Narin Güran için bir Mum: Yanlış İliklenen İlk Düğme
Narin Güran soruşturmasının kritik açmazları ve yanlış yönelişleri: olay saatine ilişkin ilk varsayımın nasıl bir hatalı zincir başlattığı ve aile üyelerinin haksız yere zan altında kalmasına yol açtığı üzerine kapsamlı bir analiz.
Olay Günü
Anne Yüksel Güran’ın ifadesine göre, Narin öğle yemeğinden sonra Kuran kursuna gitmek üzere yaklaşık saat 14.00’te evden ayrılmıştır. Kursa ilk kez o gün katılan çocuk, kuzenleriyle oyun oynamak için de izin almıştır. Akşam yediye yakın saatlerde, sofra hazırlayan anne oğlundan Narin’i çağırmasını isteyince, çocuğun kaybolduğu fark edilmiştir.
Köy yaşamında olağan sayılabilecek birkaç saatlik bu gecikme, Narin dosyasında hakikatin çarpıtılmasına yol açan yanlış yönelimlerin ve soruşturma hatalarının ilk halkası hâline geldi.
Narin’in Hakikatinin Sır Olduğu Tepe Yolu
Kuran kursundan dönerken saat 15.15’te (düzeltilmiş 15.11) okul kamerasına yansıyan Narin, patika yolu izleyerek tepeyi aşması ve evine ulaşması gerekiyordu. Bu güzergâh, soruşturmanın merkezinde yer alan kritik kanıtları içermekteydi.
Narin kaybolduktan 19 gün sonra, köyden 2 kilometre uzaklıktaki Eğertutmaz Deresi’nin yatağında, çuvalın içinde cansız bedeni bulunmuştur. Bir çiftliğin güvenlik kamerası, olay saatinden kısa süre sonra, kırmızı bir aracın dere yatağına doğru ilerlediğini ve 38 dakika bekledikten sonra yeniden hareket ettiğini kaydetmiştir.
Soruşturma Dosyasının Son Cinayet Şüphelisi
Kamera kayıtları, soruşturmayı beklenmedik bir yöne yönlendirmiştir. Narin’in son görüldüğü patika, Nevzat Bahtiyar’ın evinin hemen yanından geçmekteydi. Olay saatinde, Bahtiyar’ın su tesisatına ilişkin muhtar Salim Güran’ı araması ve evden çıkması, kendisini şüpheli konumuna getirmiştir.
Bahtiyar’ın evinde yapılan aramada, Narin’in tüm kıyafet ve eşyalarıyla birlikte bulunduğu çuval, Bahtiyar’ın evinde saklanmış çuvallarla aynı seriye ait bulunmuştur. Adli tıp incelemesi, çocuğun ölümünün “bilinçli ve kasıtlı bir müdahale ile gerçekleştiğini” ortaya koymuştur.
Bahtiyar, cansız bedeni amcası Salim Güran’dan aldığını iddia etmiş, ancak anlatımını üç kez değiştirmiştir.
İlk Hatalı Hipotez: Narin 18 Civarı Kayboldu
Narin’in kaybolduğunun fark edilmesindeki gecikme, soruşturmadaki en kritik hata olmuştur. Köyden dönen bir çocuk, Narin’i 18.00 civarında diğer çocuklarla oynarken gördüğünü söylemişti. Bu yanlış tanık ifadesine dayanarak, soruşturma “Narin 18 civarında kaybolan çocuk” varsayımı üzerinden şekillenmiştir.
Daha sonra imaj kayıtları incelenerek, olay saatinin 15.11–15.41 aralığında olduğu netleşmiştir. Söz konusu zaman dilimi, kolluğun ve medyanın bir türlü adapte olamadığı olay saatine tekabül ediyordu.
Bu hatalı varsayım, Salim Güran’ı ana şüpheli konumuna getirmiş, cansız bedeninin bulunduğu çuvaldan alınan sürüntü numunelerinde onun DNA’sı tespit edilerek tutuklanmasına yol açmıştır.
Telefonla Zaman Çizelgesinin Doğrulanması
Salim Güran’ın olay saatine ilişkin beyanları, imaj kayıtları ve telefon verilerinin detaylı incelenmesiyle doğrulanmıştır. Güran’ın telefonu 15.20–15.43 arasında sürekli kullanılmış, tarım teşvikleri, altın fiyatları ve mobil bankacılık işlemleri yapılmıştır. Aynı dönemde konumlandırma verilerine göre 45 adım atılmış, 15.30’a kadar sabit bir noktada kalınmıştır.
Enes Güran ve Yüksel Güran’ın kendi ifadeleri ile tanıklarının ifadeleri, imaj kayıtlarıyla kusursuz bir şekilde örtüştüğü gösterilmiştir.
Darbaz Raporu ve Adli Bilişim Delilleri
Darbaz Raporu’nun tüm bunların ötesinde, bir senaryoya göre kurgulanmış bir delil olduğunu, teknik olarak elde edilmesi imkânsız veriler içerdiğini adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi’nin istinaf sürecindeki raporu ortaya koymuştur. Beşikçi’nin incelemesi sonucunda, imaj kayıtlarından Bahtiyar’ın telefon ekranının 15.11’de kapandığı ve 16.08’de yeniden açıldığı tespit edilmiştir.
Delil Değerlendirmesi
Aile üyeleri aleyhine öne sürülen delillerin büyük ölçüde varsayımlardan türediğini; söylentiler, medya/sosyal medya kaynaklı dezenformasyonlar ve öznel izlenimler ile Bahtiyar’ın ifadesinden sonra devreye giren geri yansıtılmış önyargılardan oluştuğu belirtilmektedir.
Nevzat Bahtiyar’ın kısmi ikrarı hakkında değerlendirme yapılırken, “Gömdüğünü de inkar edebilirdi” argümanı tartışılmış, ancak objektif kanıtların (çuval, kamera kayıtları, telefon hareketleri) varlığı, soruşturmanın etkin ve çok yönlü olması durumunda delil teşkil edeceği vurgulanmıştır.
Adli sürecin bugüne kadarki bölümünde, aile üyeleri aleyhine öne sürülen delillerin tek tek çürütüldüğü, lehlerine ise neredeyse boşluk bırakmayacak ölçüde yeni deliller ortaya çıktığı belirtilmektedir.