adam diyor ki biz bütün gün Pirinçlik’teydik. Ya sen bunu da al, bir şüpheli olarak al en azından. Ya tamam, tutuklama. Tutuklama istisnai bir müessesedir. Biz de katılıyoruz. Özgürlükçü olalım ama şüpheli bir durum, şüpheli olarak al. Bir ifadesini, Gazal Bahtiyar’ın al ifadesini şüpheli olarak. Biz talepte bulunduk belki onun telefonunu kullandı diyoruz, bilmiyoruz çünkü 28’inde hiç arama yok. Bu adamdan ne dışarıdan biri onu aramış, ne o aramış. Ne yaşandı o gün? Balığa gittiğini biliyoruz, arabasını tamire götürdüğünü biliyoruz. Nereden biliyoruz? Çocuklarının arkadaşları var, ya köyde Baran da arkadaşları oradan mesela oradan konuşuyorlar. Köyde kim var, kim yok mesela konuşuluyor. Adam gitmiş balığa diyor, Allah biliyor niye gitti! Balığa gittiğini söylüyor ama ne olduğunu bilmiyoruz. Gitmiş arabasını tamir ettirmiş. Niye ettirdi acaba? Bilinmeyen o kadar karanlık şey var ki kendisi ile ilgili, ben yine söylüyorum bu adam köyden kaçta çıktı, belli değil. Çünkü aynı çuvallar Çarıklı’daki evinde de var. Orada el konulan çuvallar da seri numaralı. Yine aynı gübre şeyleri ile aynı. bB adam nereye gitti? Çünkü bir tuhaflık var yani gerçekten bu durumda tuhaflık var.

Daraltılmış Bazın Mantıksızlığı ve Olayın Ani Gelişme İhtimali ​

Yani şey bağlıyor elimizi daraltılmış baz diye bir ucube var ya. Bilmiyoruz 35, hiç ahıra girmemiş ama 35’e kadar yani sonrasında da dediğim gibi bir kere matematiksel olarak bakalım. Şimdi geldi, evde Narin nasıl bu cereyan edecek? Nasıl Salim’e haber verilecek? Ya akıl sahibiyiz, buyurun hesaplayalım. İnsan faktörünü de koyalım içerisine. Evde istediğiniz sanık üzerinden Narin’in ölümüne sebebiyet verelim sonra kurgulayalım. Mümkün mü? Mantıksal olarak mümkün değil. Bu ancak ani gelişen, bir kişinin gerçekleştirip daha sonrasında bir kaç dakika düşünmesi gerekecek, ben ne yaptım nasıl oldu, nasıl oldu diye düşünecektir. Sonrasında da bir plan yapıp, o planı uygulayacaktır. Tam bu işte uyuyor, birebir uyuyor. Bu zamanlama ancak buna uyar, başka hiçbir şeye uymaz, uyamaz. Şimdi aile kendi evinde ise önce nasıl oldu?

Ailenin Davranışları ve Cinayet Planı İddiası ​

Yaşıyor mu bir bakar, hastaneye götürmek ister. Bunlar olmadan, yani ancak şöyle olur, plan şu olursa olur, öldürme planı olacaktır. Eğer buna da insanlar inanıyorsa bir şey diyemem. Öldürme planı olacaktır, geldiği gibi hemen öldürecektir ki, onda da niye Nevzat’a ihtiyaç duysun? Niye yeni bir şahide ihtiyaç duysunlar ki bu kimin aklına yatıyor? Bu mümkün değil. Olası değil. Şimdi Salim’den iyi mi biliyor Nevzat köyü? Arabası mı var? Yok. Onun da arabası var. Niye yeni bir tanık çıkarsın? Ya dediğim gibi bir çok şey beyanlarını doğrulamıyor. Daraltılmış bazı da doğrulamıyor. Şimdi, adım sayar, bence en önemli şey buydu. Benim gözümde bu davanın düğüm noktasını çözen buydu ama biz bulmadık. Bir görme engelli kardeşimiz buldu. Allah ondan razı olsun. Biz dosyayı aldığımızda biz de Salim’den şüpheleniyorduk. Eğer bu anlatılanlar doğruysa, bir dakika dedik, Arif bey’e de söyledim, Arif bey dedi ki, “Ben güveniyorum. Sen sorguluyorsan senin bildiğin bir şey var, sorgula” dedi. Dedim ben soru da soracağım ona. Bir bakalım nedir. Hani duruşma daha iddianame düzenlenmeden çünkü bu aramaları niye sildin dedik. Kendince bir sebebi var, anlatıyor adam inanırsın, inanmazsın. Şimdi adam Diyarbakır merkeze gelmiş başkanım.

Salim’in Adım Sayarı ve Kişisel Uygulamaları ​

Özel hayata belki gireceğim kusura bakmayın. Ailesinden de olanlar bilecek artık bilsinler. Telefonunda bir uygulama var. Kalemde açtığımızda gördük. Salim bey, kusura bakmayın, kaçamak diye bir uygulama. Ya demek ki bu adam kendince yani bir şey yapmış. Yani kendi ayıbıdır, kendi şeyidir. Kendi ayıbını örtmek istemiş. Belki de adam Diyarbakır merkeze gelmiş çocukları ile, belki de o arada WhatsApp’tan veya başka bir yerden bir şey oldu. Çünkü 21’inde Nevzat öncesi ve sonrası o araları silmiş. Belki o ara yazışma, bir şey devam etti diye düşünüyorum ama ispatlayamam. Kendi söylerse söyler, söylemezse de bir şey diyemem. Evet, telefonunda bir tane kalmış ama ben onun tek o olduğunu düşünmüyorum. Arif bey şaşırdı mesela. Ben Arif bey ile paylaştım. Dedim ya böyle bir şey varmış. Ya dedi herkesten beklerim ama ondan beklemeyiz. Evine ve çocuklarına çok sadık biridir. Ya artık kendi şeyidir, bir şey diyemem.

Ailenin Aşırı Derecede İncelenmesi ve Gizlilik İhlalleri ​

Bu ailenin o kadar namahremine girildi ki, bütün taşlar döküldü ki, ya düşünün köyde bir kaz meselesi bile dosyada var. Cinayet sebebi yapılacaktı. Yansımış evraklara, bilmiyorsanız onu da ben söyleyeyim. Bir kaz çalınmış. Kaz ile ilgili bile kaç ay öncesinde çalınan bir kaz. Bunun bile incelemesine gidilmiş. Ya her şeylerine bakılmış, her şeylerine. Ben iddia ediyorum ki, kimse yoktur ki, bu bölgede böyle her şeyine bakılsın. Her ailede böyle bir kriminal tip ya da böyle enteresan işlere, antin kuntin işlere giren biri çıkar. Ya her ailede çıkar. Hele ki bu bölgede, köyde, kırsalda kaçak elektrik bilmeyen yoktur. Söylesinler. Silah olmayan ev hane yoktur neredeyse burada. Eğer silahın yok. Bura tek değil, Türkiye’nin birçok kırsal bölgesinde, ne yazık ki, böyle işte. 90’ları yaşamışlar. Sonrasını bilmiyorlar. Şimdi güç şeyinde yavaş yavaş tabi bu silahsızlanmaya doğru gidiyor Allah’tan ama bir yandan da Suriye’den giren ne idüğü belirsiz şeyler var. Önlenirken devam ediyor. Cezalar caydırıcılık için artırılıyor. Ne kadar yeterli? Tartışılır. Her şeyine bakılmış. Bakın dediğim gibi hiçbir şey bulunamamış aslında ama sürekli, mesela, ilk günde katılan taraf şunu yaptı; bütün tuşlara bastı. Hatta dosyada olmayanlara da bastı.

Sosyal Medya ve Hukuki Hakaretlerin Eleştirisi ​

Sırf böyle bir kafada kirli nokta bırakayım diye. Lütfen kafamızda kirli nokta kalmasın. Dosyamız üzerimizde yoksa Osman’ın telefonu dendi, eğer bir şey olsaydı, girilirdi. Arif bey ile ilgili dedi, ben dedi, silme falan görmedim. Dosyada buna ilişkin bir evrak yok. Siz de zaten dediniz. Bu dosyada olmayan bir şey olmayacak. Şimdi, mesela silme meseleleri diğerlerinde benim iki müvekkilimde silme yok ama diğerleri kim silmiş dedim, Kurtuluş dediler. Çağırdım, dedim Kurtuluş dedim, neyi sildin sen? Dedi, ağabey ben WhatsApp’ı siliyorum ama diğer tarafta duruyor zaten. Örnek veriyorum, ben şimdi arama kaydını bununla konuşmuşum, orada silmişim dedi ama kişinin kendisinin sohbetine girdiğinde zaten orada yazıyor dedi. Halen silinmemiştir orada. Bir yerden sildim mesela böyle yapmışımdır dedi. Her yerden değil. Diğer birşeyi silmiş mesela, Fuat Google’dan işte geçmişi silme kendi ile ilgili. Adam Van’da kalıyordu kaç ay. Ne bilelim ne oldu, ne bitti. Bize ne, özel hayata girdik. Bakın insanların her şeyine girdik. Kimse böyle incelenmedi ya. Yedisinden yetmişine hiç suçla ile ilgisi olmasa da her şeyine bakıldı. Fuat sen niye arama geçmişini silme diye bakmışsın Google’dan. Aramalardan Google geçmiş silme, yani şimdi adam çalışıyor, işçi. Ne bilelim, ne yaptı? Bize ne yani. Bunu mu konuşalım? Konumuz bu mu?

Ramazan Atasoy’un Yanlış Tutuklanması ve Adil Yargılama İhlali ​

Ramazan Atasoy diye bir çocuk tutuklandı bu dosyadan. Baromuzun çocuk hakları komisyonu var, çok değerlidir. Lütfen o çocuk için de bir şey yapalım. O çocuk, bakın bir şey söyledi. Bakın ben ilk duruşmada onu gördüğümde gerçekten kötü oldum. Çocuk ölümden dönmüş, öğrendim. Bu dosyada tek çocuk Narin değildi. Çok çocuk mağdur edildi. Eren edildi, Ramazan Atasoy ediliyor. Dedi ki, ben bir şey bilsem, buradan kurtulmak için ne bilsem söylerim dedi. Kayda geçti ama o sıra bir gümbürtü oldu. İnşallah anladınız onu. Ben ne bilsem söylerim dedi ama çocuk her şeyi karıştırmış, belli komaya girmiş. Avukatı eğer burada ise bizim çevirmen Abdullah bey’e anlatmış, biraz o bana anlattı. Bir trafik kazası geçirmiş, ölümden dönmüş. Belli gariban bir ailenin çocuğu. Tarlada çalışmak zorunda, 14 yaşında. Bu olayda bir yanlış çeviri, jandarmanın yanlış çevirisi dosyada. Onun şimdi ne olduğunu herkes biliyor, başkanım biliyor, Diyarbakır Barosu biliyor. Yani dosyayı görmüş Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı lütfen ilgilenin çünkü o çocuk haksız yere tutuklu. İnsanlar korkuyorlar. Şundan korkuyorlar, bakın az önce anlatıyordum belki kaldı mı, Ersan ŞEN. Gördünüz, izleyin açın görmediyseniz. Hiçbir şey demedi aslında. Masumiyet karinesi dedi. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs dedi. Neler denmedi ki adama. Sen onlardan para mı aldın? Hiç tanışmadılar, temasa bile geçmemişlerdir. Adam zaten suçsuzdur demiyor. Türkiye’de bu dosyada adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmeyen kalmadı neredeyse. Herkese göre bir katil var herkese göre. Bunu öyle cesur, öyle şeyle söylüyorlar ki, bazıları hatta mahkeme yerine geçip karar kuruyor. Karar kuruyor işte bu ifade de böyle böyle söylüyor, o kadar cesurlar. Kimse ile ilgili bir işlem yapılmadı. Bir kişi dışında. Sadece Arif Güran adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmiş. Katılan şu an. Kendi nezdinde katile söyleyebilir bence.

Arif Güran’ın İfadesi ve Adil Yargılama Tartışması ​

Tamam kimsenin suçluluğu ispat edilmeyene kadar masumiyet karinesi, evet bir babadır, ciğeri yanmış bu sebeple bir fikir söyleyebilir. Bunu da gerekçelendiriyor kendince. Diyor ki, bana göre katildir çünkü diyor bu adam görüntüler ile tespitli bu adam hiçbir şey itiraf etmedi, sadece görüntü ile tespit olan kısmı ikrar etmek zorunda kaldı. Çünkü artık kaçamayacaktı, ondan. Yoksa onu da kabul edeceği falan yok. Hala da her şeyi kıvırıyor. Arif Güran ile ilgili neden sen katil Nevzat’tır diye dedin diye soruşturma. Ya hadi o zaman sahip çıkın dosyanıza. Herkes ile ilgili işlem yapın. Duruyor herkesin tweet’leri, haberleri, paylaşımları, söylemleri diyorum. Ya herkes artık iz altında. Yapın herkes ile ilgili işlem. Dosyamız ile ilgili konuşuyorlar. Yapın herkes ile ilgili işlem. Dosyamız ile ilgili konuşuyorlar. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, TCK açık, etkiliyorlar. Biz, evet istemezdik sosyal medyaya girelim, kadın programlarına çıkalım. Hatta benim bir arkadaşım, yakın arkadaşım çıksa belki alay ederdim. Mecbur kaldık, çaremiz yoktu. Çünkü kamuoyu yanlış bilgiler ile dizayn edildi.

Medyanın Algı Yönetimi ve Malcolm X ​

Bakın Malcom X’in güzel bir lafı var “Eğer izin verirseniz medyaya, zalimleri size iyi, mazlumları kötü olarak gösterir”. Bu dosyada izin verildi. Fatih dün güzel bir şey anlattı. Enes iyi bir çocuk dedi. Ben de bir kitapta okumuştum, iki gündür düşünüyorum. Hangi kitap, aklıma gelmiyor. Sabah bir karakterin uyanıp saat 2’ye kadar olan hikayesini anlatıyor. Devamında yine karakteri anlatıyor, aynı karakteri anlatıyormuş ama öyle farklı anlatıyor ki hani olayı nasıl anlattığın çok önemlidir. Kişiyi sana sevdire de bilir, nefret de ettirebilir. Hangi yönlerini anlattığın, nasıl anlattığın önemli. Evet, dün burada kendini iyi ifade edemedi. Edemedi. Sinir krizi geçirdi.

Enes Güran’ın Tepkisi ve Yanlış Anlaşılması ​

Eğer dedi, onlar da yanlış anlaşıldı. Eğer dedi, benim ailem bu işin içinde ise ben bunu bilseydim, bu işi buraya bırakmazdım zaten dedi. Ben hepsini de öldürürdüm, kendimi de. Ama ne anlaşıldı? Ama keleşi alırdım, keşke kendimi öldürseydim, onu öldürseydim. Bunu böyle demedi, demek istediği şu, ben sizin anlattığınız gibi, iddia ettiğiniz gibi ailem, amcam, annem arasında bir durum veya başka bir şekilde benim kardeşime amcamın bir zararı dokunacak, annem bunu bilecek, ben de orada olacağım, sessiz kalacağım? Bunun isyanıydı ama insanlar bunu böyle anlamak istemedi çünkü kurduğu cümleler sizin cümleleriniz değil. Evet kendini ifade etmekte zorlanıyor insanlar ama unutmayalım, ne baskı altındalar, bu işin sonunda ağırlaştırılmış müebbet veya beraat. Artık takdir dediğim gibi mahkemenin. Siyah beyaz’ın Yılmaz bey’in cümlesidir, çok güzel bir cümledir. Siyah ile beyaz’ın insanlar için siyah kart, beyaz kart’tır. Yani yaşama devam ya yaşamın sonu olacak dönemeçteler. Kimse hayatında burayı yaşamamıştır, buradan geçmemiştir. Bu bu şekilde bakılması gereken bir şeydir. Şimdi izler ile ilgili, geçen celse anlattım. Eksik kalan bir kaç husus vardı. Onları anlatmak istiyorum. Bu çocuk 18 yaşında. Dün bir görüntü gördük. Onu biz izletemiyorduk, cezaevinde imkan yoktu. Tespit etmiştik, fotoğraf olarak götürdük. Benim dedi. Sizden müsaade istedik. Başkanım bu dedik. Bu görüntüyü izletebilir miyiz? Hiç izletemedik cezaevinde, o imkan yok. Kendisi mi, değil mi? Fatih izletti. Evet kendisiymiş. Emin olduk hatta hala bile yok bu o değil, kardeşidir diyorlar. Kendisine soruldu. Kendisi olduğunu söylüyor. Mahkeme isterse bu konuda boy uzunluğu falan işte şudur, budur kamera açısından analiz de yaptırabilir. O mudur, değil midir.

Enes’in Kardeşini Araması ve Psikolojik Durumu ​

Kardeşini arıyor, bulamıyor dizlerini dövüyor. Artık bitkinlikten yere düşüyor. Hani ben bir kelime kullanmıştım. Canhıraş. Tam işte onu gösteriyor, yani kardeşini delicesine arıyor çünkü belki kendi içinde şunu da düşünüyor; bendim, evdeki tek erkek benim de sorumluluk alanımdaydı çünkü baba anlattı, biz Enes o kadar efendi bir çocuktu ki kardeşini ona teslim ederdik. Hani yanında dursun diye. O baksın diye. Osman daha küçük hani Muhammed’e küçük bir tek o olur. Baran biraz daha haytadır dedi. O biraz daha aklı başındadır diye hani genelde onun gözünün önünde olurdu, o korurdu, kollardı kardeşini. Evde olan o kardeşi kayıp tabii ki bunun en büyük vicdani ağırlını kendisinde hissetmesi normal. Biz çok konuştuk onunla. Çok anlattı bize.

Enes’in Savunma Yaklaşımı ve Mısır Tarlası İddiası ​

Bize bir kısmını geçen celse anlattı, bu celse artık oralara bile giremedi. Biz aslında dedik ki, kendini anlat biraz ama o ısrarla suçlamaları duyunca, kendi tercihidir biz karışmayız tabii ki, kendi savunması kendisi yapacak, kalktı savunmalara ilişkin. hani beni ne ile suçluyorsunuz? diye sordu. Mısır tarlalarına girmiş. Şimdi mısır tarlası bu çizikleri yapar mı? Resimleri göstermeme gerek var mı? Gerçi dosyada var başkanım. Geçen celse de gösterdik, her yerde vardı. herkes de gördü, yaprağın kesici unsuru olur mu, olmaz mı. A4 kağıdı ile ilgilenen herkes bilir ama ilgilenmeyene komik gelir. Çok keskindir ve kesicidir. Elimizi çok kesmiştir. Biz Üniversitede okurken işte şu an dosyalarda çok benim elim kesilmiştir ama bilmeyen adama desen ki kesiği görse, kağıt kesti, nasıl kağıt kesti? der. Keser. Yine yaprak incedir, sivridir, işte yok mısır şeyine kimse girmemiş mi? Girmişti. Kimse 18 yaşındaki haliyle insan faktörünü hep unutuyoruz. İnsan faktörü çok önemli. 18 yaşındaki haliyle kaybettiği kardeşi için gecenin karanlığında başına bir şey de gelmesin diye girip ararsa, yani kendi canını düşünür mü orada ya? Tabii ki böyle ölümüne aramış. Bakın dizlerini vuruyor. Dedim bir haber geliyor, bir çocuk var, resmi şey olduğu için ben hiç paylaşmadım. Özellikle çocuğun resmi hakikaten andırıyor Narin’i. Aile görüyor evet diyor, baba diyor Narin olabilir. Kendisi de söyledi, ben belki benzetmek istedim çünkü hani en azından yerini bilecektim. Nasıl psikoloji olduğunu buradan anlayalım. Bir yaralı ölüm döşeğinde olabilir, haberini bile insan bekler, bir umuttur çünkü. Umutsuzluk en kötü şeydir. Annenin de ilerleyen günlerde hani en azından bir mezarı olsun lafı, kayıp anneleri bilir, ancak hani onları dinleyenler bilir. Daha önce bir engelle çocuğu yetiştirmiş, annelik duygusu da sorgulanır. Neler neler sorgulanır oldu.

Enes’in Kendini Yaralama Olayı ve Memorial Hastanesi ​

Burada koçanlar diyor, değmiş olabilir. Bir, diyor ki, ben sonradan hatırladım. Ben hastaneye gitmek istedim, hastane konusu olmayınca ben orada biraz kendime doğru biraz hırpaladım kendimi diyor. Şahit olanlar vardı, biz onlara da mesela dedik ya şimdi şey denecek, bunu yaptığımız halde biz sadece bir para problemi ile bir de bakkal konusu ile şahit dinlettik. Aslında biz şahit getirebilirdik, çokça şahit getirebilirdik. Biz şahit getirmediğimiz halde işte Güran’lar bütün şahitleri hazırlamış, şahitler onların istediği gibi konuşmuş. Hiçbir şahit ile temas kurmadık. Hiçbir şahit ile. Sadece tutuklu olan müvekkillerimiz var. Onlar ile görüşüyoruz. Evet, size temin edebilirim hiçbir şahit ile duruşma öncesi hiçbir şekilde temasımız yoktur. Ne biliyorsa herkes anlatsın, maddi hakikat ortaya çıksın. Hani bir organizasyondan hala bahsediliyor, nasıl bir organizasyondur. Organize kelimesi nedir, nasıl oluyor? Bunu artık anlamak mümkün değil. Şimdi Memorial kamerasını istedik. Dedik ki, önemlidir sağ olun, heyet elden istetti. Bir kamera geldi. Ambulansın azizliğine uğradık. Ambulansın arkasında kalıyor. Ne için istedik? Gece saatlerinde tam o anda olduğu için sıcağı sıcağına olduğu için mor değildi dedik. Yüzde yüz anlaşılır bu çünkü olay gündüz. Hani bunu eğer oraya bağlıyorlarsa gündüz olacak olayda gece geldiğinde mor olmalı çünkü bir buçukta geliyor hastaneye. Gece 01:30’da falan gözüne vurma olayı olmuş ise daha kızarıktır mor değildir, o anlaşılır dedik. Diğer kamera da geldi. Flu, hiçbir şey anlaşılmıyor. İzlediniz mi başkanım? flu yani bu.

Kolundaki Isırık İzi ve Cezaevi Görüntüleri ​

Dedi, şey hani anlattıkları ile birebir uyumlu kolundaki diş izi. Ya kolundaki diş izi, bakın Arif bey konuşurken buradan hiç farkında değilken ben de elimi ısırdım çünkü Arif bey gerçekten vicdanı olanın vicdanına seslendi. İlk gün ben çok kötü oldum zaten. İnsanların aile yakınlarının da kötü olmasının sebebi oydu. Ben de babayım evlat kaybetmek gerçekten çok ağır bir şey. Yaşamadım, Allah yaşatmasın hani bir ikizimiz var bizim, daha doğmadan gittiler ama o bile anne için ağırdı mesela. Benim için tabii ki temas kurmamıştım, o kadar değildi. Evlat kaybetmek herhalde bu dünyadaki en zor şeydir diye düşünüyorum. Allah kimseye yaşatmasın hiçbir anneye babaya. Şimdi Enes orada, babası cezaevi görüşmeleri aslında yine hukuka aykırı delil ama dosyaya giriyor şimdi. Tabi tabi, bende oradan konuşamam, susmam gerekir. Şimdi Arif bey’in karşısında, Baran anlattı bana. Bir de Enes söylüyor. Geçen celse şunu da dedi, hani ben dedi, kendime zarar verecektim, babam daha fazla üzülmesin diye dedi, babasına ağlayamıyor. Erkeklerde vardır, bu bölgede babaya ağlayamayız. Hani gider, anneye naz tuz ederiz. Biz de zaten o kararı getirmiştik. Bekledik, hani şimdi biz ilk başta da hani buna itiraz etmedik. Hani dedik ki ya, şey deniyor ya, bir şey gizliyor bunlar. Ya ben diyorum, ya mahremlerine girildi. Cezaevine girdiniz, kişisel hukuka aykırı delil, ona da girdiniz. Baktınız kesip kesip bir şeyleri koyup, bakın bu niye böyle, bu niye böyle dediniz. Neyse sizin dediğiniz, ben burada fazla şey etmeyeyim. Annesine dediğim gibi ağlayabiliyor, babasına ağlayamıyor. Annesi o gün teyzeleri ile, şeyleri ile içeride ağlıyor. Bir erkek çocuk herhalde yabancıların ağlamasını, kendisinin ağladığını..

Evet. Kolundaki ısırık izini anlatıyorduk. Şimdi, annesine, dediğim gibi erkek çocuk ağlar ama o gün annesinin yanında diğer kadınlar falan var. Gidip tabii ki orada ağlaması beklenmez. Anne ağlıyor, teyzeler falan gelmiş, başka kadınlar gelmiş, ağlıyor. Sonuçta yani bir kayıp vakası, endişeliler. İster istemez bizim bir de bu bölgede, böyle olaylarda iki kadın birbirini gördüğünde başlar. Hemen ağlamaya, ağıt yakmaya, feryat figan. O da annesinin ağladığını görünce insan ister istemez, yani şimdi annemin hiçbir şey yokken gözleri dolsun, benim de karşısında gözüm dolar, düğümlenir boğazım. Odaya giriyor, babasını fark ediyor camın önünde. Anlatımı bu. “Ben de o sırada hani babam sesimi duymasın diye ağladım, kolumu ısırdım”. Bunun insani yanına bakılmadı işte. Kolunu ısırmış hatta ilk günde haberi adli tıpa gittiğinde o ısırık izi anlaşılmasın diye ikinci ısırık, üçüncü ısırık falan filan, biliyorsunuz. Böyle anlatıldı. Tek ısırık olduğu zaten hem görüntüden belli, hem rapordan belli.

Konu Hakkında Dizi Çekilmesi ​

Şeyi ben unutmuşum, masumiyet karinesi ile ilgili Türkiye’de hiçbir olay yoktur ki soruşturma aşamasındayken hakkında dizi çekilsin. Bu olay hakkında biliyorsunuz birebir bir dizi çekildi. Bir bölüm buna ayrıldı. Tamamen Enes işte uyuşturucu bağımlısı değişik tavırları olan biri, anne yine suçlayıcı şey, hepsi suçlayıcı şeyler. Duydukları, basından duydukları ne kadar kirli bilgi var ise onlar atıldı bir sepete, çalkalandı, bir dizi oluşturuldu, yayınlandı. İnsanlar da ne yazık ki, bu ülkede dizilerin gerçekliğine inanıyor, bunu daha önce, biliyorsunuz işte yaşadık. Bir dizi karakter, öldü, bu ülkede insanlar cenaze namazı kıldı.

Ailenin Medyada Canavarlaştırılması ve Karşıt Algı Yaratma ​

Ne yazık ki Türkiye böyle bir dizayna gitti. Öyle öcüleştirildi ki, bu insanlar hani işte, ilk haberlere bakın, ilk kayıp kızını arayan insanlar sonrasında başlandı. İşte burada toplu mezarlar, bir çok çocuk mezarları var. Hatta ciddi gazeteciler daha önce de bir çocukları öldürülmüş, buna ilişkin otopsi yapılmamış, şüpheli bir durum sanki, bunlar çocuklarını sürekli öldüren insanlar. Ya öyle anlatımlar oldu ki, öyle öcüleştirildi ki, işte bunların köylerinde lüks lüks arabalar, hepsi çok zenginler. İşte Salim’in arabasını görüyoruz, kaza yapmış, diğeri broadway. İki araba kardeşi ile arabalar evinin halini gördüm ben. Evi ile ilgili aslında şeyleri de sunduk, onlar da şeyler için önemliydi, canlandırma anlatım için. Onlara da birazdan kısaca değineceğim. Ya öyle bir hale getirildi ki, dediğim nasıl anlattığı önemli. Malcom X’in dediği gibi, öyle bir anlattılar ki, kafamızda öyle bir Güran figürü çizdiler ki, bunlar her şeyi yapabilir. Bütün illegalite var bunlarda. Kimi çıktı dedi tefeci, kimi çıktı dedi işte toplu silahlar var, hizbullahçılar. Bir tarafa konumlandıramadılar ama şöyle bir şeyi başardılar. Tebrik etmek lazım. Solcuları, muhafazakarları, sekülerleri, hepsini bir cephede toplayabildiler. Türkiye’de kimse bunu yapamadı. Bir tek Güran karşıtlığı bunu başardı. Herkes vurun abalıya vurun vurabildiğiniz kadar. Ne yazık ki buna da hukuk sistemimiz izin verdi. Biz söylemek istemedik, Fatih bir taneyi söyledi. Hakaretler var, çok ciddi hakaretler. Hepsi hakkında değil ama kimisi hakkında dün gördüğümüz matufiyet yok diye takipsizlik veriliyor. İtiraz ediyoruz, reddediliyor. Yani normal bir şey mi bir insana hakaret etmek? Zaten şu an hakareti öyle bir basite indirgediler, ön ödemeye tabi tuttular. Parasını ver, istediğine hakaret et. Sen bana hakareti nasıl devlet bir para alıp ben vazgeçmiyorum ki? Bu Anayasaya aykırı. Sayın milletvekilim burada inşallah bunu taşırlar, bence bu düzenlemenin iptali gerekir. Böyle bir..

Hukuk Devletinde Hakaret ve Adaletin Durumu ​

Yani bu kabul edilebilir bir şey değil. Bir hukuk devletinde herkes kendi hakkını çıkıp yargı makamlarında arama hakkına sahip ise, ya sen kalkıp hiç bilmediğin bir şey ile ilgili klavye delikanlılığı yapacaksın. Ya iddia ediyorum hiçbiri Arif bey’in karşısına geçip bir şey diyemez çünkü böyle klavye delikanlıları var, arkadan söylüyorlar. Bize de söylüyorlar, herkese söylüyorlar. Var yani. Burada da var klavye delikanlıları. Şimdi yine sayacaklar, bize saydıracaklar, umurumda değil. Ne için? Çünkü ben vicdanen çok rahatım.

Enes’in Sırtındaki İzler ve Yanlış Yorumlamalar ​

Bitti mi izler? Sırtındaki izler ile ilgili, dizileri söylüyorduk değil mi? Diziden dolayı işte dediğim gibi bütün bilgiler atıldı. Böyle bir senaryolar çizildi, anlatıldı. İnsanlar böyle dizayn edildi. Hakaretler, şeyler konu buydu aynen. Buradan oraya bağlamıştım. Sırtında sivilce olduğu net, net bir şekilde belli olan, sırtında sivilce izi olduğu net bir şekilde belli olduğu izler bile tırnak izleri dendi. Kolunun altında mesela sivilceler var, hiç alakasız konular. Ayağında da var. Yani her yer her vücudunun her yerine bakılmış. Her yerine bakılmış. Her iz birşeye yorulmuş. Eğer bir okuma yaparsak, herkesin hayatı ile ilgili bir okuma, başka bir yere çekme, bir yanlı bakma mümkündür. Herkes ile ilgili bu mümkündür. Bu herkesi art niyetli bakış açısı ile başka bir yere çekecek şekilde yorumlayabiliriz. ;Bu dosyada da bu izler şimdi şey bilmiyoruz ölümünün tam olarak nasıl gerçekleştiğini. Yani şu açıdan biliyoruz, yani bir adam var, senaryo çiziyor. İşi senaryo çizmekmiş. İşte kolunu ısırdı, kurtulurken sonra gözünün altını da ısırdı dedi. Ben dedim ki, Bu niye ısırığa takmış? İşte dedi Türkiye’de ısırıktan cinayeti çözen benim. Araştırdım, buldum. MazlumDer’in bir raporu var. Evet, bir cinayetten dolayı daha bir aileyi mağdur etmiş. 40 ay bu aile bu şahıs yüzünden tutuklu kalmış. Şimdi çok itibarlı diye her yere çıkıyor. Beyanları böyle. 100% sanki. Emniyetin şaşmıyor asla şey olmuyor diye bir diş izi nedeniyle bir karı kocanın tutuklanmasına sebep olmuş. Evet sonra katil başka biri çıkmış. Bu karı koca hiç ilgisiz biri çıkmış ve beyanlarını destekleyen cinayet silahı bulunmuş. Bir çok şey net 100% olmuş, Yargıtay onamış, o karı koca 40 ay hiçbir sebep olmadan, sadece diz izindeki uyum olduğu için tutuklu kalmış. Bulduğu cinayette, bu yani, ondan dolayı adam bir fetiş olmuş, diş fetişizm yaşıyor. Her yerde bir diş arıyor. Enes’in gözünün altında diş dedi. İşte Narin’in kolunu ısırmış dedi. Bilmem ne dedi, şimdi diş izi nasıl olmuş buna bakalım. Rapor diyor ki, üst dişte, şimdi eğer ki Narin’in ölümü ile ilgili bir şey ise ya Narin ısıracak ya biri onu kurtarmak için ısıracak.

Isırık İzinin Adli Tıp Değerlendirmesi ​

Bunun olması halinde çok güçlü bir ısırık olması lazım ve kişi de kendisini çekeceği için bu ısırık derin bir iz ve güçlü olması lazım ve çizgiler, yani kurtarmaya, çekmeye yönelik olduğu için daha derine inmeli. Buna ilişkin bir iz hareketli bir ısırma izi olmalı. İzin böyle olmadığı net ve diş uçları ile diyor. Aslında bu kilit bir cümle. Şu açıdan baskı gücü ağızda çenededir. Ağırlık yani kuvvet noktası çeneden gelir. Adli tıpçılar bilir. Bunu sorarız. Anatomi işler, eğer diş çeneden bir baskı uygulamamışsa bu can acıtmaya yönelik değil demek. Enes gösterdi. Ben onun için şey dedim, kolunu koyduktan sonra kafasını üzerine bırakıyor. Ağırlık onun için aslında can acıtma değil, hani bastırayım kendimi. Ağlamamı kendimi bununla bastırayım gibi. Üstten geliyor. Bu beyanıyla uyumlu rapor da aslında uyumsuz demiyor. Eğer uyumsuz demiyorsa beyanını esas almalıyız. Aksi ispat edilememiş en önemli şey beyanı olmalı ama işte savcılık bu beyanı esas almıyor. Diyor ki, bu şüpheli bir durum. Bütün her şey anlayamadığımız her şey şüpheli demişiz. Bakın, şöyle olmuş. Küçük bir köy, 300-400 kişi falan yaşıyor. Herhalde köyde birden 1700 jandarma personeli ile karşılaşmışlar ve gestapo gibi her yerde bir jandarma personeli. Muhtemelen bir çoğunun elinde kayda geçirmek için bekliyorlar, her gördüğü şeyi kayda geçiriyorlar. Örnek veriyorum, bu buradan geçti, çöpü niye oraya attı? kayda geçirmişler. Ben öyle anlıyorum tutanaklara baktığımda. Her şeyi yani. İnsanlar sürekli ifade vermişler. Bakın, yani sadece şey düşünmeyin, yazılı ifade vermiş düşünmeyin. Arif bey anlattı. 6 gün kalmış şeyde. Narin bulunduktan sonra 4 gün 5 gün mü her gün diyor kaldırıyorlardı beni. Mesela gidiyordum benim diyor, Allah var hiç kötü muameleye uğramadım, kimse bana ters kötü bir muamele yapmadı, bir şey demedi ama her gün bir senaryo ile geldiler.

İşkence ve Sorgulama Teknikleri ​

Ve çok tehlikeli yasak sorgulama teknikleri uygulanmış, birini duruşmada anlattı. Bence çok ağır bir işkence. Fiziksel işkenceden daha ağır. Demişler ki, sen şimdi Enes’i çağıracağız, diyeceksin ki Enes’e, annen demiş şimdi buradaydı dedi, Enes yapmış, oğlum Narin’i Enes öldürmüş, annen dedi bana. Ben diyorum söyledim Enes’e, Enes delirdi diyor. Kafasını duvarlara vurdu. Baba sen nasıl bana bunu söylersin ki, o gün duruşmada da söylerken Enes yine tahammül edemedi. Ya böyle bir şey var mı gerçekten? Benim tüylerim diken diken oluyor bunu söylerken. Bu nasıl sorgulama tekniğidir, yani bu nasıl yani daha yapılacak işkencenin bundan ötesi var mı? Fiziksel işkence bundan kesinlikle daha iyidir. Kesinlikle daha iyidir. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bakın 2024’teyiz. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunu hepimiz biliyoruz. Bütün hukukçular bunu söylüyoruz, bütün medya da bunu biliyor, söylüyor ama bunlara yapılıyorsa normaldir diyoruz. Normaldir dedik. Ben ilk celse bir şey dedim, tepki gösterdiniz. Tamam haklısınız, konu buradan kaymasın ama basın bunu bilmiyor. Kusura bakmayın, bunu söyleyeceğim. Biz bunu konuyu söylemeyecektik. Biz müvekkillerimizin hiçbirini, madem ilk günler bu raporlar alınmadı, biz dedik başvuralım. Dediler ki, hayır başvurmayacağız. Bizim kızımızla ilgili bir durumdu. Bizim kızımız bulunsun diye bu bize yapıldı diye düşünüyoruz. Eğer bu kadar sert olunmasa belki kızım ben kabul etmiyorum bunu kendileri kabul ediyor ama ben kabul etmiyorum. Raporları yoktu. İşte görüntüleri alınabilir belki dedik, belki hani biz hastaneye gittiğimizde araçtan inmedik dediler. Araca doktor geldi var mı bir şey, yoktur herhalde. Hiç bize sorulmadan yazıldı. Bir kişiye verilmiş dedik. Ya bu bir kişi üzerinden gidelim, yok dediler. Neyse biz dedik o zaman bir daha açılmayacak bu konu. Tamam dedik, bir daha açılmadı. Enes burada açtı. Görmeyenler, bilmeyenler için anlatıyorum ya da anlamayanlar için. Heyet anladı o durumun ne olduğunu.

Enes’in İşkence Anlatımı ​

Enes’e sorular soruldu. Sen niye çelişkili ifadeler verdin? Sen burada niye böyle dedin? Enes dedi ki, siz benim ne yaşadığımı bilmiyorsunuz. Tekrar edildi. Enes, sen bak böyle böyle dedin, böyle dedin ama ben o zaman dedi bir şey anlatacağım dedi olmayacak. Tutanakta da öyle geçiyor, ben bir şey anlatacağım olmayacak. Şimdi dedi, anlat dedi, biz anlatman için buradayız. Soru soran hani biz seni dinlemek için buradayız. O zaman dedi ki, ben avukatlarıma bir şey danışmak istiyorum. Konuştuktan sonra konuşacağım değil mi başkanım? Tutanak aynen böyle duruyor. Görüntüleri de var. Şuraya döndü bize. Biz de şuradayız. İki adım attı, döndü anlatayım mı? dedi. Ben orada anlatmayın deseydim herkes ne diyecekti? Çocuk konuşacaktı, konuşturmadılar. Tabii ki bunu diyemezdik. Anlat, ne istiyorsan anlat dedik. Çocuk da işkenceyi anlattı. Sonra dediler ki, sen işkencede hiçbir şey kabul etmemişsin. Niye bu konuyu anlattın? Ya tamam kabul etmemiş, senin sorduğun sorunun bağlamı buradan geliyor, yani çelişki var diyorsun. Unutmayın kardeşini kaybetmiş, göz altına alınmış, 18 yaşında sürekli kafasında saatler ile ilgili bir farklılık var. Önemli olan saat 18 ve sonrası mı yoksa 15 ve sonrası mı. Çünkü 18 sonrası gördüğünü söyleyen var. Salim de düştü, yanıldığı bu saat, hangi saat önemliydi? Saatler ile ilgili kimse organize olmadı, tam aksine saati yanlış söyleyenler gidip sorgulanıyor. Canlı yayınlar var, dosyaya girmiş, sosyal medya paylaşımı birazdan meslektaşımız belki izler, belki videoyu izler. Arif bey ilk gün anlattı; Maşallah kızları 17:40 diyor, Arif beyler sorguluyor bunu. Nasıl 17:40? Neden sorgulayamaz? Hüseyin Güran’ın evine giden yol Arif’lerden gideceksen okulun önünden geçmek zorunda.

Ailenin Kendi Soruşturması ve Tanık Beyanlarındaki Tutarsızlıklar ​

Okulun kamerasında görünür. Kameraya bakıyorlar, Narin yok diyorlar. Belki Jandarma diyor ki, arkadan belki dolandı ya da alt yoldan gitti. Arif bey, Yüksel hanım da röportajında söylüyor. Ya benim kızım akıllı bir kızdır, benim kızım eğer evine gelecekse, oraya gidecekse patikadan giden yolu uzatmaz. Yani neymiş? Organizasyon yok. Tam aksine sorgulama var. Gerçeği araştırma var. Bakın aile yani Arif ile anne Yüksel, baba Arif sorguluyor bunu. En yakınlarını sorguluyor. yine uzaklarını da sorguluyor. İsa Kaya akraba değil, çağırıp soruyor. Sen 18:00’de gördüm diyorsun, nasıl gördün? Nerede gördün? Sen tek nasıl görüyorsun? Başkaları niye görmedi? Çünkü orada senin dışında da insanlar var. Bir sen gördüm diyorsun, anne diyor, ben ortalığı yıkacaktım, yıkıyordum. İsa biraz büyüktür, o gördüm deyince biraz rahatladım diyor. Büyük bir birey geliyor 17 yaşında, gördüm diyor. Herhalde doğrudur diyor. Niye uydursun? Sonrasında Şeyma diyor, gördüm. Biliyorsunuz onu tespit ettik. Onun saat karışıklığıymış. Bir yemek programı şifresi verince, baktık, tamam. Program kaçta falan anlaşıldı. Yani bu da yine akraba değil.

Maide Kaya’nın İfadesi ve Zaman Çelişkisi ​

Maide Kaya küçük çocuk canlandırması var. Herkes onu izledi. İşte evine gittiğini söylüyor. Bakın evine gitmiş, işte en son gören kişi. Kızın söylediği saatte çoktan ölmüş. Narin çoktan öldürülmüş. O 18:00 sonrasına diyor. O 18:40’da gördüğünü söylüyor. Okulun orada oynuyor, kameraya takılıyor. Bakıyor diğer çocuk da diyor, ben duydum, Maide konuşurken ben Narin’i görmedim ama Maide’nin Narin diye seslendiğini duydum diyor tepeye doğru ama yok işte. Bakın aile bunları sorguluyor. Yani anne de sorguluyor kendi aklınca. Kendini ifade edebildiği sorgulayabildiği kadarıyla sorguluyor. Yani bu eğitim almış bir polis her şeyi bilen bir insan değil. Kendi aklı aldığınca algılayıp sorgulayabiliyor. Sorguluyor, bakıyor ama işte sürekli dediğim gibi ifadeler, yazılı olmayanlar dışında da sürekli biri geliyor, anlat bakalım ne oldu. Sürekli anlatıyorlar. Şimdi dediğim gibi önemli olan saat ne, hangi saati daha dikkatli anlatması gerekiyor, insan beyni belli şeyler ile kodlama yapar geçmiş hatıralarını. Bu bilimsel bir çalışmadır, birazdan bir meslektaşımız detaylarını anlatacak. Örnek veriyorum, ben bugün sabah işte evden çıktığımda saat kaçtı diye hatırlamak için ne yaparım? İşte telefonda biri ile görüşmüş isem ona bakar, bir kodlama yaparım. Diyarbakır Barosu dedi ki, mesela Birsen’e ilişkin kodlama yok. Ben de var diyorum. Onun HTS’sini sunacağım, Birsen’e ait. HTS kaydı biliyorsunuz Birsen’lerin evine okul kamerasına bakarsanız o gün çok çocuk gidip gelmiş. Çok sayıda, çok çocuk gidip gelmiş. Onların içinde Narin de var. Narin’in diğer kuzenleri de var. Maşallah hanımın kendi diğer yeğenleri falan da var. Çok gidip gelen var. Bunu kameradan dolayı anlayabiliyoruz. Çocukların da ifadeleri alınmış. Zaten bir kısmını söylüyorlar.

Birsen’in İfadesi ve Zaman Kodlaması ​

Şimdi ilk gelen, ikinci gelen saat kodlaması yapılınca demek bir hataya düşmüş. Şimdi az önce şeyin ifadesini gördünüz, Nevzat Bahtiyar’ın. İfade alınırken bazen ifade verenin ifadesi yazılır, bazen ifade verenin, yani ifadeyi alanın anladığı yazılır, bazen de ne yazık ki, anlamak istediğini yazar. Bu soruşturmada Birsen’in ifadesi böyle olmuş savcılık makamında alınan ifadesinde. Nereden anlıyoruz? Hiçbir şey olmadan muhtemelen bir saat falan geçmiştir. Sulh cezaya çıktığında ifadesi söyleniyor. Hani bu Salim’in yönlendirme meselesi var ya. İşte sen savcılık ifadesine göre sanki Salim gelmiş, ona 17:40 demelisin demiş. Sorguya bakalım. Sorgu da ne diyor Birsen? Birsen sorguda diyor ki, ben öyle demedim. Biz konuşurken Melike ile Salim ağabey duydu geldi yanımıza. Nedir dedi? Dedik ki, biz emin olamayoruz 17:40’da gelen Mina mıydı, Narin daha önce mi geldi? Çünkü okul kamerasında da görmüyor. Acaba biz yanlış mıyız onlarda? Çünkü Arif bey sorunca, Arif bey hani bir hatanız varsa bir daha düşünün deyince bunlar kendi içlerinde bir sorgulamaya giriyorlar. Bunlar emin olamıyorlar. Salim de demiş ki, ifade de geçiyor, doğruyu ne biliyorsanuz onu söyleyin. İkide bir ifadenizi değiştirmeyin. Bu çok doğru bir şey. Ne biliyorsanız ise onu söyleyin. Doğruyu söyleyin. İfadenizi değiştirmeyin. Ama savcılık Salim duydu, 17:40 ise 17:40, devamında da zaten şey de söylüyor, hani doğru ne biliyorsanız ise 17:40’da mı gördünüz 17:40 söyleyin. Savcılık orayı almıyor. 17:40’da söylememiz gerekti. Bu evet şüpheyi artıran bir şeydir. Bu acaba Birsen’in kelimesi midir? Bakın, gördük Nevzat’ın ifadesinde. Keşke onun da görüntüleri olsaydı, keşke onun görüntüleri olsaydı. Şimdi şey deniyor, CMK avukatı var. Avukatı huzurunda Nevzat’ın da avukatı var. Nevzat’ın beyanları olmayan şeyler geçmiş, kamerada var, hepimiz görüyoruz. Şimdi Birsen nereden kodlamayı yapmış? Birsen’lerin evine giden çok çocuk var. Birsen şeyi bilmiyor, duruşmada da söyledi. Camiye gittiklerini bilmiyor. Bu parçayı nasıl birleştirdik? Biz kendisiyle konuştuk. Duruşmada da söyledi. Sonrasındaki o Şeyma Kaya üzüm toplama meselesi. Tam anladık. Birsen Narin geldiğinde diyor ki, Hatice ile Fatma anneannemlere gitti. Anneanneleri caminin yanındaki o Şeyma’ların evinin yanında. Narin oraya gidiyor. Narin oraya gittiğinde direk bekliyor, kızları içeriye de girmeye utanıyor mu neyse. Orada Şeyma Kaya onu görüyor. Orada asma yaprağı topluyorlar. Ona üzüm veriyor. Bu parçaları böyle okumak da var ama insanlar okumayı tercih etmedi. Madem o kadar iyi araştırdın, 1700 personel, 17:40 diyor, bir de program diyor, aç bakayım o program kaçta? Bir de bak, biz açıp baktık, sen de bak. Bu kadar hassas bir dosya, bir bak. Parça birleşti. Direk camiye girmeye utanmış diyor. Cami hocası diyor, ben gördüm, çağırdım diyor. Diğer çocuklar ile kapının önündeydi, çağırdım geldi. Bu parça da birleşti. Camiye de geç girmiş zaten. Bu 17:40 meselesi ne olabilir dedik. Evet, aynen Birsen’in telefonundan annesi konuşmuş. Halasıyla konuşmuş. Telefon ekran görüntüsü de var. Birsen’in HTS’sinde 103 numarada Taner Mehmetoğlu adına kayıtlı telefonda 21 Ağustos 17:40’da. Tam bir göstereyim.

Maşallah Hanımın Telefon Görüşmesi ve Zaman Kodlamasının Doğrulanması ​

Yok bunu sunmamıştım. O Maşallah hanımın HTS’si gösterildi. Maşallah hanımınki de yok. Birsen’e ait telefon numarası. Birsen’in telefonu üzerinden konuşuyor Maşallah hanım. Akrabalık ilişkilerini bilmiyorum, kocasının kardeşi ne oluyordu? Görümce. Görümcesi oluyor, değil mi? Hayır, hayır. Maşallah’ın görümcesi. Görümcesi ile konuşuyor 17:40’da. Demek ki, bir konuşma var. Kodlama böyle yapılmış. Annen telefon ile konuşuyordu. Yani bu kadar keskin bir zaman dilimi veriliyor. Ya biz de dedik, ya bu kadar keskin nasıl oluyor? Telefonla konuşuyor, hatta ekran resmi de var. Telefonu silmediler bize attılar. Onu da sunacağız şeyde ama bu HTS olduğu için daha güvenilir. Veriler ile her şey ile oynayabiliyor ya, bu aile nasıl oluyor bilmiyorum, kendi adım sayarı da bilmiyordu da..

Ulusal Kriminal Büro Raporlarının Güvenilirliği ​

Şimdi Ulusal Kriminal Büro’nun raporları. Rapor mudur bunlar? Mütalaada geçtiği için değinmek zorundayım. Diyarbakır Barosu gerçekten dediğim gibi ben çalışmalarına saygı duyuyorum. Hukukçulukları en azından bir şey gördüklerinde bu yanlıştır demeleri ortada. Zaten diyorlar. Bununla ilgili hiçbir şey demediler çünkü onlar da neyin gerçek neyin olmadığını gayet net görüp şey yapabiliyor. Yargılamaya bu denli katkıları için teşekkür ediyorum. Şimdi oradaki konuşmalarda kesinlikle savcı diye bir kelime geçmiyor. Geçen çoğu kelimeyi almamış. Bizim duyabildiğimiz ama dediğim o konuşma bir anlam bütünlüğü yok. Kaldı ki bizce o delil hukuka aykırı bir delildir. Nasıl elde edildiği belli değil. Kanuna uygun bir şekilde elde edilmemiş. Bu sebeple onun da bizce dosya arasından, itiraz etmiştik. Bununla ilgili ne şekilde geldiğini bilmiyoruz. Bu evraklar nasıl elde edilebilir? Çünkü o kamera kaydı başsavcılıkta. Sadece bize kapalı olan dosyada. Oradan geldi. Onu kabul etmiyoruz.

Görüntülerdeki Piksel Kaymaları ve Süre Farklılığı ​

Yine görüntüler ile ilgili, dün meslektaşım anlattı, bir yamaç ile şey hikayesi var. O çok önemli. Oradaki yamacın kamera açısından dolayı anlaşılmayıp düzlük olarak kabulü sanki var. Piksel kayması, yani görüntüleri aldık. Burada olmayacağını anladık. Kaç kişi ile görüştük, burada olmayacağını anladık. İşte meslektaşım anlattı, Tuncay bey kısmen yurt dışına yolladık, bekliyoruz. Duruşma sonrası da gelse artık belki maddi hakikate bir katkı sunacaktır. Orada piksel kayması görüntüleri alıp aileye yolladığımda, işte bak Nevzat burada alıyor. İşte bak, Nevzat burada alıyor falan diye bana heyecanlı olarak. Dedim ki sizin gördüğünüz bu siyahlıkları ben her yerde görüyorum. Ben bununla bir yere çıkarsam komik duruma düşerim. Ben bununla hiçbir yere çıkmam dedim. Yani bununla yol yürünmez. Bu böyle olmaz dedim. Hiç dikkate almadım ama Ulusal Kriminal işte traktör ile araba ayrımını yapamayan mavi ile kırmızı ayrımını yapamadığı yerde Narin’in ayrımını yapabiliyormuş. Nasıl gözleri var ise. Çok şaibeli bir yer olduğunu söyledik zaten. İtiraz da ettik. Biz o yüzden bir de zamanlama meselesi başkanım. Ona sizin müzekkerenizde biz 6 dakika biliyorduk, siz 6 dakika 45 saniye dediniz. Herhalde bunun ile ilgili bir yazı geldi.

Narin’in Son Göründüğü Yer ve Zaman Çelişkileri ​

Şimdi Narin’in son görüldüğü yeri biliyoruz. Okul kamerası 15:11:15’te diyor, ayrıldı. 14:00’te görüldü en son. Şeyin kriminal’in kendisinin de yaptığı çalışmaya göre 15:11:14 en son ayağının ucunun görülme. Onuncu sayfada, on ikinci sayfada ise 6 dakika 45 saniye alacağız bu kaydı. 15:18:49, 6 dakika geriye aldığımızda 15:12:04. Tam 50 saniye geçti. 50 saniye okulun önünden, yani karşısında son göründüğü yerden ahır tabir ettiği yere 50 saniye. Işınlıyor. O karartıyı, yani Narin’i duruyor orada. Drone görüntüleri de sunduk. Gazetecilerin çoğu da oraya gitti. 50 saniye, bir çocuk koşarak da çıkamaz oraya. O rampayı çıkamaz 50 saniyede. Yani nasıl çıkacak? Burada 50 saniyede ahırın önüne. Bir de evin de değil. Ahırın önüne karartı gidiyor çünkü ne için? Kamuoyunun beklediği bir şey vardı burada. Neydi? Bunlar suçlu olsun, ceza alsın diye bir durum vardı. Onlar da, hani ben iddialı bir şey söyledim, hemen dosyayı aldık, biz çözeceğiz bu işi diye hemen açıklama yaptı. Yakında herkes görecek gibi bir şey dedi, paylaştı gördük. Çok şey çözdü. Bu piksel kaymaları dediğim gibi her yerde var. Bunu dikkate alamayız. Zamansal olarak mümkün olmayan bir şey. Bize mümkün gibi yediriyor. Keşke ikinci raporu oradan aldırmasaydınız. Zaten biz itiraz ettik. Bilirkişinin reddini istemiştik. Yetişmeden rapor geldi. Önemli değil. Şey gelmedi değil mi başkanım, gezici bazlar ile ilgili?

Salim Bey Hakkındaki Yeni Deliller ve Hukuk İlkeleri İhlali ​

Şimdi Salim bey ile ilgili üç tane yeni somut delil çıktı. Bence çok önemli üç delil. Banka dekontu, adım sayar, bir de gece orada olduğu aracın, Onur bey dinletti aslında, o burada ne yazık ki büyük bir sessizlik olmadığı için iyi anlaşılmadı. Ben de çok iyi dinledim, adım sesleri geliyor ve alttan ya bir kız çocuğu ya da küçük bir çocuğun sesi geliyor sonlara doğru konuşmanın. 22:41’deki konuşma. Araba tam o anda, hatta haberi de yapıldı, araba o anda hareket halinde. Adım sesleri geliyor. Net. Hatta dediler ki, o konuşmayı yaptığı kişiyi aileye dinlettiğimde Hacı Kaya diye biri galiba, İstanbul’da konuşmayı yaparken yanında olan biri, hatırladı konuşmayı. Dedi ki, ben yanındaydım onun. Biz okulun önünden hemen diyor onun öncesinden okulun önünden çeşmeye doğru gidiyorduk dedi. Çok güzel dedim. Okulun kamerasına gelelim, bulacağız. Köyün o zaman köyün içerisinde Salim’in görüntüsünü okul kamerası o saatlerde alınmamış. Talep ettik, gelmedi. O saatler yok. Lehe hiçbir şey yok ama aileye ne var? İşte dediğim gibi ortaya salata yapılmış, her şey atılmış, karıştırılıyor. Bilgi kirlilikleri ile bunları açıkla. Ya şimdi biz ceza yargılamasında kişi kendi suçsuzluğunu ispat etmek zorunda. Yani yapmadığımız bir şeyi, kişiye diyoruz ki, sen bunu yaptın. Yapmadığını ispatla. Şu an, şu aşamadayız. Yapmadığınızı ispatlayın. Ya bu ceza hukukun temel prensiplerine ne kadar uyuyor? İddianameye bakıyoruz, herkes şunu söyledi; müşterek faillik. Hepimiz hukukçuyuz, hepimiz okuduğumuzu anlıyoruz. Lütfen sahip çıkalım dediğim hukuka. Buradan müşterek faillik çıkmaz çünkü hangi failin hangi fiili, hangi fiil üzerinde nasıl hakimiyet kurduğu, nasıl iştirak iradesini ortaya koyduğumuzu anlatan hiçbir cümle yok. Benim anlamadığım, diyor bir şeyler, tuhaf bir şeyler var mütalaada. Yani iddianamede, devamında mütalaada ben bunları anlayamıyorum. Bunlar bana tuhaf geliyor. Bunların demek ki bir parmağı var her şeyde. Ne şans ki bir şekilde izah edilebiliyor, bir şeyler çıkıyor. Belki daha süremiz olsa neler çıkacak ama bakın gerçekten ciddiye alınıp incelenmesi, irdelenmesi lazım. Endişe duyuyoruz çünkü korkunç bir baskı var. Kimsenin doğruyu bilip söyleme durumuna imkan verilmiyor. Hukukçular dediğim gibi çıkıyor ya da adli tıpçılar çıkıyor, doğruyu söylediğinde bir lince maruz kalıyor. İşte sen Güran’cı oldun. Toplumun böyle hemen bölmeye hazır kitle var. Niye? Çünkü insanlar bir hikaye satın aldı. Bu hikayede bu aile suçlu olacaktı. Buna oynayanlar ve bunun sayesinde çok popüler olan gazeteciler, duayen olan gazeteciler, sosyal medyada ismi, namı, şanı bilinmeyen insanlar bilinir oldu. Böyle, işte ona danışılır oldu. O konuda o söz söyleyebilir, hiç ulaşamayacağı insanlar kendisine ulaşıp fikrini alır oldu. Böyle bir anormal bir şey. 3 gün sonra isimleri unutulacak bunların çoğunun çünkü. başkanım müsaadenizle.

Davada Rol Yapanlar ve Yeni Delillerin Reddi ​

İnsanların bir kısmı dediğim gibi burada kendine bir rol belirledi. Buna oynadılar. Bazı hakikatleri gördüğü halde direnç kırılmasın diye başka fikirler empoze ediyorlar. Ne bunlar? Ya şimdi bir bankadan ödeme dekontu geldi. Direk kalkıyor adam bunu yalanlıyor. Bankaya nereden gitmiş? Ya iyi de bankaya gidildiğini söyleyen kim? Otomatik ödeme. Adam zaten diyor, evdeyim. Otomatik ödemedir işte, bunun ispatını mahkeme yapacaktır. Bırak sen, hemen bu böyle değildir, çünkü kendince bir bilet aldı kesinlikle bunlar suçlu olmak zorunda. Çünkü kendisi aksi halde itibarsızlaşacak. Hiç itibarı kalmayacak belki.

Ramazan Atasoy’un Tutukluluğu ve Gazetecilik ​

Ne yazık ki az önce bahsettiğim Ramazan Atasoy’un tutuklu olmasına sebep gazeteci var bu ülkede. Halen de devam ediyor gazeteciliğe. Çıkıp demiyor, ben yanlış aktardım. Bakın oradaki çevirinin fıskiye olduğunu herkes biliyor. O çocuk yanlış çeviri yüzünden tutuklu. Yanlış olduğu belgeli, dosya içerisinde duruyor. Savcılık da biliyor ama ne dedi? İşte çocuğun o fıskiyesi sana ait bir şey dendi. Çok net. Fıskiye olduğu çok net. Yine çocuğun ben dönüp bakacağım, kürtçe ben dönüp bakacağım sözü “daha ölmedi” dendi. Hatta “kız daha ölmedi” dendi. O gazeteci kız kelimesini de ekledi. Çeviride o yok. Yanlış çeviride, jandarmanın yanlış yaptığı, jandarma diyor ki, bakın ilk çeviri şey olabilir. Daha bitmedi. İkinci anlam “daha ölmedi” olabilir. Kalktı, bunu kesinlikle bağlamından da kopararak yine iddianame hazırlanırken iddianameye bazı tutanaklara dedi ki, kelimeler eklenmiş. Savcım çıkardı o kelimeleri, teşekkürler. Tutanaklara mesela Yüksel Güran kızının öldüğünden adeta emin olduğu vardı ya, o kısımlar kesin olarak emin olduğu gibi bir şeyler vardı, siz çıkarmışsınız. Tutanakta olmayan, tutanağa da eklenen kelimeler vardı. Böyle çok şey var da, şimdi bunu gördük. Ya 14 yaşında bir çocuk en azından onun için, Güran’lar için bu çocuğun Güran’lar ile ilgisi yok. Biz de avukatı değiliz ama görüyorum vicdanım sızlıyor. Sırf yanlış çeviri yüzünden bir işçi, gariban bir çocuk hala tutuklu. Çocuk ya bu. Çocuk çocuk. İlk gün geldi buraya, korkusunu gözlerinden hepimiz gördük. AGO’da dedi, ben bir şey biliyor olsam zaten söylerim ama dediğim gibi temas kurmuşsa bu insanlar ile tutuklanabilir, en ağır cezayı alabilir algısı var. İnsanlardan çünkü niye onu işine yani Salim’i koruyabilecek bir cümle kurmuş, nasıl kurabilir? Onu da kurmamalı, suçlamalı. Bu sayede Salim ceza almalı. Herkesin algısı, bakış açısı buydu. Çocuk hala rehine bence. Ya bizim dosyamız niye açılmıyor? Niye birlikte gitmiyor? Bu kadar süre vardı, toplanan hiçbir delil yok. Hiçbir işlem yapılmıyor. Biz talepte bulunuyoruz, bizim taleplerimiz işleme dahi sokulmuyor. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey olabilir mi? Ne yapalım, yani biz çıkıp medyaya çıkmayalım ya da sahaya çıkmayalım, artık elimizden gelen hiçbir şey kalmadı. Dediğim gibi bir dizayn yaratıldı. En azından bunu kırabilir miyiz, nasıl kıralım. Onu da söyleyeyim, doğru belgeleri verelim, insanlara anlatım evraklar üzerinden, bak böyle böyle değil.

Halılardaki DNA ve Jandarmanın İşlemleri ​

Halı dendi, işte halılarda DNA var. Ben söyleyeyim, ne kadar sağlıklı yapıldı o incelemeler acaba? Jandarmanın yaptığı hangi işlem sağlıklı ki? Ben iddia ediyorum, o da sağlıksız, düzgün yapılmamıştır. Halılarda kıl da vardır başka şeyler de vardır. Sadece mavi ışıkla baktılar, kan ya da ölüm sıvısı gibi bir şey aradıkları için, başka DNA yok. Onlar bir şeye sarıldılar, bir ihtimale sarıldılar. Eğer kız burada, şeyin dediği gibi, ağzından ölüm sıvısı geldiyse bu şekilde inceleme yapıldı dediler ama var DNA. Başka DNA’lar var. Ben iddia ediyorum olandan da başka var. Yok halılar yıkandı, işte ondan dolayı hiç bir şey yok. Nasıl oluyor? Hiç DNA yok? Peki bunu basına kim söyledi? Yine jandarma. İddia ediyorum söyledi. Dedi ki, böyle bir şey var. Şimdi yok diyecek, soruşturma aşamasında, savcılık sızdırmadı. CMK avukatları Nahit başkan anlatıyor. Hepsini tembihledi. Bütün şeylere işaret kondu. Bizim Diyarbakır Barosu avukatlarından da sızmadı, kimden sızdı o zaman ya? Unutmayalım Yüksel hanım sorgudayken eli kelepçeli fotoğrafı bile var. Hakim karşısına eli kelepçeli çıkmış var. Fotoğrafı var, basında var. Daha ne anlatalım? Kime ne diyelim? Günlerce saatlerce bunları anlatıyoruz. Bunları anlatmaya çalışıyoruz ama işe yaramıyor.

Nevzat Bahtiyar’ın Ev Tarifi Çelişkileri ve Yanlış Yorumlar ​

Evin fotoğrafları var bizde. Biz kendisine sorduk. Hangi odaya girdin? ilk şeyde sol dedi. Sol dedi ama odada ne var bilmiyorum dedi. Biz görüntüleri sunduk. Bilirkişi daraltılmış bazda boş oda diyor. Boş oda diye bir şey yok. Evde bütün odalar dolu. Jandarma da biliyor. Bir kısmının fotoğrafları da var. Boş oda neresi acaba? Neresi? ben söylüyorum. Yanlış bir olasılık hesabı dedik. Ya yanlış bir olasılık hesabı ile gidiliyor. Nevzat Bahtiyar çıktı, kızı aldı. Kendi ahırına koydu. Bu bölgeyi, hani dün Fatih’in gösterdiği o bölgesel şey var ya, bunu istediğimiz gibi yorumlayabiliriz. Evet üçgenlemede o bölgede bir yer görünüyordur, onu istediği gibi yorumlayabilecekti. Müşterek faillikten tamam sonuçta düşünün şimdi bir anneyi almışsınız, tutuklamışsınız. Sonrasında herhalde pardon demek de kolay değildir. Somut güçlü bir delil ama şu gerekirdi, öyle güçlü deliller olmalıydı ki. Ya biz de şunu demeliydik, tamam sonuçta da bir şey var ortada ama yok, dosyada yok.

Toplum Algısı ve Hukuksuz Kararların Tarihsel Örnekleri ​

Ama ne yazık ki şu oldu. İnsanlarda algıda ya tutuklanmışsa bir şeyi vardır. İnsanlar böyle baktı. Bir şey yoksa da tutuklanmaz. Her halde sebep sonuç burada olması gerekenin dışında oldu. Ne yazık ki biri tutukluysa suçla ilişkisi var dendi. Halbuki öyle değil ki. Bakın dosyaya dosyayı görüyoruz. Dediğim gibi bütün delillere tek tek baktık. Anne ile ilgili zaten mütalaada Yılmaz bey, hatta paylaştı savcım dedi, bu etik değil. Ya etik değil tartışılır, ben de hani direk etiktir diyemem meslektaşımı koruma adına ama bu dosya dediğim gibi algılar ile yürüyor ne yazık ki. Algılar ile yürüdüğü için normal standart rutin gibi şeyler gibi bakmayalım. Önce bir insanların bir şeyi sindirmesi lazım. Bir çok dünyada bir çok ülkede hukuksuz kararlar verildi daha önce. Central Park olayını biliyoruz. NewYork’ta yaşanan zenci çocukların hiç ilgisi olmadığı, toplum üzerinde linç algısı yaratıldı. Hatta şu an dönemin amerikan başkanı Donald Trump’ın bir idam kampanyası başlattı. Bu konuda ciddi bir para harcadı. Bir şey var biliyorsunuz o çocukların sonra masum olduğu anlaşıldı. DNA ile itirafçı kendi suçunu itiraf ediyor. Yine Fransa’da benzer bir gölde bulunan bir kadın var. Ondan dolayı aile suçlanıyor. İntihar vakaları yaşandı. Onun için diyorum, burada çok büyük bir karara bugün mü olur, yarın mı olur, artık bilmiyorum, bir karar verilecek. Bütün, inşallah bakalım, bütün Türkiye’nin takip ettiği, tarihe damga olarak geçecek bir şey olacak.

Enes Güran için Beraat Talebi ​

Ben bu davada, bakın şunu söyleyebilirim. Ben kendi müvekkillerimi savunmaktan, bu davada olmaktan gerçekten kendim adına gurur duyuyorum. İnşallah yeterince layığıyla yerine getirebildim. Son olarak dosyada, evet, anlatabileceğimiz çok şey var. Kısmen yazılı sunduk. Saha önce, geçen celsede anlattık. Tekrara artık düşmeyeyim. Meslektaşlarım da anlatacak. Sizi de çok yordum yani. Teşekkür ederim sabırla dinlediğiniz için. Yargılama sürecindeki sabrınız için ayrıca teşekkür ederim. Tüm dosya kül halinde değerlendirildiğinde, müvekkilim Enes Güran’ı suçlamaya yetecek hiçbir delil yoktur. Şüpheden sanık yararlanır ilkesince, herhalde olacaktır, çünkü çok şüphe yaratıldı ne yazık ki, bir de bu dosyada şüpheli enflasyonu diye bir de bir gazeteci, saygın gazetecimiz bir laf söyledi. Gerçekten çok güzel bir laf. Şüpheli enflasyonu yaşandı bu dosyada. Herkes şüpheli oldu. Müvekkilin şüpheden sanık yararlanır ilkesince beraatına karar verilmesini talep ediyorum.

Back to top
Law. Recep KIZILOK
Salim GÜRAN
  • UpdatedDec 15, 2025 23:37 UTC
  • Render time⏱️ 2.9 s
  • About
  • FAQ
  • Edit this page
  • Report an issue